;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Deprem uyuyor!

19 Şubat 2020 Çarşamba 10:17 Güncelleme : 19 Şubat 2020 Çarşamba 10:17

Yöneticilerimiz uyuyor diye yazacağıma yanlışlıkla “deprem uyuyor” diye yazmışım!
Ama doğru, deprem de uyuyor. Şimdilik. Mışıl mışıl. Ne zaman ki uykudan hafif uyanır gibi oluyor, bizde bir telaş, bir telaş. Aman ne telaş. 
Sonra? 
Sonra deprem uykuya yatıyor, ardından biz.
Uyuyalım bakalım, nereye kadar?
              *   *   *
Bana sokakta, kahvehanede, yolda ayaküstü, önüme geçip “yaz gazeteci” diye bastıran vatandaşların hatırına ben de mecburen “yazacağım.”
Deprem öncesi, deprem sırasında ve depremden sonrasına ilişkin neler yapılması konusunda kamuoyu duyarlılığını her daim uyanık tutma adına yazacağım.
Kuru laflara karnımız tok, ceğiz, cağız diye yapılması gerekenleri öteleyen konuşmalara karnımız tok.
Binlerce kilometrelik yol bir adımla başlar, ilk adımla. 
İlk adımı atalım bir. Bir adım atalım, devamı gelir, gelmeli, getirmeliyiz.
Nasıl ki rahmetli Toprak Dede Hayrettin Karaca “her yıl kanla kazandığımız Kıbrıs kadar Anadolu toprağını erozyonla kaybediyoruz” diye diye bizi duyarlı hale getirdiyse umarım ben de karınca kararınca deprem konusunda yaza yaza ülke genelini olmasa da yaşadığım beldenin duyarlı hale gelmesine katkı sağlarım.
Anadolu'yu tekrar meşe ağacı ile buluşturma, ağaçlandırma kampanyaları , erozyonla mücadele ve çevre duyarlılığında  konularında adımlar attık. 
Ama neden deprem konusunda adım atamıyoruz? 
Bunun acaba psikolojik nedenleri mi var?
Çok, ama çok korktuğumuz için mi depreme esir oluyoruz. Çok korku ve panikten ne yapacağımızı bilmiyoruz, nereden başlayacağımızı bilmiyoruz. Büyük korkular karşısında insan evladı maalesef tutuk kalıyor. Korkusuna esir oluyor. Küçük olaylarda feveran edenler, dikkat edin büyük olaylar karşısında suskunlaşıyor. 
Küçük depremlerde büyük tepkiler verenler, büyük depremlere hazırlanmıyor. Bu bana büyük bir çelişki geliyor. 
Kamuoyunun yeterli baskısı olmayınca da gerek merkezi idare gerek yerel yönetimler yeterli çalışmayı yürütmüyor.
Yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasında hiçbir konuda koordinasyon olmadığı gibi deprem konusunda da koordinasyon yok!
Yarın bir şey olursa çekmecelerinde birbirini suçlayacak metinler hazır ama.
Önceki yazılarımda yaptığım önerimi burada tekrarlayayım. Belki Kanarya Sevenler Derneği okur da üzerine alınır ve gereğini yapmak üzere bir çalışmaya girer!?
“Öyle bir hazırlığımız olsa ki, depremi gerçek bir tatbikat gibi yaşasak.
Hatta daha ileri gideyim, bütün şehir olarak bir deprem tatbikatı yapsak!
Olan ve olası deprem senaryolarına göre deprem tatbikatı öneriyorum.
Bakanlık, valilik ve büyükşehir belediyesi birlikte, ortak bir deprem tatbikatı yapmalı, hem de en kısa zamanda.
Zaten olası deprem senaryoları vardır. Zaten bunca yılın birikimi vardır. Güzel bir ön çalışma ile vatandaşlara etkin duyuru ile hazırlıklar tamamlanır ve büyük bir tatbikat yapılır.
Vatandaşların toplanacağı meydanlar belirlenir, evden, apartmandan nasıl soğukkanlı inileceği, nasıl görevlilerin çalışmalarına uyumluluk gösterileceği, nasıl ilk yardımların yapılacağı, nasıl psikolojik desteğin verileceği, nasıl iletişimin sağlanacağı vs. tek tek yaşanır ve uygulamalı gösterilir.
Broşürler dağıtılır, anonslar yapılır, eğitimler verilir ve günün sonunda hep birlikte durum değerlendirmesi yapılarak tatbikatın başarılı yönleri kaydedilir ve eksiklikler belirlenir.”


 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün