Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

'İzmir Kent Suçları Haritası'

4 Aralık 2019 Çarşamba 10:05 Güncelleme : 4 Aralık 2019 Çarşamba 10:05

Türkiye Mimar Mühendisleri Odaları Birliği İzmir İl Koordinasyon Kurulu 'İzmir Kent Suçları Haritası'nı açıkladı.
Hayli ses getiren ve çarpıcı bir çalışma bu. Kent suçları kavramına yeni boyutlar ve tanım getiriyor. Eskiden kent suçu kavramı yoktu. Bu kavram yeni yeni çıkmaya başladığında şimdiye göre hayli masum sayılırdı. Sokak lambasının taş atarak kırılması, mazgalların pik demirlerinin çalınarak araçların kaza yapmasına neden olması, kaldırımların sökülmesi, izinsiz kazı yapılması gibi belediye çalışmalarına sekte vuran eylemler kent suçu sayılıyordu. 
Gerçi kent yönetiminde, belde çalışmalarında her konuyu kriminalleştirmenin anlamı yoktu. Kriminal-suç tanımı içinde suç ve ceza ikileminde konuya bakmak kent kültürü yönünden sağlıklı sonuçlar vermeyebilirdi. Vermedi de. 
                      *   *   *
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu dönem sekreteri Melih Yalçın’ın açıkladığı Kent Suçları Haritası raporu aslında son yıllarda sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını birebir etkileyecek sorunlarda büyük bir artışa dikkat çekmek amacıyla hazırlandı. 
Melih Yalçın İzmir yerel yöneticilerinin ve merkezi iktidarın dikkatini çekeceği çalışmayı şöyle özetledi:
 “Bu sorunlar İzmir’in kapısına dayanmışken, bunları göz ardı edip özellikle İzmir’de uygulanacak rant politikalarına yönelik yasa ve yönetmeliklerde değişiklikler yapılmıştır.” Melih Yalçın, Kent suçu tanımını da şöyle yaptı: ‘Kent suçu’nun “toprak üzerinde yapılan her türlü insan yapımı faaliyetin; canlı yaşamı, ekolojik döngüler, kentsel yaşanabilirlik ve sağlıklı bir çevre üzerinde yarattığı veya yaratacağı tahribat ve bozulmanın ortaya çıkmasına neden olarak işlenen suç” şeklinde tanımlanmaktadır.”
                    *   *   *
Kent suçları haritası hazırlığında koordinasyon içinde çalışmaları bulunan Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Başkanı Özlem Şenyol Kocaer ders alınmasına dikkat çekti. Kocaer’in anlatımı şöyleydi: 
 “Bu işlenmiş suçlardan ders alınması gerekir. Bu konuda belediyelerin sorumluluklarının yeniden gözden geçirilmesi lazım. Suçların daha fazla çoğalmasını istemiyoruz. Kentin doğal halinin değiştiğini görüyoruz. Bunların daha fazla olmasını istemiyoruz. Birçok projede davaları kazanmamıza rağmen inşaatlar devam ediyor. Sadece kent merkezinde bulunan 31 yerde bu suçun işlendiğini düşünüyoruz. Bu tabloda sadece TMMOB olarak dava açtığımız haritalar işlendi. Birçok farklı sivil toplum kuruluşlunun davalarına konu suçlar da bulunuyor.”
             *   *   *
Konak tünelinin de aralarında bulunduğu kent suçları haritasında mühendis odalarının tespit ettiği 72 kent suçu bulunuyor. 
Mühendis odaları eskiden “istemezükçüler” olarak tanımlanıyordu. Ama zaman geçtikçe onların kentlerin yaşamlarında ne kadar haklı itirazları olduğu ortaya çıktı. Onların itirazları sadece yapılmakta olan bir şeye karşı olmak değil, yapılanın yasalara ve doğaya uyumlu olması için çalışmak. Daha yaşanabilir bir çevre isteği artık anayasal bir hak olarak herkesin ortak arzusu. 
Gördüğüm, okuduğum kadarıyla raporun özünü “rant” oluşturuyor. Kent rantı bizim gibi kırsalın çözülüp kentleşmenin çarpık geliştiği, kentin de tekrar çözülüp yeniden dönüştüğü ülkelerde çok yüksek. Bizden önce bu yolculuğu diğer gelişmekte olan ülkeler yaşadı. Meksika, Pakistan, Hindistan kent rantları yaratmada, çarpık yeni zenginler yaratmada ibret alınacak örnekler. 
Yeni zenginler çalışmakla, sanayi üretimiyle, bilim üretimiyle olmuyor maalesef, kent rantı ile oluyordu. Bilim bitmez ama rant bir gün biter. Rant ekonomisinin sonu yoktur. 
Bu konuyu sadece kent suçları şeklinde kriminal ele almak yerine, ekonomik, toplumsal, kültürel, siyasal sorun olarak ele alıp bütüncül çareler aramak gerekmez mi?
Yine de de TMMOB’nin hazırladığı raporun kent yöneticilerine ders olmasını arzu ediyorum. Sırf eleştirmek yerine neye dikkat çekildiğine bakmak ve kent yönetiminde herkesin iyi niyetle çalıştığını varsayarak daha iyi bir yaşam için el birliğiyle hareket etmek sanırım gelecek nesiller için iyi olacaktır. 
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün