Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

İzmir’in Çernobili'ne çözüm ne zaman?

23 Eylül 2020 Çarşamba 00:47 Güncelleme : 23 Eylül 2020 Çarşamba 00:47

1986 yılıydı. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağılma öncesini konuşuyor. Dünyada emek-sermaye çelişkisi duruyor, emperyalist-kapitalist sistem sömürüsünü katlıyor ama Sosyalist sistem de kendi içindeki revizyonist eğilimlerle zamanla dağılma noktasına geliyor. Sosyalizmin ilk geniş uygulaması dağılmadan önce sistem içinde korkunç bir çevre felaketi yaşanıyor.

O zamanlar Sosyalist sisteme bağlı Ukrayna Cumhuriyetinde Pripyat şehri yakınındaki Çernobil nükleer santralinin 4 numaralı reaktöründe kaza meydana geliyor. Kaza sonrası 31 kişi olay anında yaşamını yitirirken Çernobil felaketi Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğinde en yüksek sınıflandırma oranı olan 7 ile ölçeklendirildi.

Çernobil çevre felaketi başta Karadeniz olmak üzere Türkiye dahil bir çok ülkeyi etkiledi. Binlerce insan kanser oldu, Çernobil çocukları dünyayı dolaşarak çevre felaketinin sonuçlarının yaşayan tanıkları olarak dikkat çektiler.

Gelelim İzmir’in Çernobili'ne. Gaziemir ile Karabağlar sınırı arasında kurşun fabrikası çevre kirliliği açısından kimyasal, radyoaktif ve nükleer atık bakımından Çernobil etkisi yapıyor.

İzmir’in göbeğinde yaşanan bu çevre felaketi aynı Çernobil sonuçlarını doğurmak üzere!

Kurşun fabrikası uzun yıllardan beri faaliyet gösteriyor, kendi raporlarına göre dünyanın 4’üncü büyük fabrikası nasıl ruhsat aldı, nasıl çalıştı, nasıl kimse görmeden atıklarını bu araziye gömdü, nasıl her şey ortaya çıkınca faaliyetini Torbalı’ya kaçırdı, yetkililerin cevaplaması gereken koskoca sorular olarak hayret uyandırıyor!

Köşe yazarı olduğum Yenigün Gazetesi ülke çapında bir habere imza atarak konuyu Türkiye gündemine taşıdı. İzmir’in Çernobili kurşun fabrikasının hâlâ zehir saçmaya devam ettiğini bilirkişi raporlarıyla ortaya koydu.

Son bilirkişi raporları çevre felaketinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu saatten sonra kent yöneticilerinin sessiz ve duyarsız kalması artık imkansız oldu.

Nitekim gerek merkezi yönetimden gerekse de yerel yönetimden ses geldi ve sorunun çözümü için harekete geçildi.

Daha önce de böyle sözler verilmişti ama çevre felaketi orda durup duruyor. İsteyen gidip görebilir, ama tavsiyem özel korunaklı giysilerle gitmeleri. Çünkü gittiklerinde radyoaktif ve nükleer etkiye maruz kalabilirler.

Kurşun fabrikasının etrafında yaşamak zorunda kalan vatandaşlar hayatlarından endişeli. Kanser, koah hastalığı ve benzeri hastalıklar bölgede yaygın. Vatandaşlar sakat doğumların ve düşüklerin çokluğunu söylüyor. Zehir havaya karışıyor, hepimiz soluyoruz. Zehir yeraltı suyuna karışıyor hepimiz içiyoruz.

Çok önemli bir soru soracağım: Kurşun fabrikası aküleri söküp kurşun elde ediyor. İşletme bu yönde. Ama orada Europium 152, 154 gibi Türkiye’de kullanılmayan maddeler, nükleer santrallerde kullanılan maddeler bulundu. Bu nükleer atıkların burada işi ne?

Bu nükleer atıklar buraya nereden getirildi? Bu suç değil mi?

2007 yılında İzmir’den bu kurşun fabrikasından cüruf yükleniyor ve İzmit’e getiriyor. Tesis girişinde radyasyon ölçüm cihazı alarmm veriyor. Derhal TAEK’e (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) bildiriliyor. Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi'nde bu araçta yapılan incelemede radyoaktif bulaşığı tespit ediliyor. Dikkat: Analiz sonuçlarına göre Europium-152 izotopu tespit ediliyor!

İzmir’in göbeğinde nükleer atık üzerinde oturuyormuşuz da haberimiz yokmuş!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Tunç Soyer iki hafta içerisinde taraflarla toplantı yapacaklarını açıkladı. Bu toplantıya sadece fabrika sahiplerinin çağrılması yetersiz kalır. Örneğin bu toplantıya fabrikanın bitişiğinde şu anda koahtan solunum cihazına bağlı yatan teyzenin avukatı da çağrılacak mı?

Bugüne kadar çok haber yapıldı, çok söz verildi, çok toplantı yapıldı. Şimdi artık çözüm zamanı.

Çernobil’in sonuçlarını yukarıda yazdım. Çernobil sonuçlarını yaşamak istemiyorsak, çözüm için gerçekçi olmalıyız.

Çünkü İzmirli artık nükleer çöplüğün üzerinde oturmak istemiyor!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün