Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

“100 soruda Uzlaşma”

9 Aralık 2015 Çarşamba 00:00 Güncelleme : 9 Aralık 2015 Çarşamba 00:00

“Seni mahkeme kapılarında sürüm sürüm süründüreceğim” dönemi sona erdi artık.

Şimdi uzlaşma var.

Çatışmacı dönemden uzlaşmacı döneme geçildi.

Adaleti artık sadece mahkemeler değil, taraflar kendi aralarında anlaşarak sağlıyorlar.

Peki bu nasıl oluyor?

Ceza Muhakemesi Kanununda tanımı yapılan uzlaşma ve uzlaştırma artık bir hukuki müessese.

* * *

Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, Kamu Hukuku Uzmanı Ferda Eser ve Arabulucu-Anlaşmazlık çözümü uzmanı Pakize Pelin Özşahinli tarafından ortak bir çalışmayla hazırlanan “100 soruda Uzlaşma” kitabı Seçkin yayınlarından çıktı.

Daha önce Ferda Eser’in yüksek lisans tezi olan Uzlaşmada İzmir Modeli çalışması uygulamacılardan gelen istek üzerine Uzlaştırmacının el kitabı mahiyetinde geliştirilip kitaplaştırıldı.

Bizzat yazarlarının belirttiği gibi okullarda okutulacak teori kitabından ziyade uygulamacılara yönelik hazırlanan çalışma uzlaşmanın kapsamı ve koşullarını, uzlaşma teklifinin mahiyetini, uzlaştırma müzakerelerini, uzlaşma ediminin ne olduğunu, uzlaştırma raporunu, uzlaştırmacı ücretini ve çocuklarda uzlaşmayı güncel sorular eşliğinde cevaplıyor.

* * *

Başarılı bulduğum bu çalışmanın teorik boyutta devamının gelmesini diliyorum. Konu teoriye gelince mesela şöyle bir tartışmadan yola çıkılabilir diye düşünüyorum.

Uzlaşma alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri midir?

Yazarlar uyuşmazlığı alternatif çözüm yöntemi olarak ön kabulle ele alıyor.

Bense ‘alternatif tıp’ gibi algılanacağından bu tanıma karşıyım. ‘Uzlaşma’ bilimsel tıp yanında bitkisel tedavi yöntemi değildir.

Uzlaşma hukuk içindedir. Uzlaşma alternatif değil, kanunla düzenlenmiş bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

* * *

100 soruda Uzlaşma kitabında uygulamaya yönelik çok önemli eleştiriler de yer almaktadır. Başsavcılıkların bu eleştirilerden dersler çıkararak gerekli özeni göstermeleri beklenebilir.

Mesela şu eleştiri en önemlilerindendir: “Kolluk amiri ve memurları ile kamu çalışanlarının görevde iken uzlaştırmacılık yapmaları kesinlikle engellenmelidir. Uygulamada bu kişilerin müzakerelerin yürütüleceği yerlerden başlayıp uzlaştırma raporunun yazımına kadar kamu olanaklarını kullandıkları konusunda yoğun eleştiriler söz konusudur.”

Bir diğer benim üzerinde durduğum eleştiri de uzlaştırmada baroların devre dışı bırakılmalarının sakıncası.

Uzlaştırma da aynı zorunlu müdafi uygulamasında (CMK) olduğu gibi barolarla ve avukatlarla yürütülmedir. Baroları ve avukatları devre dışı bırakan bir yöntem hukuku zedeler. Bırakın onarıcı adaleti, adaletin kendisini ortadan kaldırır.

Uygulamada ve övülen İzmir uygulamasında baroya verilen dosya sayısı baro dışı verilen dosya sayısının neredeyse beşte biri. Nedir bu baro ve avukat düşmanlığı anlamış değilim.

Avukatlara dosya verilmemesinin veya az dosya verilmesinin gerekçesi olarak avukatların dosyaları geç sonuçlandırdığı şeklinde. Peki sayı mı önemli nitelik mi? Tarafların sisteme tam katılımı ve adalet duygusu sağlanmadan yapılan şekli imza ile sonuçlanan uzlaşma kurumsallaşabilir mi? Onarıcı adalet duygusuna ulaşılabilir mi?

* * *

100 soruda uzlaşma kitabının yazarlarını kutluyorum ve şimdi artık uzlaşmanın teorik çalışmasının yapılmasının zamanı geldiğini düşünerek ve bunu da başaracaklarına güvenerek yazarlara kamuoyu önünde sorumluluk yüklüyorum.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün