Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Yeter! Tepişmeyi bırakın!

1 Ocak 2015 Perşembe 00:00 Güncelleme : 1 Ocak 2015 Perşembe 00:00

Tıkanan yolları, tıkanan hayatı açın!

İzmir-Balıkesir karayolu uzun yıllardan sonra ilk kez tıkandı. Yüzlerce araç yolda kaldı, binlerce insan karda çaresizce yolun açılmasını bekledi, 45 saat mahsur kaldı.

Akhisar-Balıkesir yolunda Gelenbe mevkiinde mahsur kalan binlerce vatandaştan biri de bendim.

Haber mi gazetecinin ayağına gelir, gazeteci mi habere gider basın dünyasında çokça ele alınan bir konu olmasına karşın ben dün gece bunları sıradan vatandaşla birlikte kar çilesini çekerken düşünemedim. Arabalarında çocuklar ve yaşlı kadınlar vardı. Yolun sağında tırlar, solunda otomobiller tıkanan yolda çileli bekleyiş içindeydiler.

Sabah erkenden kalktım. Bir gece önce Yenigün Gazetesi'nin -basın ailemin- hem 10’uncu yılı hem de yeni yıl yemeği vardı. Muhteşem katılımcılarla muhteşem bir gece yaşadık. Sabah başıma gelecekleri bilemedim tabii. İzmir çıkışında Bornova yokuş öncesi arabama mazot aldım ve benzinciye Sabuncubeli’ni sordum. “Abi Manisa’dan geldim, dikkatli gidersen şimdilik yol açık” dedi. Yoluma koyuldum. Yola çıkmadan aracımın bütün bakımlarını yaptırmıştım. Daha yeni vize aldım. Değerli dostum Levo illa trigel’i de değiştirtti. Bütün bakımlarını en ince detayına kadar yaptırdı. Lastikleri de daha yeni değiştirtmişti. Yani yola çıkmaya hazırdım. Ama o ne, Akhisar çıkışında uzun bir araç kuyruğunun ardına takıldım ve durdum. Kalakaldım. Kimseden bir açıklama yoktu. Neden bu araçlar duruyordu, ne zaman yol açılırdı, neden Akhisar çıkışından buraya kadar gelmemize izin vermişlerdi, madem yol kapalıydı bizi yokuşa süreceklerine Akhisar’da bekletebilirlerdi. Dedim ya ortalıkta durumu izah edecek kimse yoktu. Arabadan indim ve tır şoförleriyle konuştum. Onlar da an itibariyle bir şey bilmiyorlardı. Hemen şarjım bitmeden gazetemi aradım. Eyüphan Gündoğdu sağolsun ilgilendi. Sonradan öğrendim, an be an gelişmeleri haber yapıp siteye koymuşlar. Ben yolda kaldım bari başka vatandaşlar yolda kalmasın diye uyarmışlar. İşte 99 depreminde de kamunun hiçbir organı çalışmazken medya görev başındaydı, şimdi de kamudan ses çıkmazken medya kamusal görev yapıyordu.

155’i ve karayolları bölge müdürlüğünü aradım. Akhisar çıkışında en az 3 saat beklemek zorunda kalacağımı ama sonra yolun açılacağını söylediler. Eh, bekledik. Zaten geri dönemezsin. Çünkü çift yolun -duble yolun- diğer yanına geçmen için bariyerleri aşman gerek. Arkada uzun bir araç konvoyu, arada sıkışıp kalmışsın. Kımıldayamazsın dahi.

Bekle Allah bekle! Bu insanların tuvalet ihtiyaçları var. İçecek su, gıda ihtiyaçları var. Çok sonra televizyonlar yolda kalan insanlara Kızılay’ın çorba verdiğini söylüyor ama ben bir şey görmedim.

Eh, nihayet yol açıldı ve biz konvoy halinde tekrar yola çıktık. Tam Gelenbe yokuşuna geldik ve konvoy durdu. Ne oluyor? Hani yol açıktı. Tekrar ilgilileri aradım. Bekleyecekmişiz. Bekleriz, beklemesine de ne kadar bekleyeceğiz? Bilen yok. Ama en dürüstünü 155 polisi söyledi. Beyefendi, yol açılsa da ileride üç ayrı noktada daha tıkalı olduğunu öğrendik. En iyisi geri dönmeniz.

Peki madem öyle niye baştan bize söylemiyorlar. Niye duyuru yapılmıyor?

Gelenbe’de bekliyoruz. Ne gelen var ne giden!

Akşam oluyor. Her yeri arıyorum. Yoğun bir telefon trafiği. Alternatiflere bakıyorum. Yan yollardan Balıkesir’e nasıl varırım diye araştırıyorum. Sındırgı yolu kapalı. Soma yolu kapalı. Edremit-Balıkesir yolu kapalı. Tren yolu kapalı. Her yer kapalı.

Araçtan inip yolcularla sohbet ediyorum. İleride bir gündür bekleyenler varmış. Madem bir gündür yol kapalı neden uyarı yapılmıyor!

Üç tır yana devrilmiş diyorlar. Sadece diyorlar! Peki kurtarma çalışması var mı? Gören yok!

Beni Bursa’da ailem bekliyor. Yeni yılı onlarla karşılayacağım. Babamın elini öpeceğim. Ama!? Nasıl?

Hava kararıyor. En iyisi geri dönmek. Hah, önümdeki araç hareket etti. Ben de çalıştırdım motoru. İlerliyorum. Yol açıldı herhalde. Aileme kavuşacağım. Yok. Yandaki resimde görüldüğü gibi bir trafik görevlisi yolun ortasını kapatmış kamyonu göstererek Çanakkale- Kırkağaç yol ayrımından geri döndürüyor bizi.

Geri dönüyorum, hüzünlü, kızgın, öfkeli, ağlamaklı. Hayatımda ilk kez çıktığım bir yoldan geri döndürülüyordum. İçim içime sığmıyor, patlıyor!

* * *

Bu yazıyı yazmaya oturuyorum bilgisayarımın başına. Yılların habercisiyim, yazarıyım. Neden böyle oldu, diye soruyorum kendi kendime. Bir hafta önce Karayolları Genel Müdürlüğü'nde deprem gibi görevden almaların yaşandığını görüyorum. Ve şu haberi okuyorum: “Karayolları Genel Müdür yardımcısı ve 6 daire başkanı dün görevden alındı. Karayolları’nda iki genel müdür yardımcısıyla 10 daire başkanı görev yapıyor. Üçüncü köprü, duble yollar gibi büyük projelerde yaklaşık 8 yıldır görev yapan Karayolları Genel Müdürlüğü’nün üst yönetimi tamamen değişti. İki genel müdür yardımcısından biri olan Uğur Kenan Adiloğlu ile 6 daire başkanı görevlerinden alındı. Karayolları Genel Müdürü Cahit Turhan ise izne ayrıldı.”

İşte karayollarındaki mahsur kalmamızın nedeni! Önceki Ulaştırma Bakanı şimdinin Cumhurbaşkanı danışmanı İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ın ekibi yeni Ulaştırma Bakanı'nca dağıtıldı. Biz Balıkesir yolunda mahsur kaldığımız dakikalarda yeni bakan İzmir Ticaret Odası'nda (İTO) İBB Başkanı ile polemikteymiş. Türkiye’nin üçüncü büyük kentinin Balıkesir-Bursa-İstanbul ulaşım hattı tıkalıymış, kimin umurunda. Varsa yoksa siyaset. Binali Yıldırım’ın ekibi olsaydı böyle olur muydu? Yıllardır kapanmayan yol bir karış karda neden kapansın ki?

Filler tepişir, çimenler ezilir!

Yeter! Tepişmeyi bırakın!

Tıkanan yolları, tıkanan hayatı açın!  

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün