;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

19 Mayıs'ı anlamak!

20 Mayıs 2020 Çarşamba 01:23 Güncelleme : 20 Mayıs 2020 Çarşamba 01:23

Mustafa Kemal Paşa’nın doğum günüm dediği 19 Mayıs 1919 da Samsun’a ayak basmasının ve Kurtuluş Savaşının başlangıç günü kabul edilmesinin tarihsel koşullarını anlamak için öncesinde ülke koşullarının da bilinmesi gerekir.

Hiçbir şey tesadüf değildir ve birdenbire olanların aslında arka planında o ani gelişen olaya giden bir süreç vardır.

Mustafa Kemal 16 Mayıs’ta İstanbul’dan Bandırma vapuru ile yola çıkmıştır. 17 Mayıs 1919 tarihli İstiklal Savaşı gazetesinin manşetine bakalım: “Annesini ziyaret ettikten sonra Mustafa Kemal Paşa dün Samsun’a gitti”. Ve gazetenin diğer sütunlarındaki haberlere bakalım: “4 Türk subayı şehit edildi. Süleyman Fethi bey, Yunan askerinin “Zito Venizelos” diye bağırması ve Venizelos’u selamlaması, ellerini kaldırması için yaptığı sert ihtarlara aldırmamış, ve nihayet: “Bir Türk askeri ancak milletinin büyüklerine ihtiram için elini kaldırır ve ağzını açar.” diye cevap verince de birkaç süngü darbesi ile şehit edilmiştir.” İzmir.

"Kahraman şehidimiz Albay Süleyman Fethi daha önce de Yunan işgaline karşı daha sert tedbirler alınması için Nadir Paşa nezdinde teşebbüslerde bulunmuş, fakat kendisini dinletememişti. Öğrendiğimize göre bu vatansever subayımız geçen Nisan ayında da Kolordu Kumandan vekili bulunduğu sırada, Averof Zırhlısının İzmir’e gelince karaya çıkardığı devriyeleri geri aldırtmış, “İzmir’in işgaline vesile olabilecek emrivakilere müsaade edemeyeceğini” bildirmişti. Aynı şekilde şehit edilenler arasında Kurmay Hekim Yarbay Şükrü ve Kolağası Necati beyler de vardır.” İzmir-aynı gazete.

* * *

İzmir'in işgali önce İngiltere başbakanı Lloyd George tarafından ortaya atılıyor. ABD başkanı Wilson bu öneriye önce karşı çıkar gibi oluyor. 7 Mayıs'ta İngiltere, ABD ve Fransa, Yunan donanmasının İzmir'e gönderilmesini kararlaştırıyorlar. Karar 15 Mayıs'ta uygulanıyor. Görüldüğü gibi asıl işgalciler emperyalistler. Bize tarih diye yıllarca sadece Yunan işgali anlatıldı. Oysa Yunanistan’da “Bu savaş bizim savaşımız değil, emperyalistlerin isteği üzerine Anadoluya asker çıkarmayalım, biz Türk kardeşlerimize silah sıkmayız” diyenler de vardı. Hatta bu genç askerlerden 200 kadarı Urla Çeşmealtında-Balçova İnciraltında kendi orduları tarafından kurşuna dizilmişlerdir. O günleri yaşayanların çocuklarına ve torunlarına anlattıkları hala hafızalardadır. Genç sosyalist Yunan askerlerinin cesetleri Çeşmealtı sahiline vuruyordu, toplayıp gömüyorduk, diye torunlara anlatılıyor sözlü tarih olarak. Şair Tuğrul Keskin bu tarihsel olayı destan şiirle ortaya çıkarmıştır. Biz tarihe objektif bakarken nasıl işgalcilere ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’i anıyorsak, Türklere kurşun atmayıp ölümü göze alan bu genç Yunan sosyalistlerinin de tarihteki yerlerini teslim etmemiz gerek. Onlar için bir anıt taşı ve taş üzerine “Burada yatan genç Yunanlılar Türk kardeşlerine ateş etmemek için öldüler” yazısı nasıl olurdu?

* * *

Savaş ve barış içiçedir. Çanakkale savaşında ölen Anzak askerleri için “onlar artık bizim bağrımızdadır, bizim evlatlarımızdır” diyebilecek merhamet ve büyüklükteki bir gelenekten geliyoruz. Merdivenlere üzerine basılması için serilen Yunan bayrağını kaldıran, bayrak bir ulusun sembolüdür diyen bir gelenekten geliyoruz.

Tarihi olayları bu günümüze ışık tutması için tam ve doğru araştırıp incelememiz gerekir. Bunu yaparken temel konuyu gözden kaçırmamalıyız. Anadolu İzmir’den evvel işgale başlandı, İngilizler İstanbul’da, Fransızlar Urfa’da, Antep’te, Maraş’ta, Antakya’da, İtalyanlar Mersin’de, Amerikan zırhlıları limanlarımızda işgali uyguluyorlardı. Anadolunun dört bir tarafında müdafaa cemiyetleri kuruluyordu. İşgallere karşı direniş kararı çoktan alınmıştı. Direniş kararı alan halktı. Mustafa Kemal ve arkadaşları işte bu halkın iradesine önderlik ederek başarıya ulaştırdılar ve tarihte emperyalizme ilk yenilgilerini tattırdılar. Emperyalistlerin emelleri sona ermedi. İster açık işgal, ister gizli işgal yolu ile her yöntemi deniyorlar. 19 Mayıslar bize emperyalizme karşı direnişin tarihsel önemini bir kez daha anlatması açısından değerlendirilmeli. Kronolojik olarak tarihsel süreç ayrıntılarıyla gün gün resmi belgelerle ortaya konmalı, hiçbir şey atlanmadan tarihin duygusal ve hamaset yönüyle değil-bilimsel yönüyle ele alınmalıdır.

Özellikle Irak, Suriye ve İran’ın başına gelenler bize ders olmalıdır. Emperyalizmin böl-parçala- yönet taktiğinin bir kez daha boşa çıkarıldığı topraklar olabilir Anadolu. 19 Mayıs bize bunu söylüyor!

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün