Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Bir kez daha No Pasaran!

19 Temmuz 2017 Çarşamba 09:59 Güncelleme : 19 Temmuz 2017 Çarşamba 09:59

Notlarıma bakıyorum. Geçen yıl bu zamanlar. Tereddütsüz “No Pasaran” yazmışım.

“Geçit Yok!”.

Geçemeyecekler!

Darbecilere geçit yok.

Hani sözlerin başına sıfat konuyor ya, hain darbe teşebbüsü, alçaklık falan, ne dense azdır.

* * *

Sonra, Baromuzun ilk açıklamasına bir yıl sonra tekrar bakıyorum, hatırlatıyorum. İzmir Barosu çok net olarak darbe teşebbüsüne karşı tavır almış ve şu başlığı öne çıkarmış:

“DEMOKRASİ VAZGEÇİLMEZİMİZDİR”

“İzmir Barosu olarak kim olursa olsun demokrasi dışı yollara saparak parlamenter sistemi askıya alacak darbe vb. hukuk dışı hareketlere karşıyız. Demokrasi, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü, cumhuriyetin kurucu felsefesi, laik ve üniter devlet anlayışı, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı sistemi vazgeçilmezlerimizdir.

15 Temmuz (2016) akşamı darbeye teşebbüs edenler demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak yerlerini almışlardır. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş koşullarında bile çalışmasına büyük önem verdiği, millet egemenliğinin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanmasını, vatandaşlarımızın üzerine ateş açılmasını kesinlikle kabul edemeyiz.”

* * *

Haberi ilk önce İngiltere’den almıştım. Henüz Türkiye’de televizyonlar ve sosyal medyada yoktu, darbecilerin Boğaz Köprüsü'nü tankla tuttukları. Acaba dedim çok kişi gibi, bir güvenlik önlemi miydi bu tankların köprüyü tutuşları. Ne kadar iyi niyetliymişiz, ne kadar safmışız!

Sonra Ankara’dan haberler İngiltere’ye ulaşıyor, uçaklar alçak uçuş yapıyor. İngiliz ve Alman medyası darbe haberlerini veriyor, ama taraflı. Adeta darbecileri destekliyor. Midem bulanıyor Avrupa’nın ikiyüzlülüğü karşısında. Hani her koşulda demokrasiyi savunuyordu Avrupa? Bu kadar mı gözleri döndü mevcut hükümete karşı?

Kafamdan geçmiş darbelerin izleri film şeridi gibi geçmeye başladı. Bütün teoriler hücum etti. Hükümet başka idi, devlet başka idi. Hükümetler değişir devlette süreklilik vardır. Devletin demokratikleşmesi, var olması ile mümkündü, yoksa kaos devletinde, karmaşada, bulanık suda demokrasi olmazdı. Gerçek demokratlar kaostan yana olamazdı. Hele darbeyi fırsat bilen iç savaş provaları asla kabul edilemezdi. Çok dikkatli olunmalıydı. İç savaş ve işgal planları püskürtülmeliydi.

Sonra bir film geldi gözlerinin önüne. Almanya’da geçiyordu filmin konusu. Filmin adı: Valkür Operasyonu idi. Bir filmi izledi, bir o gece yaşananları bir daha, bir daha izledi. Film mi gerçek mi izlediğini fark edemedi. Darbeye teşebbüs edenlerin nasıl tuzağa düşürüldüklerini gördü. Darbe nasıl başarısız kılınır, gördü.

* * *

Geçen yıl siyaset gözlemcilerinin gözünden şöyle bir yazı kaçmadı: CIA uzmanı Graham Fuller “Türkiye’nin ‘kaybet kaybet’ Darbe Durumu” Turkey’s Lose-Lose Coup Situation başlıklı makalesinde, “Yakında görülecek ki bu olay Türkiye’deki herkes için bir ‘kaybet kaybet’ olayıdır. Ordu da millet de derin bir şekilde bölünmüş olacaktır. Darbe geleneği hortlamıştır. Geniş bir sivil çatışma ortamı muhtemelen yakında bir askeri müdahaleyi gerekli kılacaktır” diye yazdı.

* * *

Ve bir yıl sonra,15 Temmuz 2017’de her an teyakkuzda, darbe hevesleri nasıl boşa çıkarılır, halkla iç içe nasıl başarılır bir kez daha demokrasi için, iç savaşa hayır demek için, işgale hayır demek için siyasilerin söylemleri ne olursa olsun, birbirlerine ne derlerse desin, halk olarak net tavır alıyordu. Ve İzmir Barosu'nun söylemi bir kez daha hatırlanıyordu: Madem ki bizim demokrasimize kastediyorlar, öyleyse “demokrasi vazgeçilmezimizdir!” demek gerekiyordu!

Bir kez daha darbeye “No Pasaran!” demek gerekiyordu. (Geçen yıl gazetelerin darbe gecesi manşeti buydu, yani benim ilk anda dudağımdan dökülen kelimelerdi: Darbeye Geçit Yok!)

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün