Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Derdimiz derdiniz olsun

7 Aralık 2019 Cumartesi 01:13 Güncelleme : 7 Aralık 2019 Cumartesi 01:13

Elneny ile ver kaça giden Burak Yılmaz topu filelere gönderdi ve gol!
Beşiktaş kendi evinde ağırladığı Kayserispor'u farklı yenerek “gayseri atcem deyon atemeyon” diyerek evine uğurladı.
Bendeniz zafer sarhoşluğu ile kendimi Babil’in asma bahçelerinde geziniyor hissettim.
Dünya’nın yedi harikasından Babil Kralı, karısı Semiramise olan aşkı için Mezopotamya’nın kurak topraklarına kondurduğu düşsel bir ev. Büyük taş duvarların arasından sarkan, yemyeşil sarktılar ve su kanalları uzaktan yeşil bir dağ gibi görünürmüş.
Tabi Babil harikalar sahnesine adını yazdırana kadar, az badireler atlatmış sayılmaz..
M.Ö. 1700 yıllarında Hammurabi Krallık yapmış bu topraklara.
Hem de ne krallık. Kanunları kendisi oturup yazmış. Göze göz, dişe diş olan bu kanunlar bir çok kişinin canına mal olmuştur. Duvar delerek hırsızlık yapmış bir insanın üzerine duvar yıkmak (Suretiyleee) öldürülmesi tarihe geçmiştir. İşlenilen suçların, görülen davaların da savcısı olduğu söylentileri de vardır.
Mesela bir cerrah ameliyat esnasında hastasını kaybederse o cerrahın elleri kesilirmiş.
Neyse ki; krallık dönemlerinde kaldı bu kaideler şimdi saygı duyduğumuz ANAYASAMIZ mevcut. Kuvvetler ayrılığımız var yasama yürütme ve yargı. Öyle bi abi gelecek kafasına göre kanun çıkartacak istediğini asıp kesecek. Yok öyle yağma. M.Ö. hamur kafalıların yaptıkları eserler bunlar.
Cerrahların eli kesilirmiş ya... Şimdi de imkanları kesiliyor. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne gittim. Bodur, yaşlı sevimsiz binalar karşıladı beni. Bir çoğu Anadolu’dan gelmiş derman arayan insanların arasından binaya giriş yaptım. Uzunca bir bekleyişin ardından, doktorun muayene odasına girdim.
Bir kuru masa ve sandalye iyi kötü bir sedye. Stotoskop olmasa burası doktorun odası demezsin. Dışarıdaki simitçi amcanın sandalyesi daha mı şıktı ne? Gelgelelim kapıda ‘Prof.’ yazıyordu. Yan kapıya baktım onda da ‘Prof.’ ve bir diğeri de.
Hastanenin alt yapı kalitesi yoktu ama insan kalitesi çok yüksekti. Dayanamayıp hoca ya gözlemlerimi aktardım başladı anlatmaya...
-Biz 110 liraya hasta bakıyoruz bunun 83 lirası devlete vergi olarak gidiyor 27 lirası bize kalıyor.
-Eğer benim özel muayenehanem olsa 750 liraya hasta bakardım.
-Ama ben ülkeme, vatandışama hizmet vermek istediğim için burada kalmayı tercih ettim...
Ege Üniversitesi Hastanesi, hastalarına dünyanın en geniş kanatlarına sahip olan Albatros Kuşu gibi kanatlarını açmışken hak ettiği imkanların tesisinin ivedi bir şekilde hastaneye kazandırılması gerekmez mi?
Teknolojik değişim ve dönüşüm, fiziki değişim ve dönüşüm, sağlık ekipmanı değişim ve dönüşüm, idari zihniyet değişim ve dönüşüm, çalışan personelin yeterliliği, hasta konforu...
Bu liste uzayıp gider...
Karar vericilerin, batı ülkelerinde sağlık politikası işleyişini dikkate alıp bilim ve teknoloji gelişimini ülkemize transfer etmesi gerekmez mi?
Sağlık sistemi arz-talebe göre iyileştirmelere gitmeli, sürdürülebilir bir politika inşa edip yeni reform çalışmaları yapmalı ve yeniden şekillendirilmeli.
Sağlık Bakanlığı, biz hizmet ettikleri toplumlan Albatros Kuşu misali kanatlan altına alıp, sağlıkta en modem ve konforlu hizmeti sunmak istemez mi?
Kuma gömülen kafalar çıksın artık derdimiz derdiniz olsun.
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün