Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

İlginç seçim analizi: Önce olmazları görelim!

10 Haziran 2015 Çarşamba 00:00 Güncelleme : 10 Haziran 2015 Çarşamba 00:00

Siyasi tarihimizde “Önce olmazları görelim” teorisi Süleyman Demirel’e aittir. Bu teori bize özgüdür. Türkiye’nin siyaset algısının, siyaset yapma biçiminin bir tezahürüdür.

Önce olurdan başlamak, doğrudan oluru inşa etmek pek denenmemiştir. Bu seçim sonucunda da gördüğüm kadarıyla seçim öncesi söylenenler ışığında aslında doğrudan olabilecekler ortada iken yine bize özgü “önce olmazları görelim” anlayışı egemen olacak ve bir süre bunlarla vakit geçecek.

* * *

Demokrasinin bir gereği bu, diyebilirsiniz. Olur’u nasıl direkt olarak tespit edeceğiz, tabii ki olmazları eleyerek!

Söze demokrasinin gereği diye başladığınızda bende söz biter. Demokrasinin gereği karşısında ‘irade’ bekler!

Peki, nedir demokrasinin gereği?

Seçimden önce meydanlarda oluşan ve kendini sandıkta oy olarak gösterip sandıktan çıkan irade; klasik demokrasi kuralları, teamülleri karşısında saygıyla bekler.

Demokrasi bize şunu söyler; seçimden birinci çıkmış parti lideri hükümeti kurmakla görevlendirilir!

Bakın bu cümlem çok önemli. Sevgili okurlar, merhum Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi seçimden birinci çıkmasına rağmen 28 Şubat sürecine giden dönemde ona hükümet kurdurmamak için, sandıktan yansıyan iradeye karşı her şey yapılmıştı. Bunu kimse inkar edemez. Ben Refah Partili olmamama rağmen o gece televizyona canlı yayına çıkıp kamuoyuna “İnanamıyorum tartışmalara, ne demek hükümeti kim kuracak diye tartışıyorsunuz. Tabii ki seçimden birinci çıkan parti lideri kuracak!” diye demokrasiye karşı oluşturulmaya çalışılan iradeyi teşhir etmiştim.

AK Parti’yi sevip sevmemeniz başka, onun tek başına hükümet kurma çoğunluğu alıp almadığı başka, seçimden birinci çıktığı başka gerçektir. Hükümeti kurma görevi AK Parti genel başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nundur!

* * *

Bunun dışındaki her senaryo demokrasiye aykırıdır! Bana hiç kimse “irade” nin demokrasiden üstünlüğünü anlatamaz!

Sandıktan çıkan irade nedir?

AKP oyların %41’ini aldığına göre %59 oy iradedir.

Geçmiş 13 yıllık deneyim olmasaydı ve başbakan Davutoğlu sıfır kilometre seçime girseydi ilk seçiminde aldığı % 41 oy başarı diye sunulacaktı. Demek ki başarı veya başarısızlık “göreceli” bir kavram.

Biz göreceli kavramlara göre mi devletin yönetimini belirleyeceğiz, yoksa klasik demokrasinin kurallarıyla mı devletin yönetimini belirleyeceğiz!

* * *

Sandıktan çıkan irade ne demiştir: Hemen her görüşün üzerinde uzlaştığı tespit, halkımız başkanlık sistemine hayır demiştir!

Hala sandıktan başkanlık sistemi çıktı demek halkın iradesiyle dalga geçmek anlamına geleceği için, bunu diyenleri muhatap almamak en iyisi. Kendilerini gündemde tutmak için başka uçuk şeyler de yapabilirler ama biz her zaman makulden yanayız.

“Başkanlık sistemine hayır!” ana sonucundan sonraki almaşıklar klasik demokrasinin, parlamenter demokrasinin kulvarlarında çözülebilecek şeylerdir.

Bu durumda hükümeti kimin kurup kurmayacağı, kimin kimle koalisyon yapıp yapmayacağı tali sonuçlardır!

Seçmen seçimlerden önce meydanlarda, seçimde sandıkta gösterdiği iradesini seçim sonrasında da katılımcı demokrasi anlayışı ile göstermelidir.

Seçmen kendinin yanıltılmasına izin vermemelidir. Oyuna sandıkta sahip çıktığı gibi iradesine de sahip çıkmalıdır.

Bu dönemde siyaset mühendislerini iş başında görüyoruz. Sandıktan ne çıkarsa çıksın bunlar bildiklerini okuyorlar. Maalesef demokrasimiz henüz bunlara karşı panzehirini bulamadı.

Önce olmazları gördükten sonra olurları görmek o kadar kolaylaşacak ki!

Olmazları görürken yeter ki birleşebilecek her şeyi kırıp dökmeyelim!

Ece Temelkuran’ın ‘Olur’a ve iradeye yönelik şu sözleri ile yazımı şimdilik noktalayayım:

“Bu seçimin özeti şudur: Birbirini en sevmeyen, birbirini en tanımayan insanlar hakkını, geleceğini, umudunu birbirine emanet etti. Biz, kendimizi tanımadığımız kardeşlerimize emanet ettik. Bu sebeple diyebiliriz ki, bu seçimin galibi Gezi ruhudur. Çünkü biz birbirimizin insanlığına, samimiyetine, vicdanına güvenmeyi Gezi’de öğrendik. Tıpkı Gezi’deki gibi pişman olmayacağız”

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün