Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

Vücudundaki şarapnel parçaları ile yaşayan gazi Koç: Bu ülkenin kahramanı bitmez

Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesinde 2000 yılında teröristlerin tuzakladığı bombanın patlaması sonucu gazi olan Serdar Koç, vücudundaki şarapnel parçalarını yıllardır büyük onurla taşıyor.

Vücudundaki şarapnel parçaları ile yaşayan gazi Koç: Bu ülkenin kahramanı bitmez

Terörle mücadelede sağ bacağını ve gözünü kaybeden, vücudundaki şarapnel parçalarını yıllardır büyük onurla taşıyan Komando Onbaşı Serdar Koç, "Bu ülkenin kahramanı bitmez." dedi.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesinde 14 Eylül 2000'de Komando Onbaşı olarak görev yapan Serdar Koç, teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu sağ bacağı ve gözünü kaybetti.

Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 6 ay tedavi gören Koç, burada sağ bacağına protez takılmasının ardından memleketi Malatya'ya döndü. Kısa sürede sağlığına tekrar kavuşan Koç, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde göreve başladı.

Koç, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay ve Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Ali Beytur'un katkısıyla bu merkezde kurulan Şehit Aileleri ve Gaziler Biriminde çalışmaya başladı.

"Onurluyum, gururluyum"

Serdar Koç, AA muhabirine, 14 Eylül 2000'de Dağlıca bölgesinde icra edilen operasyonda el yapımı bombanın patlaması sonucu gazi olduğunu söyledi.

Olayda sağ bacağını kaybettiğini ve vücudunda hala şarapnel parçaları bulunduğunu aktaran Koç, "Onurluyum gururluyum. Bizler gibi binlerce gazi var, canlarını veren şehitler var. Sağ olsun devletimiz bizi gazilik unvanıyla şereflendirdi, onurlandırdı." diye konuştu.

Koç, yaralandığında yaşadıklarını bir an olsun unutamadığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"14 Eylül 2000'de Dağlıca'da çadırlarda kalıyorduk. Jandarma tarafından görüntü alınmıştı. Operasyonun zor şartlarda ve uzun süreceği komutanlarımız tarafından söylendi. Yola çıktık Dağlıca Karakolu'na vardık. Bu karakoldan sonra araçlar devam edemiyordu. Hainlerin geçiş istikametinde gittik. Dört gece yürüdükten sonra hainlerin bulunduğu bölgeye geldik. Dere yatağına girdiğimizde oradan yeni ayrılmışlardı. Mağaraya girdiğimizde teröristlerin malzemelerini ele geçirdik, komutanlarımıza bildirdik. Sonra bu malzemeleri imha ettik. Bizi izliyorlarmış. Tuzaklanmış el yapımı bomba patladı. Patlama sırasında uçtuğumuzu hatırlıyorum. O an ilk aklıma gelen şey 'herhalde kıyamet koptu' dedim."

"Şehit olmayı göze alamayan gazi olamaz"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uygun görmesiyle kendisine Devlet Övünç Madalyası verildiğini anlatan Koç, şunları kaydetti:

"Bu ülkenin kahramanı bitmez. Şehit olmayı göze alamayan gazi olamaz. Çocukken asker hikayeleriyle, kahramanlık destanlarıyla büyüdük. Hamd olsun gaziyim, onurluyum. Şehit olmayı çok isterdim, Rabbim gazilikle onurlandırdı. Gazilik çok farklı bir şey ülkeye can ve bedel vermişiz. Çok farklı bir duygu. Devletimiz sağ olsun her daim yanımızda, bizlere sahip çıkıyor."

Kendisine sürekli destek verenlerin olduğunu söyleyen Koç, "Turgut Özal Tıp Merkezinde işe başladım. Orada hayatım değişti. Kendime olan öz güvenim arttı. Allah razı olsun. Hastaneye gelen şehit aileleri ve gazilere yardımcı oluyorum. Hayır dualarını alıyorum." değerlendirmesinde bulundu. -AA

Next page

Gazete Yenigün