Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Deprem, bilim ve ahlak!

18 Kasım 2020 Çarşamba 08:19 Güncelleme : 18 Kasım 2020 Çarşamba 08:19

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer deprem sonrası büyük duyarlılık göstererek soruna kalıcı çözüm üretme bilincini ortaya koydu ve işin temelinden-bilimden- başladı.

Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Mustafa Balbay’a verdiği röportajda bilim kurulu oluşturacaklarını söyledi:

“Ne yerel ne genel yönetim, öncelik bilim. Bilim ne diyorsa onu rehber edineceğiz. 20’yi aşkın şehircilik, yer bilimleri ve inşaat alanında çalışan bilim insanlarıyla toplantılar yaptık. Bir bilim kurulu oluşturacağız. Onların rehberliğinde yürüyeceğiz.

Biz önümüzdeki on yılları, hatta yüzyılları hedefleyen bir başlangıç istiyoruz, öneriyoruz. Ben belediye başkanlığı ömrümü buna adayacağım.”

Mustafa Balbay da, köşe yazısında İngiliz başbakan Çörçil’in “Büyük krizleri heba etmemek gerekir” sözüne atıf yaparak başkan Soyer’e şöyle çağrıda bulundu:

“…Türkiye’nin depreme karşı kurtuluşunu İzmir’den başlatabilir. Bütün mesele bilime kulak verip adım atmak. (3 Kasım 2020 Cumhuriyet gazetesi)***

Buraya kadar iyi. Nitekim İzmir BB çalışma olarak bilim insanlarıyla deprem konusunda bir araya geldi, onların görüşlerini dinledi. Bu değerli bilim insanları arasında bir kişiye itirazım var. Eğer başkan Tunç Soyer daha sonra oluşturacağı Bilim Kurulunda o isme yer verirse şimdiden söyleyeyim kendine de İzmir’e de yazık eder. Deprem konusunda oluşturulacak bilim kurulunu seçerken de bilime önem vermek gerekir. Dostça uyarıyla bakın anlatayım:

Bilim insanı insancıl olmalıdır. Bu sözüme itirazı olan var mı?

Bilim insancıl, hayvancıl, bitkicil, doğacıl olmalıdır.

Bilim insanı buluşları bazen kötü amaçlarla kullanıldığında insanlık dramları yaşanır. Aynştayn bir bilim insanıdır. Ama Aynştayn atom bombasının Japonya’ya atılmasını önlemek için Amerika’daki ve dünyadaki bütün bilim insanlarını, politikacıları harekete geçirecek çalışmalar yapmıştır. Dönemin Amerikan başkanına mektup yazarak atom bombasının savaşta kullanılmamasını istemiş ama önleyememiştir.

Aynştayn bu çalışmayı yapmasaydı hatta daha ileri giderek atom bombasının Japonya’ya atılmasını isteseydi ve savunsaydı biz onu bugün saygıdeğer bir bilim insanı olarak anacak mıydık? Yoksa Hiroşima ve Nagazaki de atom bombası ile ölen binlerce insan adına lanetleyecek miydik?

Demek ki bilim insanı namuslu, dürüst ve ahlaklı olmalıdır!

***

Şimdi bir bilim insanı diye medyada dolaşan ve popülerlik zevkini yaşamanın verdiği rahatlıkla 12 Eylül Faşist Askeri darbesini yapan ve mahkeme kararıyla suçlu bulunup rütbeleri sökülen Kenan Evren’i öven, yetmedi o dönemde bir işkence biçimi olan köylülere ve mahkumlara b.k yedirmeyi onaylayan konuşmalar yapan bir kişi, bilim insanı olabilir mi?

Bu kişi nasıl olur da İzmir depremi sonrası bilim toplantısına çağrılır ve konuşturulur anlamıyorum!? Nasıl böyle bir skandala imza atılır anlamıyorum!

Yarın bu kişi çıkıp depremde ölenlere aynı yaklaşımı gösterirse ne diyeceksiniz!?

İzmir BB derhal bu skandala son vermelidir. Bilim insanlarını seçerken de bilimsel davranmalıdır. Siyaset bilimi, sosyal bilimler, vs. diğer bilim dallarına da özen göstermelidir.

Faşist cuntacıyı ve onun yaptıklarını öven kişi hala televizyon ekranlarında dolaşabiliyorsa, hala sosyal demokrat bir belediyede kendine söz hakkı bulabiliyorsa çok yazık! Çok üzülüyorum. Tüm dünyada faşizmi övmenin yasak olduğu bir çağda faşizmi öven sözleri nedeniyle kimsenin yüzüne bakamayacak durumda olması gereken bir kişi ne yazık ki söyledikleri ve yaptıkları yok sayılarak ödüllendiriliyorsa o kişiyi ödüllendirenler de kendilerine bakmalıdırlar: Biz ne yapıyoruz, gerçekten bilimin ışığında mı yürüyoruz? Gerçekten depremi bilimle mi alt edeceğiz? Hangi bilimle, hangi bilim insanlarıyla?

Dürüst, ahlaklı, saygılı bilim insanlarına sonsuz sevgim ve şükranlarımla!

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün