Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

CHP İzmir İl Başkanı kim oldu?

12 Şubat 2020 Çarşamba 10:30 Güncelleme : 12 Şubat 2020 Çarşamba 10:30

8 Şubat Cumartesi günü Fuar Celal Atik Spor Salonu'nda CHP İzmir il kongresi yapıldı. 37'nci olağan kongrede kim il başkanı seçildi diye sormadım yazımın başlığında. Başkan kim oldu diye sordum. Aslında bu soru da gereksiz bir soru. Çünkü başkanın kim olacağı günler önceden belliydi. Usulen seçim yapıldı, dostlar alışverişte görsün hesabı mevcut il başkanı hiç de demokratik olmayan bir kongre ile göreve devam dedi. 
Kendi içinde demokrasiyi işletemeyenler ülkeye demokrasiyi getiremezler. 
CHP İzmir il kongresinde demokrasi yoktu. 
Bu benim gözlemim. 
Ben yandaş, karşı, muhalif, candaş vs. gazeteci değilim. Gazeteci adının önüne ardına ön ad almayan bir gazeteciyim, dümdüz düpedüz bir gazeteciyim. 
Yıllardır CHP içi demokrasiye aykırı olayları yazdığımızda “aman bu karşı yana yarar yazmayın” diyenler aynı hassasiyetleri göstermiyorlar. “Aman bu anti-demokratik davranışlarımız karşı yana yarar, bunları yapmayalım, demokrat olalım.” demiyorlar. 
Cumhuriyetçiler demokrat olmak zorundadır. Cumhuriyet hemen her ülkede var ama demokrasi her ülkede yok. Bizim Cumhuriyetimiz'in temelinde halk yönetimi var. Cumhur halk demek ama bunun idrakinden epey uzaklaşıldı. 2020 Türkiyesinde iktidarı ve muhalefetiyle demokrasi konusunda daha çok yol almamız gerek. Demokrasi ne yazık ki büyük bir soru olarak karşımızda duruyor, gündemimizde durmuyor. 
                         *   *   *
Kongre öncesi söylenti yayılır, filan kişi il başkanı olacak denir, genel başkan öyle istiyor, genel başkan yardımcısı organize ediyor denir, kongre günü gelir, her şey söylentideki gibi olur ve o kişi il başkanı olur!
                                  *   *   *
Celal Atik Spor Salonu'nda CHP İzmir kongresi devam ederken aynı anda hemen karşısında Fuar Atlas pavyonunda Briç Federasyonunun Takımlar şampiyonası vardı. İnanın briçciler daha heyecanlı, briçciler daha kurallı, daha demokratik ve daha coşkuluydu. Bu benim bizzat gözlemim. Dikkat edip gelip görseydiniz siz de aynı kanıya ulaşırdınız. 
                                 *   *   *
Kongrede demokratik yarış olacağını sanıp il başkanlığı için çırpınan iki genç ve yürekli insan vardı. Eski İl Başkan Yardımcısı Cüneyt Oğuz ile İzmir Eski Milletvekili Adayı Ezgi Deniz Urunga çok çırpınsa da adaylık için gereken 65 delege oyuna ulaşamadı. Ezgi Deniz Urunga yaptığı konuşmada adaylık pankartının salona asılmasına dahi engel olunduğunu söyledi. Cüneyt Oğuz da adaylık başvuru imzalarının 30'unun geri çekilmesinin hukuki olmadığını savundu. Bir delege çift imza yok diye itirazı dikkate alınmadı. Böylece kongreye 3 adayla girilebilecekken tek adayla girildi. 
Ben kongreyi hemen protokolün ardından izliyordum. Adaylığın netleşmesinden önce Deniz Urunga ile Cüneyt Oğuz’un birleştiği bilgisi geldi. Tecrübeli bir partili ile izlediğim kongrede salonun tek hakimi olarak Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan duruyordu. Ön koltuktakiler Tuncay Özkan’ın sağında ve solunda devamlı değişirken tek yer değiştirmeyen ve bazen de tek başına oturan Tuncay Özkan “Bu kongre benim eserim” der gibiydi. Bu da beni önceki yıllarda bir anıya götürdü: 
Bir anı: 
CHP Genel kurulu yapılıyor. Ankara’dayım. Ulus’ta yine spor salonunda yapılıyor kongre. Deniz Baykal kürsüde konuşuyor: “Hani CHP’yi ele geçirecekmiş, hani olmazsa başka parti kurup karşımıza çıkacakmış, bak biz burdayız” diyor. Ankara’nın deneyimli siyasetçilerine sordum, kimi kastediyor diye. Tuncay Özkan’ı dediler. O zaman Tuncay Özkan ile Deniz Baykal meğer karşı karşıya gelmiş. Hey gidi günler. 
Ankara’da kongre devam ederken Genel Sekreter Önder Sav’ın yanına gittim. O zaman haber Ekspres gazetesinde yazıyordum. Önder Sav bana “Bak, dedi, bu kongre benim eserim!” 
“Bu kongre benim eserim” sözünü ilk o zaman duydum. 
                         *   *   * 
Makamlar, mevkiler gelip geçiciydi ama gel de bunu insanlara anlat. 
CHP İzmir il kongresine eski başkan Aziz Kocaoğlu da gelmişti. Önceki kongrelerde insanlar onun etrafını sararlardı. Şimdi yanında bir tek Sabri Ergül vardı. 
Bir ara Rıfat Nalbantoğlu’nun Tuncay Özkan’ın yanına gelip bir şeyler konuştuğunu gördüm. Benim önceki yıllardan tanıdığım ve devrimci demokrat oda başkanı Rıfat Nalbantoğlu eminim bu kongre ve sonrasına ilişkin CHP’nin ve yerel yönetimin daha demokratik işleyişi için kafa yoracaktır. 
CHP İzmir il başkanı kim seçildi diye sormadım, çünkü gerçek bir seçim olmadı. Atama mı oldu peki? Onun da cevabını Deniz Yücel verdi:  “Çünkü bu görevlere aday olunacağını düşünen bir kişi değilim. Bu görevler talep edilmez, verilir.” 
Daha ne anlatalım, hangi kongre izlenimimizi yazalım, bilemedim. Kendi içinde demokrasiyi işletemeyenler kendi dışında demokrasiyi savunamazlar!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün