Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Deprem sonrası dersler!

5 Kasım 2020 Perşembe 08:56 Güncelleme : 5 Kasım 2020 Perşembe 08:56

30 Ekim günü merkez üssü Seferihisar açıklarındaki depremde ölen canlarımıza Allahtan rahmet kalanlara sabırlar diliyorum.

‘Deprem öldürmez bina öldürür’ sözü bu depremde de doğrulandı. Yıkılan binaların tehlike arzettiği zaten raporlanmış, binalarda güçlendirme yapılması veya yıkılması uyarıları yapılmış ama bunlara rağmen fiili bir girişim olmamış. Kimi binalarda market yapmak için taşıyıcı kolonlar kesilmiş, kimilerinde spor salonu yapmak için kolonlar kesilerek alan genişletilmiş.

Deprem öncesi dersler almadığımız çok açık net ortada!

Bari deprem sonrası acı tecrübeyle dersler çıkaralım!

* * *

İzmir depremi acı yönleriyle anılacağı gibi bilince çıkarılması gereken dersleriyle de anılacak. Bir kere biz böyle zor anlarda dayanışmamızı çok güzel gösteriyoruz. 1999 depreminden çok ders aldığımız ortada. O depremde de sivil toplum kuruluşları deprem bölgesinde çok iyi işler yaptılar fakat sivil toplum devletin önüne geçince ve araya siyasi mülahazalar girince o zamanki devlet yetkilileri basını, televizyonları ve sivil toplumu engellemeye kalkıştıydı. Yetkilileri uyaran ve eleştiren basın, halkı kışkırtmakla itham ediliyordu, yardım eden sivil toplum kuruluşları misyonerlikle suçlanıyordu. Oysa basın Gölcük depreminden kısa bir süre önce deprem uzmanlarının konuşmacı olduğu bir toplantıya o yörenin ne seçilmiş ne atanmış hiçbir yetkilisinin katılmadığını ortaya çıkarmıştı. Yetkili ve ilgililer o toplantıya katılsa, uzmanları ve uyarıları dinleseler deprem bir faciaya dönüşmeyebilirdi veya en az zararla atlatılabilirdi.

Biz basın olarak, gazeteciler olarak uyarı görevimizi her zaman yapıyoruz. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan yaşanan deprem nedeniyle yazdığı yazıda “cinayeti gördüm” derken Sabah Gazetesi köşe yazarı Hıncal Uluç “Cinayeti gördün de önlemek için ne yaptın, ne yaptık biz gazeteciler?” diye soruyordu. Deprem olunca yazı yazıp sonra bir dahaki depreme kadar unutulmasından yakınıyordu sevgili üstadımız Hıncal Uluç. Haklıydı. Hepimiz unutuyorduk, herkes unutuyordu. Ben şöyle bir yazı arşivimi karıştırınca deprem uyarı yazılarımı gördüm. Haber Ekspres Gazetesinde ve Yenigün Gazetemde yazdığım yazılarda deprem konusunda yetkilileri özellikle “deprem tatbikatı” yapılması konusunda uyarmışım. Ama maalesef yetkililer deprem sonrasında çok iyi çalıştıkları halde deprem öncesinde aynı duyarlılıkları göstermediler. Sevgili Hıncal Uluç’a buradan bir not aktarayım, depremde yıkılan binaya ilk ulaşan yine bir İzmirli gazeteci arkadaşımız oldu. Yargının Nabzı haber sitesinden Cumhur Erkek, Doğanbey apartmanının yıkılması ardından hemen arkadaşları ile ulaşıyor ve yaralıları ilk onlar çıkarıyor. Sonra Yunuslar dediğimiz motorize polis ekipleri ulaşıyor. Bu da sıkışan trafikte motorize ekiplerin önemini ortaya koyuyor. Hepsini tebrik ediyorum.

* * *

Ben bu vesile ile çağrımı bir kez daha yineleyeyim: Deprem tatbikatı yapalım!

Hepimiz, her bir vatandaşımız adeta birer UMKE, birer AKUT, birer AFAD yetişmiş deprem uzmanı gibi olana kadar tatbikat yapalım, deprem eğitimi alalım!

Deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası ne yapılması gerektiğini alfabe öğrenir gibi adım adım öğrenelim!

* * *

İzmir depremi sonrasında alınması gereken derslerden bu tatbikatın önemi ortaya çıktı. Örneğin Aydın’dan, Denizli’den gelen yardım ekibi 1 saatte İzmir’e giriş yapabilirken depremde yaşanan panik ve trafik yoğınluğundan 3 saatte deprem alanına zor ulaştılar. Deprem alanına erken ulaşsalardı belki daha fazla can kurtarabilirlerdi.

Deprem anında ve sonrasında en büyük problem trafik oldu. Panikle trafiğin sıkışıklığını önlemenin yolu deprem öncesi tatbikat yapılsa idi vatandaşlar nasıl davranacaklarını bilirler, yolları ona göre açık tutarlardı. Görevlilerin de eğitimi tam olsaydı trafik düzenlemesi daha kolay yapılabilirdi.

* * *

Yine de deprem fay hatları üzerinde yaşayan coğrafyamızda çok ders aldığımız ortada. Arama kurtarma konusunda çok üstün çalışmalar yapan bütün kahramanları kutluyorum. Her şeye rağmen umudun var olduğunu ortaya koyan İdil’e, Elif’e ve Ayda’ya acısız mutlu bir gelecek diliyorum. Depremde enkazlar altından 91 saat sonra kurtarılan insan Ayda oldu. Enkaz kaldırmadan önce son bir umutla ses dinleme, arama devam ederken sabaha karşı saat 04.00'da depremden 104 saat sonra bir canlı daha kurtarıldı. Depremden 104 saat sonra kurtarılan son canlı bir hayvandı. Kedi mi köpek mi bilmiyorum ama kurtarma ekiplerinin her canlıya büyük özen göstermesi ve onları kurtarma çabası beni insanlık için umutlandırdı.

* * *

Şimdi herkesten, her yetkiliden kurtarma ekiplerinin duyarlılığını ve çabasını istemek, herkesten ve her yetkiliden seçilmiş veya atanmış her yetkiliden UMKE, AKUT, AFAD ferdi gibi olmalarını dilemek ve istemek benim kamuoyu adına hakkım olduğunu düşünüyorum.

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün