;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Bahar yağmurları,bayram ve gerçeğe dair…

27 Mayıs 2020 Çarşamba 00:11 Güncelleme : 27 Mayıs 2020 Çarşamba 00:11

Yağmur yağıyor. Bayramın son gecesi hiç hesapta yokken, birdenbire ve ansızın ve bütün diyalektikleri, ezberleri bozarcasına ve akıllı telefonların hava durumu raporlarını yalanlarcasına hafif hafif yağmur yağıyor.

Hayret, yağmur yağıyor ve ben düşünüyorum. Akasyalar açtı ve bitti. Ben zıplayıp bir çiçek dalı koparıp ağzıma atamadan bitti. Şimdi kiraz zamanı. Kiraz da bitmeden dalına çıkmalıyım. Sokrates geliyor aklıma yağmur yağarken. “Hayret etmek bir filozofun hissidir ve felsefe hayret etmekle başlar.” diyen yalınayak Sokrates düşüyor usuma.

* * *

Yağmur yağdı ve dindi. Hava tertemiz oldu. Toprak yağmur koktu. Domatesler ve biberler ve patlıcanlar fidelerine su gönderdi. Bu bayram da içe kapandık, son iki aydır yaptığımız gibi. Eskiden bayram tebrik kartları vardı, şimdi telefonlar bayram mesajlarını iletiyor. Uzaktayız ama gönüller bir olsun dedik. Son anda özlediğimizi söyledik, dudağımızdan kaçarcasına. Yeni duruma uyum süreci mi yaşıyoruz. Yeni normal ne? Ben kabul ediyor muyum? Koronavirüsle mücadele sürecinin sonunu görebiliyor muyum? Korona hakkında gerçek ne? Yalan ne?

* * *

Yine şiire sığınmalı. Can Yücel ne diyor: “Ne kadar sahici yaşarsak o kadar iyi.”

Demek ki gerçek de yok, yalan da! Sadece sahicilik var!

“Sevgilim yalan söylersem sana
Kopsun ve mahrum kals
ın dilim
Seni seviyorum demek bahtiyarlığından” Nazım Hikmet dilini koparma uğruna gerçeğe bağlı.

Ya kalemi? Kalem gerçek yazar mı? Bir şairi, yazarı, gazeteciyi hapse atarsanız o gerçekleri yazmaktan imtina eder mi? Gerçekleri yazamasa da yalan yazar mı? Bugün gerçekleri yazma olanağından yoksun olsa da, ya yarın?
 

“Sevgilim yalan yazarsam sana
Kurusun ve mahrum kals
ın elim
Okşayabilmek saadetinden seni”

* * *

Yalan da yok, gerçek de yok şu yalan dünyada! Ah gözler! Gözler asla yalan söylemezler!

“Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim
İki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni bir daha”

Kalemim yalan söylerse dilim var ve kalemimi kırar. Dilim yalan söylerse gözlerim var!

* * *

Yalan da yok, gerçek de yok. Bir şeyi söyleyip söylememek o şeyi nasıl değiştirsin ki, o şeyin varlığı var olmaya devam eder.

Yine Sokrates’e sığınıyorum: “Hayattan uzaklaştığımız ölçüde gerçeğe yaklaşırız.”

Hayat akar, akar. Suyun, derenin akması suyun başına oturup onun akışını izleyen ve onun akışının sırrını bulanla alakalı değildir. Aşkı bulan kutsar, ama aşkın umurunda değildir, aşk aşktır. Aşk sadece yaşanır. Yalan ve gerçeklikle değil, sahicilikle yaşanır.

“Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.” diyen Sokrat “Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez.” de der…Bayramın son günü yağmur sonrası felsefe yaprakları arasında dökülenleri ard arda sıralıyorum…Sizin de sarı yapraklı defteriniz arasında sakladığınız papatyalar gibi…

“Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız, yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin…”

“Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan, işe önce kendisinden başlamalıdır…Kendini tanı, o zaman başkalarını ve evreni de tanıyacaksın.”

“Sorgulanmamış bir yaşam, yaşamaya değmez. Erdem insanın kendini tanımasıdır.”

* * *

“Ben sana şimdi bana söyleyeceğin şey yalandır dediğimde bana sen yalancısın diyorsun ve ben de sana bu söylediğin doğru diyorum!” felsefe yapıyorum yağmurdan mı sevinçten mi ıslanan yanaklarımdan süzülenleri silerken, her sabah güneşi selamlamak için doğuşunu bekler gibi bir dahaki yılın değişmeyen kocakarı soğuklarını beklerken, sonsuz sonluluktaki kainatın değişmeyen değişimine şaşaraktan…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün