Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Tunç Soyer ve İzmir Eye!

2 Ekim 2019 Çarşamba 10:05 Güncelleme : 2 Ekim 2019 Çarşamba 10:05

İzmir Medya Platformu çiçeği burnunda Başkan Tunç Soyer’i makamında ziyaret edip görevinde başarılar diledi.  
Gerçi Sayın Soyer İBB başkanlık görevinde 100 günü devirdi ama bu 100 gün ne ki, göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçti. Bir bakmışsınız 5 yıl da geçip gitmiş. Zaten Başkan da bunu bildiğinden herkese 5 yıl sonra İzmir’i nasıl görmek istediğini soruyor. Herkesin katıldığı arama konferansı benzeri oturumlar düzenliyor. Katılımcılığı esas alan bir çalışma yürütüyor. 
Biz gazeteciler de eleştiri hakkımız saklı kalmak üzere kent yöneticilerine, hatta ülke yöneticilerine halkın yararına işlerde destek verebiliriz. Bu desteğimiz eksiklikleri ve yanlışları halkın gözü ile eleştirme hakkımızı elimizden almaz. Desteklerken iyi, eleştirirken kötü olamayız. Yöneticiler eleştiri olmadığında kendilerini sorgulamalıdırlar, 'Acaba nerde yanlış yapıyoruz?' diye. O zaman basın ya susmuştur, ya susturulmuştur, ya otosansür uyguluyordur. 
Yerel basın ve yerel yöneticiler ilişkisi merkezi yönetim ve merkezi basın ilişkisinden farklıdır. Biz her gün birbirimizin yüzüne bakarız. Bizde ağır, yüz kızartıcı eleştiri, dozunu aşan yargılar olmaz. 
Bir ara ‘İzmir çukuru’ diye bir tabir vardı. ‘Hepimiz aynı çukurdayız’ denirdi. Bazen olumsuz anlamda kullanılan bu tabirler aslında “bir avuç içinde hep beraber yaşıyoruz, paylaşamadığımız ne, neden birbirimizi yiyoruz, iyide, güzelde dayanışma içinde olabilmeliyiz” anlamında da kullanılıyordu.
İzmir Medya Platformu tamamen bağımsız, gönüllü, hiyerarşik yapısı olmayan, sivil toplum anlayışı ile bir araya gelen gazetecilerden oluşmaktadır. 
Platform yerel seçimden önce de Sayın Tunç Soyer ile bir kahvaltıda buluştu ve süreci değerlendirdi. Geçen haftaki İBB başkanlık makamındaki buluşma da çok sıcak geçti. 
Ama maalesef geçmişte İzmir Basın Dükalığı dönemlerinin anlayışı yeniden hortladı ve kıskançlık krizleri baş gösterdi. İzmir’de onlardan başka gazeteci, onların yayın organlarından başka yayın organı yok anlayışındalar, hâlâ. Uluslararası basın kriterlerine aykırı bu yaklaşımları onları gazetecilikten uzaklaştırıyor, bunun farkında değiller. Onlara göre gazeteci Metin Göktepe de elinde fotoğraf makinası ile bir haberden dönerken öldürüldüğü halde gazeteci değildi, diyebildiler kendi mesleklerine ihanet edercesine. O gazetecinin görüş ve çalışmasına katılmayabilirsin ama onun gazeteciliğine bir şey söyleyemezsin. Türkiye’de gazeteciler dayanışması olmadığı içindir ki basın bugün itibar erezyonuna uğradı. 
Sayın Tunç Soyer ile biz gazeteciler sadece çay içip boş sohbet yapmadık. Başkandan gazetecilik deyimi ile atlatma haber aldık. Şimdi İzmir bu haberleri konuşuyor. 
Bir kere Kültürpark adına yakışır şekilde gerçekten Kültür Park olacak! Ve Kültürpark’a şimdiki lunaparkın olduğu yere Londra Thames nehri kıyısındaki devasa dönme dolap benzeri bir dönme dolap yapılacak. Londra’daki dönme dolaba London Eye deniyor. İzmir’deki de İzmir Eye! İzmir’in gözü!
İzmir’in simgelerinden biri olacak proje bence yerel medyada manşete çekilmeliydi. Hatırlıyorum, sayın Burhan Özfatura döneminde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanlığı yaptığım sırada basın arşivini incelemiştim. İzmir Körfezi'nin ortasına Amerika’daki Özgürlük Anıtı gibi bir anıt projesi manşet olmuş ve İzmir bunu bir süre tartışmış ve bilmediğim nedenlerle bu proje rafa kalkmıştı. 
Demek ki İzmir simgesel anıtlar istiyor ve bunun arayışı içinde. Turizmde yarıştığımız Antalya bunu yaptı bile. Devasa dönme dolap 'Heart of Antalya- Antalya'nın Kalbi' Aktur Park'ta hizmete girdi ve şimdi hem simgesel hem işlevsel hizmet veriyor.
Tunç Soyer’in esas çılgın projesi Kadifekale-Pagos dağı eteğindeki Efes ve Bergama amfi-tiyatroları kadar muhteşem amfi tiyatroyu 29 Ekim 2023 tarihine yani Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yetiştirmek. Bir dünya starı ile de bu açılışı yapmak. 
Konak Pier’den Kadifekaleye uzanan, Kadifekale’den Konak Pier’e akan o tarihi yolda, İzmir’in Kalbi olacak dünyanın en büyük açık alışveriş merkezi tarihi kimliğine bürünecek. 
Burhan Özfatura, Yüksel Çakmur, Ahmet Piriştina ve Aziz Kocaoğlu’nun başkanlık dönemlerinin en önde gelen gündemi olan bu proje inşallah bu dönemde hayata geçer. 
Başta da belirttiğim gibi İzmir ve Türkiye ve dünyanın yararına olacak her yönetimsel idari işte desteğe varız ama güzele, iyiye karşı, ben bilirim merkezli idari işte desteğe yokuz!
İzmir’in gözü, İzmir’in kalbi olacak her şeye elbette ki varız! 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün