Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

TANRI İLE YÜZLEŞİN…

23 Ekim 2020 Cuma 08:48 Güncelleme : 23 Ekim 2020 Cuma 08:48

“Yıkamakla geçmeyen tek pislik, kalplerde bağlamış haset ve art niyettir…” Şems-i Tebrizi

 

Sözlükte Arapçadan türemiş, zıt anlamları barındıran, ceza/mükafat, adet/durum, itaat/ isyan, takva, hizmet ve bunun gibi… Ben demiyorum. Sözlükte anlamı bu. Büyük kafa karışıklığı! Hafif siyasi, hafif öz benliğimiz, hafif, ne geldik bu dünyaya da kimi kime havale edip, huzurumuzu nasıl tatmin edeceğiz” korkusu... İnsanoğlunun hep bir şeyleri doğa üstü güce bağlayıp işin içinden sıyrılıyor. Yanlış anlamayın düpedüz Müslümanım ben de!.. Ama din işleriyle dünya işlerini her zaman birbirinden ayırırım. Koşulsuz Yaradan’a ve onun adaletine inanıyorum. Ama haksızlığa uğradığımda bir köşede oturup gelip beni korumasını beklemiyorum mesela. Şükür etmesini biliyorum ama emeğimin hakkını gelip savunmasını beklemiyorum Tanrı’nın… Oturduğum yerden ekmek beklemiyorum. Çalışıp kazanıyorum mesela. Kazandığım parayla insan gibi yaşamayı hak ettiğimi biliyorum. Her fikre körü körüne inanan bir tip de değilim. Araştırır, okurum, öğrenirim. İklim değişikliğinin, Tanrı ile bir ilgisi olmadığını anlarım o zaman. Yağmur duasına çıkacağıma, ormanları korur bol bol fidan dikerim. Depremlerin fay hatlarıyla ilgisi olduğunu bilirim, okuyarak. Yeryüzü katmanlarını öğrenirim ve evimin sağlam bir yapı olmasına dikkat ederim. Duamı da yaparım kafam yastıktayken, yalnızken konuşurum Tanrı'ya kendimi kimseye göstermeden, ibadetimi yaparım. Vicdanımın Tanrı'nın sesi olduğunu da bilirim. Hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk, istismar, tecavüz, hak yemek gibi kavramların vicdanımı rahatsız edeceğini bilirim. Suya sabuna dokunmadan yaşayamam. Etrafımdakilere duyarlıyım, yardımlarına koşarım ya da haklarını savunurum. Eziyete haksızlığa göz yummanın da günah olduğunu bilirim çünkü.

Bilerek kalp kırmam, kırmaktan kaçınırım. İşte benim dini ve ruhsal düşüncelerim bu andan itibaren başlar.

 

’’İNSAN’’

Tanrının bir çamurla ya da bir maymun cinsiyle elde ettiği, ‘’insan’’ duyguları olan ve iradesini istediği zaman kullanabilen duygulu primat, kendisine, etrafına ve Tanrı'ya karşı her zaman hoş görülü, dürüst olmak zorundadır. Günümüz koşullarında yaşamanın ve ayakta kalmanın güç olduğu zamanlarda insan olabilmenin erdemini sürdürmeye çalışmak zor olsa da bence maneviyatımızı güçlendirmek için yine Tanrı ile yüzleşmek gerekiyor… Yani dinsel kalıplara, şekilciliğe gerek kalmadan özümüzü koruyarak… İnsan! Öyle bir canlı ki, istediği zaman melek istediği zaman şeytan!

 

Kendisinde buldu bulan

Bulmadı taşrada kalan

Canların kalbinde olan

İnanç nedir şimdi bildim.

 

Muyiddin eder hak kâdir

Görünür her şeyde hâzır

Ayan nedir pinhan nedir

Nişan nedir şimdi bildim.” / Muhyiddin Abdal

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün