Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

KAF KAF ÇEKMEDİM!

30 Kasım 2018 Cuma 09:04 Güncelleme : 30 Kasım 2018 Cuma 09:04

Yelken, ülkemizin en önemli sporlarından biridir. Bu branşta özellikle İzmirli sporcuların aldığı madalyalar yazmakla bitmez. Yıl 1986. Çeşme Paşa Limanında Çakabey Kupası Yelken yarışları var. Çocukluk arkadaşım Domdom (Denizhan Güzel) Milliyet Gazetesi’nde, Doktor lakaplı Sedat Yılmaz ise Hürriyet Gazetesi’nde çalışıyor.  Bende Yeni Asır Gazetesi’nde. O yıllar yelkende Karşıyaka rüzgarı esiyor. Öyle ki aşağı yukarı tüm sınıflarda kupaları alıyorlar. Allah rahmet eylesin büyük KSK’li yelkenci Mithat Erefe, benim gibi gazetecileri Venüs Sitesi’ndeki evinde ağırlamak istiyordu. Biz gazeteciler, hemen karşı tarafta bulunan Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün kayıkhanesinin yatakhanesinde kalıyorduk. Kendisini kırmayıp akşamları rahmetlinin evine gidip balkonunda sohbet edip yelken sporu hakkında bilgi alıyorduk. Erefe, Türk sporuna başta Limon lakaplı Serhat Altay, Dünya Fair Play ödüllü Varol Hepaguşlar gibi yelkenciler yetiştirdi. KSK Yelken Kulübü’nün unutulmaz isimleri arasındadır. Sevgi ve saygıyla anıyorum…
DENİZE ATTILAR
Orada olan herkes benim gazeteci olmama rağmen iyi bir de Göztepeli olduğumu çok iyi biliyorlardı.  O kadar KSK’li arasında neredeyse tek Göztepeli bendim. Çakabey Kupası Yelken Yarışmaları Türkiye’nin en önemli organizasyonuydu. Denizde kıran kırana mücadeleler yaşanıyordu.  Sedat, Denizhan ve ben en iyi resimleri çekmek için de adeta yarış halindeydik. Çünkü o zamanlar elinizdeki  fotoğraf makineleriyle yelken resmi çekmek hiç de kolay değildi. Yazın o sıcağında denizin ortasında mücadele eden sporcular gibi bizde kan ter içerisinde kalıyorduk.  Akşamları Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nde çıkan karavanadan yedikten sonra başlıyordu muhabbet. Hepimiz aşağı yukarı aynı jenerasyonlarız yaş itibariyle. O yüzden kafalarımız birbirimize uyuyordu.  Yalnız tek sorun benim Göztepeli olmamdı. Her akşam bana ısrarla “Kaf Kaf” çekeceksin diyorlardı şakayla karışık, Sadri Alışık…Bende her türlü baskıya rağmen kendimden ödün vermiyordum. Ancak bir gün çok iyi organize olarak beni yakaladı KSK’li yelkenciler. Yine ısrar ettiler Kaf Kaf çekmem için. “Çekmem, çekmeyeceğim” dedim.  Ali Pepeyi, Berbat Mustafa, Çağlar, Varol… kulaklarınız çınlasın. Beni altı hokka yapıp gecenin bir yarısında denize attılar. Denizin içinde de dışında da başladım GÖZ GÖZ çekmeye. İskele sıralanmış bu arkadaşlar beni alkışlamaya başladılar. Hepsinin tek bir söylediği vardı. “Helal olsun sana Göztepeli Çağatay”…
 
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün