Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Çalışma yaşamında ruh sağlığımız

6 Mayıs 2020 Çarşamba 00:20 Güncelleme : 6 Mayıs 2020 Çarşamba 00:20

İnsanın çalışması, üretmesi bütün doğal dürtülerin doyumu, toplumsal güdülerin yarattığı gereksinimlerin giderilmesi için gerekli, hatta zorunlu bir ihtiyaçtır.

Hayat boyunca insanların istediğini elde etmesinin, düşündüğünü yapmasının, hayalini gerçekleştirmesinin tek yoludur çalışmak…

Ayrıca çalışmak hem yaşamın sürdürülmesi, hem de kişiliğin gelişmesi için vazgeçilmez bir gereksinimdir.

İş hayatının ruhsal bozukluklarla ilişkisi de her zaman tartılmıştır.

Çalışma hayatımızda karşılaştığımız birçok sorun depresyon ve kaygı gibi ruhsal problemlerin nedeni değil midir sizce?

İş yerimizde uygulanan mobbing, işsizlik korkusu, yaşanan anlaşmazlıklar vb. sorunlar çalışma hayatının ruhumuzda açtığı yaralardır elbet.

Günümüz dünyasının hızlı değişiminin iş yaşamına, iş yaşamının bireylerin içsel dünyasına olumsuz etkilerini göz ardı etmek mümkün değildir.

Bu durumda yöneticilere büyük iş düşmektedir.

Öyle bir çağ içindeyiz ki yöneticilerin sadece kendi alanlarda yetkin olması kafi gelmemektedir.

Çalışan ruhundan anlayan ve özellikle çalışanlarıyla gerekli durumlarda nasıl diyolağa girebileceğini bilen bir yönetici modeli ihtiyacı doğmuştur.

Örneğin vardiya ve nöbet usulü çalışmanın psikolojik sorunlara neden olduğu aşikar bir gerçekliktir.

Yapılan araştırmalar vardiya ile birlikte gece çalışma sisteminin bireyin biyolojik ritminin bozulmasına, gerek güneş ışınların gerek gece uykusunda salgılanan birtakım hormonların salgılanmasında bozulmaya neden olarak ruhsal hastalıkları arttırdığını kanıtlamıştır.

Özellikle fabrika gibi sanayinin döndüğü ortamlarda yöneticinin bu bağlamda varlığı çok önemlidir.

Olumsuz iş yaşamının, depresyon ve kaygı bozuklukları dışında, alkol, madde kullanımı, devamsızlık, tükenmişlik gibi üretkenliği derinden etkileyen sonuçlara sebep olurken buna karşı alınan tedbirler ve çalışana takınılan tavır ön plana çıkmaktadır.

Bu sebeple işverenin çalışan yeterliliğini artırmaya yönelik hizmet içi eğitimleri arttırması, çalışanın organizasyon için değerinin ve anlamının vurgulanarak anlamalarının sağlanması gerekmektedir.
Ayr
ıca çalışanlar arasında sosyal desteğin ve saygılı tutumların teşvik edilmesi, işyerinde fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi, işyeri dışındaki tatillerle ilgili maksimum olanağın sağlanması için gerekli özeni göstermesi şarttır.

İşveren açısından baktığımızda ekonomi de çok önemlidir.

Lakin çalışan için de öyle…

İnsanı içine almayan ekonominin ve insanı araç görerek oluşturulan iktisat politikalarının insanı mutlu etmediği çok net gözükmektedir.

Ekonomik doyumun işveren kısmında gerçekleştiği, işyerinde yaşanan sorunların işçiye yüklenildiği bir sistemde yaşanan ruhsal bozuklukları önlemek ise çok zordur.

O zaman ne yapılmalı?

Özellikle de yönetim kısmından beklenti nedir?

Kısaca çalışanın bir insan olduğunu unutmadan, çalışanı temel alan yaklaşımlar sergilenmelidir.

İşveren ve yöneticiler eğer sağlıklı çalışan ve sağlıklı bir iş ortamı istiyorlarsa elbet…

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün