Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Savunmayı savunmak kimin görevi?

1 Temmuz 2020 Çarşamba 01:11 Güncelleme : 1 Temmuz 2020 Çarşamba 01:11

Yargının üçlü sacayağı; hakim, savcı ve avukattan oluşuyor. Sacayağından biri olmazsa veya biri işlevsiz kalırsa sacayağı devrilir. Sacayağı devrilirse adalet devrilir.

İşte bu yüzdendir ki, yasa avukatlık mesleğini yargının kurucu unsuru kabul ediyor.

Yargının kurucu unsuru avukatların meslek örgütü de anayasaca güvence altına alınmış olan barolardır.

Barolar ve üst örgütlenmesi olan Barolar Birliği bir dernek veya vakıf değildir. Avukatlar yasal koşulları yerine getirip dernek ve vakıf da kurabilirler. Bir ilde birden fazla hukuk derneği veya vakfı kurmanın önünde bir engel yoktur.

Bir ilde birden fazla baro öngören yasa değişikliği maalesef barolarla dernek ve vakıfları karıştıran bir rapora dayanıyor. Yürütmeye sunulan rapora göre başka ülkelerde avukatların birden fazla örgütlenmesi olduğu savunulurken aslında dernek ve vakıflarda örgütlenen avukatların aslında aynı baroya bağlı oldukları, yani tek baroya kayıtlı oldukları gözardı ediliyor.

Bir ilde birden fazla baro olmasının sakıncaları saymakla bitmez. Barolar meslek kuruluşudur. Siyasi değildir ama her siyasi görüşe mensup avukatlar olabilir. Bir ilde birden fazla baro örgütlenmesi siyasi baro söylemine yol açabilir. Hukuk başkadır, siyaset başkadır. Birden fazla hakim ve savcı özlük örgütlenmesi var mı? Yok tabii ki! Ama savcılar ve hakimler de vakıf kurabilir, sendika kurabilir. Nitekim hakim ve savcıların kurduğu vakıf ve sendikalar vardır.

Avukatlar adliyede ve barolarda olmak üzere staj programıyla yetiştirilirler. Avukatların hukuki yeterliliklerinin üst düzeye çıkarılmasında stajın kalitesinin önemi büyüktür. Çoklu baro sisteminde eğitimin kalitesinin düşme olasılığı yüksektir.

* * *

Avukatlık mesleği savunma ihtiyacı kadar eski bir meslektir. Bir kişi birine haksızlık yapar ve bir diğeri haksızın karşısında durunca haksızlık yapan bundan rahatsız olur ve halk arasındaki deyimle şöyle der: “Sana ne, sen ne karışıyorsun, sen onun avukatı mısın?”

Avukatlık işte böyle mazlumlar tarafından sevilen, haksızlık yapanlar tarafından sevilmeyen bir meslektir.

Tarihte önce Litai denmiş savunuculara. “Sen litai misin?” deyimi çıkmış. Litai; hırçın, kızgın, sert, mücadeleci, hakkını koparıp alan, cadaloz, tavizsiz, çirkin, çok konuşan, başkaları için hak arayan diye nitelendirilmiş tarih boyunca.

Dünyada ve ülkemizde avukatlar şimdi birer litai olduklarını gösteriyorlar, kendileri ve başkaları için hak savunucusu oluyorlar.

* * *

Barolar bu süreçte maalesef Barolar Birliği başkanı tarafından yalnız bırakılmanın acısını yaşıyorlar. Hatta Barolar Birliği Başkanı'na, baroları bölen yasanın yazıcısı diye de yükleniliyor. Bir Barolar Birliği Başkanı'nın tarihe böyle geçmesi ne acı!

Başta İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları olmak üzere 80 baro da kendi ifadeleri ile ilk defa aynı konuda anlaşıp ortak karar alıyorlar, baroların bölünmesine karşı duruyorlar.

Baro yönetimlerinde nispi temsil esası da bir başka düzenleme. Mali Müşavirler Odaları'nda uygulanan ve hayli sıkıntılı olduğu gözlenen sistemin barolara da getirilmesi temsilde adaleti sağlamaktan ziyade yine özünde baroların bölünmesine yol açacak bir düzenleme gibi görülüyor.

Meslek kuruluşlarını ele geçir, geçiremediklerini böl ve yönet taktiği ve stratejisi ile bir yere varılamayacağı, tarihin yanlıştan dönüşlerle dolu olduğu ortada.

Baroların temel hareket nokrası: Hukuk Devleti'dir.

Hukuk sadece hakim, savcı ve avukatların ürettiği bir felsefi akım değildir. Mahkeme kararlarında millet adına karar verildiği yazıyorsa bu demektir ki ilahi değil, yeryüzü hukukunun üreticisi millettir.

Adliye personeli, mübaşir, müdür, memur dahil bütün adliye ve adli katip yani noterler de hukukun üreticisi ve uygulayıcısıdırlar.

Savunmayı kim savunacak? Sorumun cevabı buradadır. Savunma herkesi savunurken şimdi herkes savunmayı savunacak? Savunmayı savunmak herkesin görevidir!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün