Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Ayasofya meselesi

13 Temmuz 2020 Pazartesi 10:49 Güncelleme : 13 Temmuz 2020 Pazartesi 10:49

İstanbul’un tarihi alanları içinde yer alan Ayasofya 6. yüzyıldan günümüze ulaşan önemli bir evrensel değerdir.

Ayasofya; 537 – 1054 yılları arasında Hristiyan Katedrali, 1054 – 1204 ile 1261 – 1453 yılları arasında Rum Ortodoks Katedrali, 1204 – 1261 yılları arasında 4. Haçlı Seferi sırasında kurulan Latin Krallığı döneminde Sancta Sophia ve ya Sancta Sapienta adlarıyla Katolik Katedrali, 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethiyle 1931 yılına kadar cami olarak hizmet vermiştir.

Halen Bizans ve Osmanlı’nın kutsal mirası olarak görülür.

Bakıldığında 1000 yıl kilise, 500 yıl cami olarak toplam 1500 yıl hizmet vermiş Hristiyan – Müslüman ve Bizans – Osmanlı ortak kültür mirasından bahsediyoruz.

1935 yılında müzeye çevrilen anıt, mermer ve mozaik bezeli iç mekanı ile şaheser bir yapıttır.

Peki Ayasofya müze midir?

Yoksa cami yada kilise mi?

Bu sorun hep devam etmekte ve siyaset var olduğu sürece de bitmeyecek gibi.

Atatürk 1930’ların Türkiyesi’nde mevcut soruna dinsel değil kültürel bir bütünsellikle bakarak Ayasofya’yı cami ve kilise olmasının ötesinde ortak bir miras olarak görmüş uygarlıkların beraberliği adına müzeye dönüştürerek büyük bir karar imza atmıştır.

Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi bir dış baskının değil, Atatürk’ün özgür iradesi ile ortak bir mirası koruma çabasının gayretidir.

Ayasofya’nın nasıl müze haline geldiğine tanıklık etmiş Falih Rıfkı Atay “Atatürk ne idi?” adlı kitabında; “Ayasofya doğrudan doğruya Atatürk’ün emri üzerine müzeye çevrilmiştir. Yanında idik. O yapmıştır. Hükümet değil.” diyerek konuya açıklık getirmiştir.

Ne yazık ki her 10 senede bir temcit pilavı gibi ortaya sunulan Ayasofya, bu kez de Danıştay sürecinde kendisi için verilecek kararı bekliyor.

Bir derneğin 2005’ten beri, “müzenin camiye çevrilmesi” konusunda açtığı davaları Danıştay’ın 10. Dairesi oy birliği ile reddetti. Kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da onayladı. Anayasa Mahkemesi de derneğin başvurusunu reddetti.

Peki şimdi ne olacak?

Danıştay nasıl bir karar verecek?

Tüm bu soruları birbirimize sorarken Danıştay kararını verdi.

Ayasofya cami oldu.

Kimi çevreler Ayasofya’da “ilk namazın 15 Temmuz’da kılınabileceğini” de ifade ediyorlar!

Ne diyelim...

Hadi hayırlısı o zaman…

Kararın Ayasofya’yı ortak bir miras olarak görmüş uygarlıkların beraberliğine zarar getirmemesini ümit ediyorum.

Kilise yahut cami tartışmalardan ziyade barışın, sevginin, birliğin, birlikte var olmanın mabedi olarak kalması tek arzum…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün