Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Erkek faşizmine karşı Anadolu kadın ihtilali!

17 Şubat 2015 Salı 00:00 Güncelleme : 17 Şubat 2015 Salı 00:00

Son yıllardaki kadın cinayetleri üzerine bir tez üzerinde çalışıyordum. Bazı tarihi anlar vardır ki sen tez üretene kadar seni aşar ve teori ve pratiği ile birlikte ezer geçer. Özgecan’ımızın vahşice katledilmesi de bu tarihi anlardan biri. Özge canımızın katline duyulan öfke ve kadın ayaklanması Anadolu’da kadın ihtilali tezimi güncelledi.

Anadolu’da kadın cinayetleri adeta bir soykırım gibi, bir cins kırım, kadın kırımına dönüştü. Zaten soykırım tanımında da var. Bir ulusa, bir dini gruba veya bir cinse karşı sistemli öldürmeler cins kırımına giriyor.

Kadınlar bu kırıma karşı sessiz durmayacaklardı ve durmadılar. İnadına, hem de ne inat, kararlılıkla erkek egemen bakış açısına, erkeklerin kendilerine mübah ne gördükleri varsa ona karşı ayaklanmaya başladılar.

* * *

Burada bir parantez açıp önce Özgecan kızımızın katlinden dolayı duygu ve düşüncelerimi yazayım. En yerinde ifadelerden birini sevgili ses sanatçısı Tarkan söyledi: Erkekliğimden utanıyorum!

Ben de aynı ifadeye hazırlanıyordum: Ben de erkek olmaktan dolayı utandım bu vahşi cinayet karşısında!

Bütün erkekler önce bunu söylemeli ve sonra konunun tahliline girişmeli, sonra kadın dayanışması için yapacağı varsa yapmalı. Önce mor çuvaldızı kendine batırmalı erkekler.

Yoksa böyle durumlarda ahkam kesmek kolay. Konunun yanında veya karşısında olursun, bir iki popüler şey söylersin ve gündeme gelirsin. Bu kolaycı ve sorunu tespitten uzak, çözümden uzak yaklaşım yerine her satırda, her konuşmada, iğneyi kendi diline batır, kendi kıçına batır ve ondan sonra konuş ne konuşacaksan, acıyı hisset ve konuş, dedim, diyorum, arkadaşlarıma ve çevreme ve kendime ve size!

* * *

Kadınlar haykırıyor ve haklılar. Benim bu konuşmama da haklı olarak tepki verecekler. Şimdiden kabul ediyorum. Kadın tepkilerinden birinde şöyle diyordu: “Sizin yüzünüzden en az bir kadının gözünden yaş akan erkekler. Siz de susun bugün olur mu. Hiç samimi değilsiniz çünkü… Siz yas tutmayın. "Erkek"liğinizden utanın sadece. UTANIN!!!”

Bu sese kulak verdim ve herkesin sorumluluğunu kabul etmesinden hareketle neden toplumu bilinçlendirmek adına, toplumsal görevlerimde neleri eksik bıraktım sorgulaması adına utancımı kendi içimde yaşadığım gibi paylaşıyorum da.

Hemen sınırımızda, Suriye’de, Irak’ta Ezidi kadınlar, Suriyeli kadınlar toplu tecavüze uğradı ve biz sınırımızın dışında diye kanlı savaşa lanet ederek içimizden isyan ettik. Ama ırkçı, dinci, erkekçi faşizim sınır aştı, zaten var olduğu Anadolu’da hüküm sürmeye başladı.

* * *

Kadınlar sevmediği ve istemediği kişilerle evlendirilmek yerine intiharı seçti, kendilerini Fırat’a attı, kör kuyulara attı, boyunlarını ipe geçirdi.

Bu bir karşı koyma idi. Bu bir isyandı. Kabul etmektense, boyun eğmektense ya istiklal ya ölüm diye isyandı ve ölümü seçme idi.

Ama artık Anadolu’nun dört bir yanında görüyorum, kadınlar kendi canlarını feda etme yerine artık bir başka aşamaya, direnme aşamasına geçiyorlar, her türlü demokratik yol ve yöntemle direneceklerini haykırıyorlar.

Cinsellik sınıfsallık gibi çatışmasız olmaz. Kadın ihtilalinin temelinde sınıfsallık var. Bunu zamanla daha iyi göreceksiniz. Bu sınıfsallık sizin ezberlerinizi bozan, tıpkı Gezi’de bozulan ezberleriniz gibi her türlü kitabi bilginizi, hayata aktarmadığınız bilginizi bozan bir sınıfsallıktır.

Bugün kadılar katliam yapan erkeklere uygulanacak cezalar yerine, idam yerine “ihkak-ı hak” tartışıyorlar. Tartışacaklar tabii. Ve daha da tartışacaklar. Erkekler, hangi sınıftan olursa olsun, bu güzel dünyanın erkeklere ait olmadığını anlayana kadar bu tartışma sürecek.

Yazımı sevgili Tarkan’ın, çevre dostu, kültür dostu, çocuk dostu, hayvan dostu, kadın dostu sanatçı Tarkan’ın sözlerini paylaşarak bitiriyorum.

“Bugün ben de siyah giyindim. Özgecan Aslan için yastayım. Bu ülkede kadına yönelik şiddet ve cinayetlere tanık oldukça içim yanıyor ve erkekliğimden utanıyorum. Kadına şiddet Türkiye'nin en büyük ayıbı ve utancıdır ve Türkiye bu lekeden ancak Hukuk'la kurtulur. Buradan hükümete ve yetkililere sesleniyorum. Kadınlarımızın şiddet görmesine, öldürülmesine daha fazla göz yummayın. Ciddi cezalarla, yasalarla bunun önüne geçin artık. Ne bekliyorsunuz? Daha fazla kadının öldürülmesini mi?”

Ben de aynısını söylüyorum. Evet,

Erkek olmaktan utanıyorum. Cinsiyetimi ben seçmedim. Erkek olmayı ben seçmedim. Utanıyorum; Çünkü ben bir insanım!

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün