Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Kadın Namına

25 Kasım 2019 Pazartesi 10:29 Güncelleme : 25 Kasım 2019 Pazartesi 10:29

Yasak elmayı yedik cennet den kovulduk;
Sorumlusu “kadın” dediler. 
Cahiliye dönemin de riba (faiz) yüzünden diri diri gömüldük;
Orta çağ da şeytan olarak tasvir edildik taşlandık.
Yetti mi? Yetmedi.
Osmanlı dönemin de cariye olduk, köle olduk, halayık olduk. 
Pazarlardan pazarlara satıldık.
Yetti mi? Yetmedi. 

Tarım toplumun da kas gücümüz yetersiz diye 
Erkekle aynı işi yapmamıza rağmen onun ardı sıra muamele gördük.
As-rı Saadet'den beri nedir bu çektiğimiz???
“Ölmek istemiyorum” diye haykıran kadının
“Anne lütfen ölme” diyen bir kız çocuğunun 
Sosyal medya da gözlerimizle tanık olduğumuz vahşetinin buhranını üzerimizden atamamışken, 
Ülkenin dört bir yanında kadın vahşeti haberleri ile karşılaşıyoruz.
Nedir bu biz kadınlardan alıp veremediğiniz???
Ne bu şiddet bu celal!!!

Yeryüzünde insanlığın varoluşunu sağlayan ana unsur kim? 
Yani biz kadınlar.
İlk lisanı, sevgiyi, şefkati kim aşılıyor?
Biz kadınlar.
Tarihten bu yana bizim var oluşumuzu kabullenemediniz!
Boşanmak isteyen kadını öldürdünüz.
Sevgilisinden ayrılmak isteyen genç kızı öldürdünüz.
Hamile kadını öldürdünüz.
Bir sivri sineği bile yaratamazsınız ama öldürmeyi, sindirmeyi susturmayı çok iyi biliyorsunuz.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü
Neden 25 kasım? 
Yıl 1960, Yer Dominik Cumhuriyeti.
 Ülke Rafael Trujillo adında bir diktatör tarafından yönetiliyor. 
Öyle ki halka zulümler, hapse atmalar...
Hatta elektrikli sandalyede işkenceler yapıp pek çoğunu öldürttü.
Trujillo iktidarda kaldığı 31 yıl içinde 50 bin insanın ölümüne sebep olmuştu.
İşte bu dikta yönetimine,
Mirabel kardeşler olarak tanınan Patria, Minerva ve Maria Teresa karşı durmuşlardı.
Bu yüzden defalarca hapse atılmışlardı.
Ama onların yılmaya niyetleri yoktu.
Canlarını ortaya koymuşlardı, öyle de oldu...


Mirabel kardeşler 25 Kasım günü hapishanedeki eşlerini ziyaretten dönerken
Trujillo yandaşları arabalarını durdurup önce tecavüz edip,
sonra da uçurumdan aşağı atmışlardı.
Kayıtlara trafik kazası olarak geçmişti.
Trujillo'nun bu vahşeti onun iktidardaki sonunun başlangıcı olmuştu.
Halk kaza olmadığını farketmiş, dikta yönetimine karşı ayaklanmalar, protestolar başlatmıştı...
Ülkeyi baskı rejimi ile yöneten Trujillo, Mirabel kardeşlerin  ölümünün üzerinden daha bir yıl geçmeden uğradığı sükast sonucu öldürüldü.
Mirabel kardeşlerin mücadelesi tarihe geçmişti.
1981 yılında Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olarak ilan edilen 25 Kasım Mirabel Kardeşlerin öldürüldüğü gündür.

2018-19 yılı içerisinde kayıtlarda, 19 ayda 600 kadın öldürüldü.
Erkekler neden öldürüyor?
Aile içi şiddet hep vardı. kadınlarımız eskiden halının altına süpürüyor, sanki kendi ayıplarıymış gibi şikayetçi olmuyorlardı.
Aile içinde yaşanan aile de kalmalıydı.
Erkek kendi hegomanyası altına aldığı kadına töre, namus ve türlü nedenleri arkasına alarak her türlü işkenceyi uyguluyordu.
Kolluk kuvvetlerini bırak yan komşunun dahi haberi olmuyordu.

“Bugün döver yarın sever”
“Neden öldürdün”
“Namus”
Peki nedir bu uğruna canlara kıyılan namus?
Kadınlar neden erkeğin namusudur denir?
Çünkü kadın karnında erkeğin çocuğunu taşır ve kadının sadık ve namuslu olmasını ister.
Kadının namusu adamın mirasının garantisidir.
Değilse de kadını yok edip mirasın sadece çocuğuna kalmasını ister.
Altında yatan neden para.
Neden kızlarımıza başlık parası alınır?
Kızıma el değmemişin karşılığının adıdır başlık parası.
Kızlar para ediyor, para etmeyen kuzular da öldürülür. 
Para cinayetinin adı namus olmuştur.

Şiddet gören kadınlarımız artık susmuyor!!!
Şikayetçi oluyor...
“ eşim dövdü”
“İş yerinde mobbing uygulandı”
“Cinsel istismara uğradım”
“Öldürülmekle tehdit ediliyorum”
Gerekli mercilere mağduriyetini bildiriyorlar...
Kimi erkeğe uzaklaştırma, kimine polis koruması.
Maalesef!!!
Kadınlarımız yine de gözü dönmüş caniler  tarafından hunharca katlediliyor.
Kadınılarımızın yaşama haklarını savunur olduk.
Oysa kadınların başarılarını konuşuyor olmalıydık,
Burada görev kanun koyuculara düşüyor.
Artık “havanda su dövmeyi” bırakın.
Kötü kalpli sahte bir Don Kişot’un Sanço Panço’su gibi olayları seyreden, olanları ve olacakları engellemeyen, sistemi istemiyoruz.
O ihtişamlı koltuklardan bir zahmet kalkın bi halka yüzünüzü dönün. 
Mahallenin arka sokaklarında neler oluyor kadın namına. 

Kadınlarımızı
Öldürtmeyin.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün