Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Nostaljik bir yazı…

13 Mayıs 2020 Çarşamba 00:29 Güncelleme : 13 Mayıs 2020 Çarşamba 00:29

Tanrının gözyaşları” başlığı ile yıllar öncesinden bir yazı ile biraz nostalji yapıyorum. Sevgili üstadlarımız İlhan Selçuk, Hıncal Uluç, Çetin Altan ve bir çok değerli gazeteci büyüğüm zaman zaman nostaljik yazılarına yıllar sonra yine köşelerinde yer verirlerdi. Duyguların, zamanın değirmeninde ne kadar ezildiğini, ne kadarının aynı kaldığını bu yazılardan çıkarabilirdik. Zaman hiç mi geçmiyordu yoksa? Zaman yok muydu?

Bu da geçer yahu! dediğimiz bu muydu? Şu korona günleri de geçecek ve umutlarımız yeniden yeşerecek:

* * *

"Bir büyük gözaltı hayatımız
Ölü çocuklar coğrafyasında
Kayıplar destanı hikayemiz
Melekler anaların dilsiz yasında"

 

Sezen Aksu 'Tanrının kuruyan gözyaşları'nı söylüyor, ağır bir ezgiyle. Ben dinliyor muyum bilemiyorum, yoksa içime mi akıtıyorum sözleri, damarlarımda dolaşan.
* * *
Her gün neler neler yazmak için oturuyorum bilgisayarımın başına oysa. Ne hoşluklar, ne güzellikler, ne şiirler, ne aşklar, ne sevdalar, ne hasretlikler, ne denizler, ne fuarlar, ne İzmirler yazmak istiyorum.
Yazmadığım her gün suskun olduğum sanılmasın. Suskunluğumdan, sessiz olduğum anlaşılmasın. Herkes gibi her şeyi ta göbeğinde yaşıyorum. Sen yazarsın, aş bunu ve ya al eline kağıt kalemi, ya da şu nefret ettiğin çağın vebası gibi gördüğün bilgisayarı ve yaz!
Kızıyorum kendime.
Her sıkıştığımda yaptığım gibi ya şiire ya şarkıya sığınıyorum.
"Bu bir bataklık
Yutuyor körpe tomurcukları
Dört kitap yazıyor
Eşittir Tanrı'nın çocukları"
Sezen Aksu şarkıda böyle ciğerimize dokunuyor ve sözünü de söylüyor: "Bir şey söylemek istiyorum... Artık kardeş gibi olduk. Yani arkadaşlığı dostluğu da geçtik. 30 yıldır çocuklarımızın ölümüne göz yumuyoruz hep birlikte. Ben kendimi suçlu hissediyorum çok. Öyle ya da böyle bu suç hepimize bulaştı. İnanıyorum ki, ölümden başka bir sürü çözüm var. Biz bu çözüm için diretmedikçe bu kan durmayacak. Benim de yediğim lokma boğazımdan geçmiyor, uyku muyku kalmadı. Allah'tan ki şarkılar var."

 *   *   *

"Bu suç hepimize bulaştı!"

*   *   *

Şüphesiz kendini suçsuz hissedenler olacaktır. Bu neyi değiştirecek ki? Senin suçsuz olman neyi değiştirecek?

*   *   *
Bırak cevabı yine şiir versin:
"Bu korkunç kuraklık
Boynu bükük buğday başakları
Bu çorak toprak, bu susuzluk
Tanr
ı'nın kuruyan gözyaşları"

*   *   *

Benim gücüm ne? Ne yapabilirim bunca korkunçluğun ortasında. Yazar, şunu yapabilir; duyguları, düşünceleri aktarabilir. Ben de İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda verdiği konser sırasında duygularını açıklayan Sezen Aksu'nun sözlerini aktarıyorum.
"Çünkü düşünmeye başladığımda hayatın her tarafından acı üstüne acı, acı üstüne acı, ama yine de ümidimizi yeşertmek zorundayız. Ne olursa olsun. Bir kere daha söylemek istiyorum. Her şey bizim elimizde. Biz dur demeliyiz ya hep birlikte! Sivil bir kişinin gücü bin iktidarda yok. Buna tüm kalbimle inanıyorum." (7 Eylül 2012-Haberekspres gazetesi)

* * *

Şu korona günlerinde umuda dair ne yazılsa az. Yakında yeğenimin bir çocuğu olacak, adını şimdiden koydular: Umut!

Umut gelecekte değil yalnızca, umut bugünde. Bakın geçmişte neler yaşandı ve geçti, bunlar da yaşanacak ve geçecek. Şairin dediği gibi “Bir direniştir yaşamak” başka çaremiz yok, yaşanacak! Her şey hayata dair. Her şey hayata dahil!

Nice dolunaylar çıkar, kaybolur, nice güneş doğar, kaybolur ve yeniden doğar…börtüböcekle, karıncayla, kelebekle, yılanla, çıyanla, koyunla, kuzuyla, penguenle, zürafayla, zebrayla, aslanla, kaplanla, kurtla, kartalla, serçeyle, dereyle, ırmakla, balıkla, bulutla…hep birlikte yaşamak…su ve zaman…akar…akar…akar

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün