Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Şehit Kubilay’ın ardından…

26 Aralık 2019 Perşembe 10:19 Güncelleme : 26 Aralık 2019 Perşembe 10:19

Hakkari Çukurca’daki hain terör saldırısında 16 silah arkadaşını toprağa veren gazi Bülent Kocaoğlan’ın protez bacağına 2014’te haciz geldi.
  Şırnak Beytüşşebap’ta 2015’te şehit olan Yüzbaşı Ali Alkan’ın Osmaniye’deki cenazesine 15 bin kişi katıldı. 
  Kardeşini kaybetmiş ve acısını dile getiren Yarbay Mehmet Alkan, Türk Bayrağı'na sarılı tabutun başında şehit kardeşine “Ali’m” diye seslenmişti. Yarbay Alkan, tabutun başında şapkasını çıkarıp haykırarak, “Buradaki vatan evladı daha 32 yaşında. Vatanına, sevdiklerine doyamadı. Bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonradan savaş diyor” diye feryat etmişti. Tıpkı şehit kardeşi gibi bedenini şeref, onur, bayrak ve vatanın önüne siper etmiş olan Yarbay Mehmet Alkan’ın cenazedeki ok gibi sözleri sonrası “Askeri Casusluk Kumpas” dosyasına monte edildi. Fetö terör örgütüyle ilişkilendirilip KHK ile ordudan ihraç edildi. OYAK’ta birikmiş ikramiyesine el konuldu ve hakkında icra takibi açıldı.
  Siirt Pervari’de 2016’da şehit düşen Uzman Çavuş Halil Sıltak’ın Şanlıurfa’daki cenaze töreninde bürokratların güneş altında fazla beklemelerini önlemek için “iş makinası” ile şehidin mezarına toprak döküldü. Defin işlemi sırasında üst düzey il ve ilçe yöneticileri ağaç gölgesinde bekleyerek serinleyebildi.
  2019 Mart’ın da Şırnak’ta şehit düşen Jandarma Astsubay Burçin Damcı’nın silah arkadaşlarının omuzlarında Türk Bayrağı’na sarılı tabutunun fotoğrafı Giresun Belediye Başkanı adayı Aytekin Şenlikoğlu tarafından utanma duygusundan tamamen arınarak “Vizyon 2028” adıyla seçim propagandası ve tanıtımında kullanıldı.
  Kuzey Irak’ta uzaktan kumandalı bomba saldırısı ile vücuduna 34 tane şarapnel parçası isabet eden ve 6 ay yoğun bakımda kalan ardından tedaviyle 2 yıl sonra yürümeye başlayan % 92 engelli gazi Ömür Karaman, Bursa’da dinlenmek için oturduğu kafe de sandalye ayaklarını uzattığı için işletme sahibi ve çok sayı da kişi tarafından demir çubuklarla dövülerek hastanelik edildi. 
  2015 yılında Mardin Artuklu’da terör örgütü ile girilen çatışmada gazi olan ve belden aşağısı tutmayan Jandarma Astsubay Çavuş Muzaffer Oktay ve yine 2016 yılında Kars Sarıkamış’ta teröristler ile girilen çatışmada gazi olan sol bacağını kullanamayan Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Kızılkaş ile aynı araçtaki aileleri, trafikte çıkan tartışmanın büyümesiyle dört kişi tarafından dövülerek hastanelik edildiler.
  Bu acı ve akıl almaz örnekleri çoğaltmak mümkün alt alta sıralamaya kalksak kitap olur.
  “Vazife malulü” diye bir icat edip gazileri bile sınıflandırıp ayrıştırdılar. Terörle mücadelede malul sayılmayacak derecede yaralanan ve malul sayılmayan gaziler hiçbir haktan yararlanamıyor. Sağlık sorunları devam edenlerin katılım payı muafiyetleri bile yoktur. Terörle mücadelede büyük kahramanlık gösteren, malul sayılmayan gazilerimize öncelikle onurla taşıyacakları gazilik madalyası verilmelidir.
  Kimseye muhtaç olmadan hayatlarını devam ettirebilmeleri için aylık bağlanmalı, öncelikli iş hakkı tanınmalı, serbest seyahat kartı ve faizsiz konut kredisi hakkı verilmeli, özellikle de sağlık hizmetlerinde katılım payı muafiyeti tanınmalıdır.
  Meclis kararı yani milletin onayı olmadan Amerika’ya yalakalık olsun diye Kore’ye Türk askerini gönderen Demokrat Parti yönetimi her nedense Kore dönüşü gazilerimizi unutmuş, kahramanlarımıza bir madalya bile çok görülmüştü. Bizleri yakından düşünen Birleşmiş Milletler, gazilerimizi pirinç madalya ile onurlandırdı!!!
  1963 yılında Kıbrıs’taki Türklere Rumlar tarafından yapılan saldırı ve zulümlere Birleşmiş Milletlerin sessiz kalması üzerine gazilerimiz pirinç madalyaları iade ettiler. Gazilerimize madalya yaptırılması için düzenlenen organizasyonun sonuçsuz kaldığı tam da böyle bir anda rahmetli “Zeki Müren” in bu çabadan haberi olur. 18 ayar altından basılacak olan madalyaların masrafını bizzat Zeki Müren (Paşa) üstlenir. 
  Ancak tek şartı vardır!
  “Adım gizli kalsın”
  Emperyalistler ve dahili hainler tarafından apoletlere takılan yıldızlarla gerçek “Paşa” olunmuyor demek ki!!!
  1996 yılında aramızdan ayrıldıktan sonra mal varlığının yarısını Türk Eğitim Vakfı’na, yarısını da Mehmetçik Vakfı’na bağışlanmasını vasiyet etmiştir.
  Madalya konusu açılmışken yakın zamanda açık arttırmayla vazo, gramofon, radyo vb. ürünlerin satıldığı müzayede de “İstiklal Madalyası” 650 TL’ye alıcı buldu. 
  Devrim şehidi Kubilay testereyle mi yoksa bağ bıçağıyla mı şehit edildiğine kadar yazıldı ve söylendi. 
  Şehitlik ve gazilik makamı itibarsızlaştırıldı! Cumhuriyet’in kolonlarına ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne balyoz darbeleri indirildi! Şeref ve onur timsali Türk askeri kumpaslarla zindanlar da çürütüldü, öldürüldü! Andımız kaldırıldı! İstiklal Marşı dizi de ilahi olarak okundu! Bayrağımız miting malzemesi olarak kullanıldı, miting sonunda yerlere atıldı! Sınırlarımız kevgire döndü, milli ve üniter devlet yapısı derin yara aldı! Tarikatlar ve vakıflar baş tacı edildi! Milli bayramlarımız yasaklandı! …
  Karşı devrim yapıldı!
  Liyakat, fazilet ve ahlak ortadan kalktı!
  O bağ bıçağı gericiliğin, yobazlığın ve irticanın simgesiydi.
  Türkiye Cumhuriyeti’nin bağrına dayanan bağ bıçağı göz ardı edildi.
  Şehit Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay nezdinde tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyorum…

    
    
      

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün