Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Kadın cinayetleri, orman yangınları…(1)

28 Ağustos 2019 Çarşamba 09:34 Güncelleme : 28 Ağustos 2019 Çarşamba 09:34

İkisi de aynı, ikisi de cinayet, ikisi de yangın!
Kadınlar öldürülüyor, ormanlar yanıyor.
Kadınlar öldürüldüğüyle, ormanlar yandığıyla kalıyor.
Bazen yazarlar olaylar arasında diyalektik bağı okurlarına aktarmakta zorlanırlar. Son günlerde gelişen olaylar toplumun öylesine gözü önünde oldu ki, artık herkes neden sonuç ilişkisinin farkında. 
Ülkemizde ve dünyada gelişen olaylar karşısında hiç kimse “benim sorumluluğum yok” diyemez. 
Kırıkkale’deki boğazından kesilerek öldürülen kadın cinayeti ve İzmir’de orman yangınları hakkında gerçeğe ulaşma çabaları saman alevi gibi bir parlayıp sönmesin diye gündemde tutulmalıdır. 
Satır arasında söylediğim “gerçeğe ulaşma” çok önemlidir. Her iki olayda da gerçeği ıskalayacak görüntü ve bilgi ve manipülasyon bombardımanı yaşandı. Lütfen bu iki önemli konuda günlük kısır dar kalıplı siyasi çekişmeleri bırakın ve trol besleyen her kimseler ve hangi gruplarsa bu trol işine son versinler. Çünkü gerçeğe ulaşmaya engel oluyorlar. 
Gerçekten neyi kastediyorum?
İzmir Karabağlar’dan Seferihisar’a uzanan ve altın madeni sahası olduğu bilinen ormanlarda yangın nerde çıktı, neden uzun sürede ancak söndürülebildi, ne kadar alan yandı? 
Bilen var mı? Bakanlık 500 hektar alan yandı diyor, Büyükşehir Belediyesi 5 bin hektar alan yandı diyor. Biz hangisine inanacağız? 
Bize ne, ne kadar yandı ise yandı, diyemeyiz. Kampanyalar yapılacak ve yanan alanlar ağaçlandırılacak. Ne kadar alan ağaçlandırılacak, ne kadar fidan gerekiyor, bunun bilinmesi için ne kadar alanın yandığının bilinmesi gerekiyor. 
Bilgi karmaşası neden yaşanıyor? Koordinasyonsuzluktan, kısır çekişmelerden!
Orman yangınını söndürme çalışmalarında Bakanı ve Büyükşehir Belediye başkanını aynı karede görmek isterdim. Çok mu zordu bu. Bakanlığın ve belediyelerin imkanları birleştirilebilir ve koordineli bir şekilde yangın söndürmede çalışılabilinirdi. 
Kadın cinayetlerini önleme konusunda da Merkezi yönetim ile Yerel yönetimler koordinasyon kurabilirler. Biliyorsunuz yerel yönetimlerin kadın sığınma evleri kurma zorunluluğu var. Kaç belediye bu konuda çalışıyor, kaç belediyede etkin, kaç belediye üzerine düşeni yapıyor. En basit örneği verdim, diğer yapılabilecek o kadar çok çalışmaya henüz girmedim. 
Orman yangınındaki bilgi kirliliği Kırıkkale’deki kadın cinayetinde de yaşanıyor. Kadın çocuğuyla beraber öldürülmeden önce tartıştığı eski eşinin elinden kurtulup karakola başvurdu mu, vurmadı mı? Başvurdu ise ne işlem yapıldı? Katil adam derhal iddianame hazırlanması hukukun hızı anlamına gelmiyor, gerçeğe ulaşılması hukuka hizmet eder. O zaman her kadına bir iddianame verelim, cebinde bir iddianame ile gezsin. Katili bıçağı, silahı çektiğinde hemen iddianameyi göstersin. Bu acı eleştirimi lütfen mazur görün maalesef durum bu. Kadınlar iddianame değil, cinayetlerin durdurulmasını istiyor!
Kimse görevini yapmayınca, herkes sorumlu, hepimiz sorumluyuz deniliyor ve görevi yapmaya sıra gelince susanlar, sorumluluk hatırlatılınca bağırmaya ve çamur atmaya kalkışıyor.
Veya olumlu bir şey yapmaya çalışanlar ise parsa toplama derdine düşüyor. 
İster çamur at, ister parsa topla, ister uyu, ister uyan, ister ne yaparsan yap…insanlık yanıyor, dünya yanıyor, sen yanıyorsun farkında olsan da olmasan da yanıyorsun…
Yanmayabilirsin. Önce gerçeğe ulaşacaksın, sonra gerçeğe ve yine gerçeğe…(Devam edecek)

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün