Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Kara Murat benim!

3 Haziran 2015 Çarşamba 00:00 Güncelleme : 3 Haziran 2015 Çarşamba 00:00

Sevgili Fahrettin Cüreklibatur’un (Cüneyt Arkın) Kara Murat filminde sonradan oğlunun da bir reklam filmi için oynadığı sahne müthiştir: İşkenceci cellat sorar esir aldıklarına “İçinizde Kara Murat kim?”

Zincire vurulmuş esirler içlerindeki gerçek Kara Murat’ı teslim etmemek adına, onu ele vermezler ve “Kara Murat benim!” derler sırayla.

* * *

“Senin düşüncelerini benimsemiyorum ama senin düşüncelerini savunman için ölümüne mücadele ederim” diyen Volter’den çok çok yıllar öncesidir bu sahne.

* * *

Sevgili Çetin Altan eğer aynı temayla yazsaydı şimdi ne güzel bağlantı örerdi ve kısa bir hikâye ile bağlardı. Bu vesile ile buradan kendisine geçmiş olsun diyorum. Türkiye’nin en uzun süre köşe yazarlığı yapan üstadını, aramızda en kısa zamanda görmek umuduyla, Onun meşhur deyişi ile sesleniyorum: Enseyi karartmayalım!

* * *

Bizde “Don Kişotluk yapma!” diye bir deyim vardır, ama herkes, bu deyimi kullanan da dahil Don Kişot hayranıdır ve zaman zaman Don Kişotluk yapmaktadır.

* * *

Halkın şikâyetlerini Timur’a dile getirmek üzere bir kısım temsilciyle birlikte yola çıkan Nasrettin Hoca tam Timur’un kapısına varıp arkasını dönünce kimseyi göremez. Birlikte yola çıktığı insanların kendisini terk ettikleri O anda ne hissetmiştir acaba Nasrettin Hoca?

* * *

Yapılan istatistiklere göre Sevgili Nasrettin Hoca anılınca akla hemen %99 oranında Aziz Nesin geliyormuş.

Yine aynı istatistiklere göre “Halkın % 60’ı aptal” diyen Aziz Nesin halkın % 99’u tarafından haklı bulunuyormuş!

Hatta “Abi az söylemiş, halkın yüze 60’ı aptal, ben dahil!” diyenler oluyormuş.

* * *

Hatta bazıları Aziz Nesin ‘aptal’ demedi, ‘abdal’ dedi, diyormuş. Abdal, bilge, ermiş kişi demekmiş.

* * *

İster abdal densin, ister aptal, bazen, zaman zaman, hatta sık sık, hatta ara sıra, hem aptallık, hem abdallık yaptığımız olmuyor mu hayatta!

* * *

Sevgili Çetin Altan’ın affına sığınarak bir fıkra ile bitirelim yazımızı. Aslan ormanda bağırıyormuş, “Kim lan bu ormanın kralı?”

Tabi herkesten “Sen, sen, bu ormanın kralı sensin yüce kralım” demesini bekliyormuş. Etrafını çevreleyen sığırlar, camızlar boynuzlarını yöneltince tırsıp ağaca tırmanmış ve söylenmiş: “Bilmiyorsanız, bilmiyorum deyin. Niye kızıyorsunuz canım!”

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün