Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Barolar’dan tepki yürüyüşü

29 Haziran 2020 Pazartesi 00:14 Güncelleme : 29 Haziran 2020 Pazartesi 00:14

Geçtiğimiz haftaya Türkiye'nin farklı illerinden birçok baro başkanının, "Savunma Yürüyüşü" adıyla başlattıkları yürüyüş damga vurdu.

Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen ve barolarla ilgili yasa değişikliğine tepki gösteren 56 baro başkanı, sembolik olarak 20’şer kilometre yürüyerek Ankara’ya ulaştı.

Lakin barolarla ilgili yasa değişikliğine tepki göstermek için Ankara'ya yürüyen baro başkanlarının kente girişine izin verilmedi.

Ankara girişinde baro başkanlarını bekleyen polis ekipleri, valilik kararıyla yürüyüşe izin vermedi.

Baro başkanları ise yürüyüşe devam edeceklerini ve ardından Anıtkabir’e gideceklerini söyledi.

Bunun üzerine yürüyüşe geçen grup ve polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. Yaşanan bu gelişmeye ülkemizde tepki yağdı.

Yağmalıydı elbette…

Demokratik yollarla Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avukatlık Kanunu'nun kendilerine yüklediği hak ve sorumlulukları gereği mesleğin onuru için yürüyen baro başkanlarının fiziki müdahaleye maruz bırakılması ülkemiz ve geleceğimiz hatta avukatlık mesleği açısından talihsiz, utanç verici ve bir o kadar da kabul edilemez bir durumdur.

Baro başkanlarının başkente alınmamaları, fiili olarak şiddete maruz bırakılmaları, polis kuşatması altında tutulmaları inanın çok kötü bir manzara.

Türkiye Cumhuriyetine yakışmayan, utanç verici bir durumdur.

Ülkenin dört bir yanından Avukatlık Yasası ve Barolar ile ilgili yeni çıkması planlanan düzenlemeleri protesto etmek üzere gelen hukukçuların yürüyüşlerine yapılan müdahalenin açıklanabilir ve elle tutulur bir yanı yoktur.

Bu ülkede hakkını arayan kişi ve kuruluşların darbeci, bölücü, hainlik ile yaftalanması ve buna sığınarak demokratik haklarını kullanmasının önüne bariyer çekilmesinden milletçe bıktık ve usandık.

İktidar sahipleri unutmamalıdır ki; demokrasilerde muhalefet yahut muhalif düşünceye sahip olan kurum ve kuruluşlar düşman değil, sadece iktidarın denetleyicisidir.

Herkesin hafızasına not etmesi gereken bir husus da insanları bir araya getiren ortak değerlerin varlığıdır.

Bu değerler millet olmanın aracıdır.

Bu büyük bir pastadır.

Bu pastanın harcını ortak dil, ortak kültür, ortak tarih, ortak bir toprak parçası ve ortak bir bayrak oluşturmaktadır.

Bu yukarıda bahsettiklerim millet bütünlüğünün teminatıdır.

En önemli yere geldim!!!

Bu bahsettiğim pastanın üzerindeki mumlar da anayasal hak ve güvenceler, demokrasi ile birlikte olmazsa olmaz olan hukukun üstünlüğüdür.

İşte iktidarın temel görevi de bu mumları muhafaza etmek ve söndürmemektir.

İktidarda kim olursa olsun şunu çok net bilmelidir: Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı tam olarak sağlanamadığı sürece yukarıdaki mumlar bir bir sönecektir.

Ayrıca söndürülen her mum gün gelip tekrar yanacak ve kim olursa olsun hukuku arka bahçesi olarak görenlerden hesap soracaktır.

Vatandaş olarak benden söylemesi…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün