Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

İzmir milletvekili adaylarının analizi

23 Mayıs 2018 Çarşamba 10:24 Güncelleme : 23 Mayıs 2018 Çarşamba 10:24

İzmir milletvekili adaylarının analizi
Milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna teslimiyle birlikte seçime girecek bütün partilerde bir çalkantı yaşandı. 
Çalkantı dediğime bakmayın, isyan, serzeniş, yakınma, protesto, küsme, ayrılma, istifa, yutkunma, saldırma, çaresizlik vs. bütün duygu ve düşünce eylem biçimleri harekete geçti. 
Bunun nedeni ülkemizde hala milletvekilliğinin milletten üstün görülen bir makam olarak algılanması ve kabul görmesidir. 
Aday adaylığı sürecinde bir gazeteci arkadaşım bana takıldı; “Adın siyaset kulislerinde dolaşıyor, Ankara’ya gidip dosya vermedin mi?” diye. 
Ben de aynen takıldım gazeteci arkadaşıma, o sırada yanında eski bir ilçe başkanı vardı ve o başkan Ankara’ya gidip dosya vermiş, müracaatta bulunmuştu. 
“Ben dosya vermeyeceğim, beni çağırırlarsa gideceğim, dedim. Hem ben zaten milletin vekiliyim, hukukçu olarak bana vekalet veriyorlar ve ben de onların vekilliğini yapıyorum zaten.”dedim.  
“Özgüven doruklarda!” diye bir nida patlattı arkadaşım.
                            *   *   *   
Aday analizine ve yerel yankılarına İzmir CHP’den başlayayım. Son iki üç gün içinde listeler bir gitti bir geldi. Adayların yürekleri hop oturup hop kalktı. 
Son sözümü baştan söyleyeyim. Bu liste önseçimden çıkmadığı için İzmir’i ne kadar temsil ediyor, ithal aday var vs. gibi yaklaşım ve sorular doğru değil. 
Türkiye erkenin erkeni-baskın seçime gidiyor. Olağan dönem yaşamıyoruz. Seçime değil adeta referanduma gidiyoruz. Parlamenter sisteme dönecek miyiz dönmeyecek miyiz, yoksa başkanlık sistemi yolunda ilerleyecek miyiz? Referandum dememin nedeni bu. 
Burada %51 rakamı öne çıktı. Devlet başkanı-cumhurbaşkanı ile meclisin birlikte ve uyumlu çalışıp çalışmayacağı önemli. Amerikadaki gibi birbirlerini nasıl denetleyeceği bilinmediğinden kervan yolda düzülür hesabı ilerleyen zaman içinde sistemin eksiklikleri-gedikleri giderilecek. 
Bu koşullar altında CHP genel merkezi genel stratejisine uygun aday listesi çıkarmak zorundaydı. Hem yereli gözetecek, hem de Ankara’da kendisine yarayacak kişileri seçecek. 
İzmir listesine baktığımızda bu titizliğin gözetildiğini gözlemliyoruz. 
Öncelikle CHP İzmir il ve aday adayları ve adaylar genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı İstanbul olarak geçmesine rağmen İzmir’den aday olmasını İzmir için gurur vesilesi saymalıdır. 
Diyelim sayın genel başkan Manisa’dan, Tunceli’den vs. aday olsaydı nasıl ki o iller bundan gurur duyacaklardı, aynı şekilde İzmir de guru duymalı ve ona göre çalışmalıdır. 
CHP İzmir ilden bir üst düzey yönetici ile bugün yaptığım bir söyleşide listeleri tahlil-analiz etmesini istediğimde bana AK Parti ile karşılaştırmalı bir açıklama yaptı. 
Mesela Erzincanlı başbakan karşısında Erzincanlı ve alevi kökenli aday çıkarılması, mesela Torbalılı aday karşısına Torbalılı aday çıkarılması vs. gibi durumların en azından düşünülmüş olmasını olumlu değerlendiriyordu. Ama yerele ağırlık verilmemesine de “rezalet” demekten kendini alamadı.
                                    *   *   *
Gazeteci Tuncay Özkan’ın son anda bastırarak İstanbul yerine İzmir’den birinci sıraya yerleşmesi yereldeki iktidar savaşları açısından takip edilmeye değer bir siyasi hamleydi. Murat Bakan’ın önce birinci sırada sonra da ikinci sırada yer alması yerel siyaset güç odaklarının mı, yoksa bizim bilmediğimiz daha büyük siyasal tercihlerin mi rol oynadığını çözmemizde kafaları karıştıran bir hamle idi. 
Şimdi biz, Aydın Özcan’ın, Yücel Özen’in, vs. diğer aday adaylarının neden tercih edilmediği tahlilimize daha geniş devam edebiliriz ve etmeliyiz de ama artık seçime odaklı çalışma zamanı. (Devam edecek)

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün