Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Bülent ve Rahşan Ecevit’in ardından…

22 Ocak 2020 Çarşamba 13:07 Güncelleme : 22 Ocak 2020 Çarşamba 13:07

Rahşan Ecevit de vefat etti ve ardından Türk siyaset tarihinde günahı sevabıyla hatıralar bıraktı. 
Rahşan Hanım'ın vefat haberi gazete ve televizyonlarda şöyle verildi: “Eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in eşi…”
Demokratik Sol Parti ve Demokratik Sol Halk Parti’nin kurucu genel başkanı Rahşan Ecevit’in ardından böyle hitabedilmesi Türkiye’de hala kadın olmak, kadın siyasetçi olmak sorunsalını aşamadığımızı gösteriyor. Bir kadını kocası üzerinden tanımlamak doğru mu? 
Evet Rahşan Hanım sayın merhum Bülent Ecevit’in eşiydi, ama Bülent Bey rahmetli olunca onun ardından “Rahşan Hanım'ın eşi Bülent Bey vefat etti” diye hitabedildi mi? 
Erkekçi söylem iktidarı ve muhalefetiyle, Rahşan Hanım'ı seveni, muhalifiyle ortak bir söylemdi. Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit siyasi fikir oluşturmada ve bunu uygulamada ‘bir olma’ örneği vermiş ender çiftlerdendi. Yani biz Bülent Ecevit'in Türk siyasetindeki yerini konuşup yazarken aynı zamanda Rahşan Ecevit’in de Türk siyaset ve kültür dünyasındaki yerini birlikte ele almak zorundayız. Bülent Ecevit “Pülümür’ün kadını” şiirini yazdı, Rahşan Ecevit “Pülümür’de aşk” romanını yazdı. Hayatları iç içe geçmiş, ruhları bütünleşmiş, fikirleri birbiri içinde erimiş ve birlikte üretilmiş iki insandan bahsediyoruz. 
Biri birinin eşi diye tanımlamak yerine her ikisinin de siyasetteki yerlerini iyi ve doğru belirlemek sanırım hatıralarına yapılacak en güzel saygı olacaktır. 
Benim bir gazeteci olarak Rahşan Ecevit’le direkt diyaloğum olmadı ama rahmetli Bülent Ecevit ile dönem dönem oldu. Muhabir olarak takip ettiğim haberlerin dışında Flash Tv İzmir müdürü olduğum dönemde tam da DSP’nin iktidara yaklaştığı bir zamanda sevgili Hakan Tartan’ın davetiyle Efes Oteli'nde sayın Bülent Ecevit ile bir masa etrafında sohbet etme fırsatım oldu. O sohbetten bu hatıra fotoğraf kaldı. Bir gün o sohbeti daha ayrıntılı yazmak istiyorum.
                       *   *   *
Rahşan Ecevit 97 yaşında hayata gözlerini yumdu. Sonra bir haber daha aldık, sevgili toprak dede Hayrettin Karaca’da 97 yaşında bu dünyadan ayrıldı.
Bir asırlık çınarlar ayakta ölüyordu. Geride kimleri bırakıyordu? 
Bülent Ecevit’i İsmet İnönü yetiştirdi. İnönü Ecevit’i bıraktı. Peki Ecevit veya Ecevitler kimi yetiştirdi? Kimi bıraktılar?
Rahmetli Ecevit 12 Eylül faşist darbesinden sonra CHP’nin başına geçmedi. Büyük bir kararlılık ve inatla DSP’yi kurdu. Ve 12 Eylül sonrası hala CHP bir başbakan çıkaramadı ama DSP gün geldi iktidar oldu Ecevit de başbakan oldu. Ecevit keşke CHP’nin başına geçseydi. 
Gerçi Ecevit, Türkiye kurucu partisi CHP’nin önceki dönem tarihsel çizgileri olan Cumhuriyet ve ortanın solu siyasetine sosyal demokrat - demokratik sol diye yeni bir siyasi yön vererek tarihi görevini yerine getirdi. Şu anda CHP’nin ve merkez solun tarihi bir siyasi çizgisi yok. Solda liderler dönemi bitti diye açıklayanlar olabilir bu durumu. Lider yoksa günü ve tarihi belirleyen siyaset de mi yok?!
                                  *  *   *
Toprak dede Hayrettin Karaca’nın Tema Vakfı aynı anlayışla gelişerek yaşıyor. Oysa Merkez sol mirasçısını arıyor?
Asırlık çınarları bir daha yerine koymak imkansız, onların gölgelerinde yetişen yeni liderler ortaya çıkmak için neyi bekliyorlar?
Yunus Emre ne güzel demiş: “Bu dünyadan gider olduk/ Kalanlara selam olsun/ Bizim için hayır dua/ Kılanlara selam olsun.”
“Dünyaya gelenler gider/ Hergiz gelmez yola gider/ Bizim halimizden haber/ Soranlara selam olsun.”


 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün