Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Büyükşehir davasında ortaya çıkan gerçekler  (2)

6 Ekim 2017 Cuma 11:34 Güncelleme : 6 Ekim 2017 Cuma 12:08

Büyükşehir davasında ortaya çıkan gerçekler  (2)

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun sözde çete lideri iddiasıyla 400 yıla kadar ceza istemiyle yargılandığı ve bütün hakimlerin tam bir vicdani kanaati beraat ettiği davanın gerekçeli kararı kamuoyunda olumlu anlamda büyük yankı uyandırdı.

Hukuk dersi olarak okutulabilecek ve başka kararlara emsal olabilecek nitelikteki 7’inci ağır ceza mahkemesi kararı İzmir kamuoyunu yakından ilgilendiren bazı gerçekleri ortaya çıkardı.

Tam Paris’te EXPO toplantısının yapılacağı sırada sabahın köründe İBB’ye operasyon yapılmış ve başkan Aziz Kocaoğlu bürokratlarına sahip çıkmak için Türkiye’ye dönmek zorunda kalmıştı.

İBB’ye yapılan operasyon hükümet kanadından da eleştirilmişti. Zamanın bakanı şimdi Başbakan olan Binali Yıldırım büyük bir vefa göstererek Aziz Kocaoğlu’nun dürüstlüğünü vurgulamıştı.

130 sanığın yargılanıp beraat ettiği davada, davaya neden olan olay veya kişiler araştırılıyordu. Ancak mahkemenin gerekçeli kararında operasyonun 3 aşamada gerçekleştiği ortaya çıktı.

Önce kolluk yani emniyet kendince bir rapor hazırlıyor. Niye hazırlıyor, neden hazırlıyor, rapor mahiyeti ne? Ucu açık sorular. Rapor adeta siyasi eleştiri mahiyetinde. Oysa kolluğun görevi kriminal bir suç şüphesi varsa onun peşine düşmek. Ortada hiçbir şey yokken rapor savcılığa gönderiliyor ve soruşturma numarası veriliyor.

Sonra mahkemede Aziz Kocaoğlu dürüst bir insan, onun böyle şeylerle alakası olmaz diye ifade veren bir şikayetçi gencin savcılığa başvurusu fırsat biliniyor ve yeni bir soruşturma numarası veriliyor. Mahkeme dosyasında şöyle deniliyor:

“İlerleyen süreçte, CMK 250 madde ile görevli İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan gizli tanık ifadeleri ile intikal eden imzasız ihbar mektuplarının da aynı kapsamda ele alınarak, İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne, evveliyatı ile ilişkilendirilmek üzere gönderildiği tespit edilmiştir.”

 

 ***

Ve geliniyor üçüncü aşamaya. Mahkeme gerekçeli kararında şöyle yazıyor:

“Birleşen bu dosyalar üzerinden yapılan araştırmalar sonunda, İzmir Nöbetçi 8. Ağır Ceza Mahkemesi Üyeliği'nin (CMK'nın 250. maddesi ile yetkili) 28/12/2010 tarih ve 2010/…. D. İş sayılı kararı ile "KÖRFEZ" isimli gizli projeli soruşturmaya başlanılmıştır.”

Evet, mahkeme kararında ortaya çıkan bu gerçek herkesi şok etti.

İBB operasyonunun adı KÖRFEZ’miş.

GİZLİ PROJELİ KÖRFEZ OPERASYONU!

Neye dayanıyor?

Gizli tanık ifadelerine.

Neye dayanıyor?

İsimsiz, imzasız ihbar mektuplarına.

Neye dayanıyor?

Aziz Kocaoğlu’nun dürüstlüğünden şüphe etmeyen eski bir Granda Plaza şirketi çalışanına.

Hukukun üstünlüğü ilkesi herkese lazımdır.

İmzasız ihbar mektuplarıyla aylarca belediyenin en üst bürokratı hapiste tutulmuş, bir çok personel hapse atılmış, bir çoğunun kafasında demoklesin kılıcı sallandırılmış, bir çoğu tedbiren ev hapsine alınmış, yurt dışı yasağı konmuş ve yıllar sonra geç de olsa adalet yerini bulmuş ve hepsi beraat etmiştir.

 

***

Üzerinde tez yazılması gereken ve başka dosyalara emsal olabilecek mahkeme gerekçeli kararında ayrıca çıkar amaçlı suç örgütü tanımı ve oluşmasının hukuki unsurları, ihaleye fesat karıştırmak, ve güveni kötüye kullanmak dahil bir çok ceza hukuku konusunda ayrıntılı açıklamalar yapılmış ve hukukçulara yol göstermiştir.

İBB gerekçeli kararı üzerine kamuoyunun özele girmeden genel hukuki bilgi alma hakkı çerçevesinde aktarmaya devam edeceğiz. (Devamı var)

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün