Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Ne yazsam koronavirüsü yenerim! 

2 Eylül 2020 Çarşamba 00:09 Güncelleme : 2 Eylül 2020 Çarşamba 00:09

Öyle bir yazı yazayım ki koronavirüsle mücadelede her şeyi çözsün. Öyle bir yazı yazayım ki koronavirüsü yeneyim! 

Yok böyle bir yazı! Konunun önemine dikkat çekiyorsun; halkı korkutma diyorlar, konuya ara veriyorsun; ortalık koronavirüsle kaynıyor, sen neler yazıyorsun, diyorlar! 

Bakın ben demiyorum, Sağlık bakanı diyor:   

“Virüs, gücünü kaybetmedi!” 

Daha ne desin? Bakın dahasını da söylüyor:   

Bu sorunun tamamen ortadan kalkması için yapılması gereken  tam izolasyon...  Fakat dünyada hiçbir ülke, tam izolasyona geçmek istemiyor. Türkiye de istemiyor. Çok anlaşılır nedenlerle bu çözüme geçilmiyor hem dünyada hem Türkiye’de.” 

Hürriyet Gazetesi genel yayın yönetmeni, köşe yazarı Ahmet Hakan’a yaptığı açıklamada Sağlık Bakanı yapılması gerekeni de söylüyor:   

“Bu durumda yapılması gereken iki şey var:  Maske ve mesafe... 

Maske ve mesafe kuralına uyarsak  yüzde 90  oranında başarı kazanırız.” (1 Eylül 2020 Hürriyet gazetesi) 

    *      *      * 

Dünya tam izolasyona neden geçmiyor! 

Benim kafamdaki soru bu! 

*      *      * 

İzmir’de 350 filyasyon ekibi sahada çalışıyor ama yine de artış var. Türkiye genelinde ölümlerin sayısı da artıyor. Ağır vaka sayısı da artıyor. Sayın bakana göre;   

“Bizim özellikle ağır vaka sayısını azaltmamız lazım. Risk burada. 

Mücadelemizin temel hedefi de bunu önlemeye yönelik. 

Şöyle bir sistem oturtmaya çalışıyoruz: 

Hastanın tanısını erken dönemde koymaya çalışıyoruz. Tanı koyduktan hemen sonra hastanın durumu ne olursa olsun ilaç tedavisi başlatıyoruz. Hastayı evinde izole ediyoruz. Filyasyon ekipleri hemen temaslı taramasına başlıyor.” 

                  *      *      * 

Adana'da anestezi hekimi ve Adana Tabib Odası Yönetim kurulu üyesi insancıl ve cesur bir doktorun uyarısını aktarayım da sevgili okurlarımla paylaşıp duyarlılığımızı artıralım:   

– benim okurlarım zaten bilinçli, benim okurlarım zaten koronavirüsle mücadelede ellerinden geleni yapıyorlar, bu yazıyı da hep birlikte bilincimizi diri tutalım diye paylaştılar, ben de onlardan alıp aktarıyorum- 

“Böyle bir paylaşım yapmak istemezdim ama sanırım tam zamanı... 

Gidiyormuş gibi algılanan corona gümbür gümbür geliyor... Dikkatinizi koruyun. İşin kötüsü, hastalığınızda naz yapabileceğiniz, bir yudum su verecek, eşiniz, çocuğunuz yanınızda olamayacak. 

DAHA NASIL ANLATILIR, BİLEMEDİM?? 

Gözlerinizi kapatın, ağır bir hastalık ânınızı düşünün, hani tüm kaslarınızın ağrıyıp, kemiklerinizin sızladığı bir hastalığınızı.   

İnsanın saçının ucu ağrır mı, saçlarınızın ucu bile sanki ağrıyor; saçlı derinizin, başınızın ağrısından bahsetmiyorum bile!!   

Sırtınıza onlarca kiloluk yük binmiş gibi, elinizi kaldırıp bir bardağa uzanmak ne kadar zor olabilir ki ama olmuyor işte çok zor, hiçbirşey için enerjiniz yok!   

Adım atacak hâliniz yokken karın ağrısıyla tuvalete taşınmak boğazınızdan su dahil bir lokma zor geçerken ishalle devamlı kayıp ve halsizliğinizin gün geçtikçe artışı. Hayatınızda hiç bu kadar yalnız hissetmediniz, gördüğünüz sadece doktorlar, hemşireler...   

Size verilen ilaçların yan etkilerini söylemiyorum bile. Ve en önemli şey, lütfen şimdi ağzınızı burnunuzu kapayıp nefesinizi tutun, kaç dakika böyle kalabildiniz 1, 1.5, 2 dakika, o kadar mı demeyin o kadar kısacık bir süre...  Nefes açlığınız gitgide artıyor, aldığınız nefesi dokulara taşımak için kalbiniz iki katı hızda çarpıyor ama nafile yetmiyor, doktorlar size nefes olmak için ağzınızdan bir tüpü soluk borunuza yerleştirdi.   

Hani son aylarda haber bültenlerinde sıkça duyduğunuz olay var ya o gerçekleşti: 'entübe oldunuz', artık akciğerlerinizin işlev görür hâle gelmesi için insan gücüne mekanik cihazların gücü de eklendi, ama yok, olmuyor; bu virüs pıhtılaşma sisteminiz dahil tüm sistemlerinizi öyle programlı ve sinsice ele geçiriyor ki ne akciğeriniz ne kalbiniz artık mücadele edemiyor.   

Sonsuzluğa göç ederken geride gözyaşları içinde eşiniz, dostunuz, anneniz, babanız belki de küçücük yavrularınız kalıyor, haber bültenlerindeki vefât sayısını yükseltmek dışında artık bu dünyada başka bir hesâbınız, geçireceğiniz tek bir dakikanız dâhi kalmadı! 

'Akşam akşam moralinizi bozmak istemezdim' diyemiycem, evet lütfen artık moraliniz bozulsun!   

Şu düşünün diye size çizdiğim senaryo her gün yüzlerce, binlerce kişinin hayatının trajik senaryosu.   

Lütfen artık bir silkinin, kendinize gelin!! Siz tatil yapıyorsunuz, cafelerde barlarda üstüste tepinip açılışlarda binlerceniz nârâlar atarak yerlerde yuvarlanıyor ve virüsü yayıyorsunuz ya; sizin yüzünüzden bugün 3 meslektaşım daha hakkın rahmetine kavuştu……. 

Tüm ülke bu savaşı yenebilmek, daha çok canlar vermemek için bunları söylemek zorundayım, çünkü ben ülkemi, insanları, ömrümü verdiğim mesleğimi çok seviyorum. 

Daha nasıl anlatabilirim ki, nasıl?, olayın ciddiyetini anlamanız, kurallara uymanız için illâ ki yakınlarınızdan birileri mi ölmeli, ölen binlerce kişi size yetmez mi??” 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün