Haberler > Ekonomi

Yayın Tarihi: 16 Ocak 2021 - 11:04

Yağa gelen zamlar tağşiş korkusu yarattı

Bitkisel yağa peş peşe gelen zamlar taklit ve tağşiş korkusunu hortlattı. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, şüpheli ürünlerin bildirilmesini istedi

Nihat AK/YENİGÜN- Beş litrelik ayçiçek yağının 85 liraya çıkmasının ardından zeytinyağı fiyatları da uçuşa geçti. Zamların ardından TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden ciddi bir uyarı geldi.

Zamları ve alım gücünün düşmesini fırsat bilenlerin olabilceğine dikkat çeken Şube Başkanı Uğur Toprak, “Böyle dönemlerde karşımıza çıkan en sık sorun ürünlerde taklit ve tağşiş yapılmasıdır. Bitkisel yağın içine kendisinden daha değersiz bir tohum yağının eklenmesi ile fiyatın düşürülmesi ya da değersizleştirilmiş ürünü sanki orijinal ürünmüş gibi aynı paraya satarak daha fazla kar elde etmek yoluna gidilebilmektedir. Bu gibi örnekleri Bakanlık tarafından açıklanan ifşa listelerinde defalarca gördük” dedi.

BAKANLIĞA BİLDİRİN

Herhangi bir bitkisel yağın laboratuvarda analiz edilmeden taklit ya da tağşişe uğradığının anlaşılamadığını belirten Başkan Uğur Toprak, tüketicilerin şüphelendikleri ürünler için Bakanlığa bildirimde bulunmasının büyük önem ar ettiğini söyledi. Başkan Toprak, “Daha ucuz, tanıdıktır güvenilirdir diye kesinlikle ambalajsız, yol kenarında, pet şişelerde, açıkta satılan yağlara yönelmemelidir. Bu tarz ürünler hem denetimden ve kontrolden geçmeyen, hem tekrar tekrar kullanılan plastik ambalajlar sebebiyle oluşabilecek olan migrasyon dediğimiz plastik bulaşmasına maruz kalabilen hem de içeriği bilinemeyen ürünlerdir. Çok daha fazla sağlık riski içermektedir. Fiyat karşılaştırmalarında fahiş değişimler mutlaka bakanlığa bildirilmelidir”şeklinde konuştu.

ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ

Vatandaşlarının güvenilir gıdaya ulaştırılmasının devletin asli görevi olduğunu vurgulayan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak, “Tarımda ve tarımsal üretimde önemli bir girdi sağlayan, yerel anlamda üretime ciddi destekleri olan ve geleneksel üretim girdilerini kullanarak bugünden yarına ulusal bir birikim ve geçmişin oluşturulmasında önemli katkıları olan aile tarımcılığı ya da küçük çiftçilik mutlaka desteklenmelidir. Paramız var ki ithal ediyoruz mantığından vazgeçilmelidir. Unutulmamalıdır ki, ithal etmek yerine üreticiyi desteklenmelidir. Bunun ne kadar önemli olduğunu pandemi sürecinde bir kez daha anladık” dedi.

DOĞRU TARIM POLİTİKASI UYGULANSIN

Tarımın, serbest piyasa koşullarına terk edilemeyecek kadar stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Başkan Toprak, “Tarım açısından zengin kaynaklara sahip olan ülkemiz, 83 milyon insanı rahatlıkla besleyecek toprak büyüklüğü ve verimliliğine sahiptir. Tarım politikaları ivedilikle gözden geçirilmelidir”şeklinde konuştu.