Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

Prof. Dr. Fahameddin Başar: Ayasofya, İstanbul'un fethinin bir hatırası

FSMVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahameddin Başar, "Ayasofya, İstanbul'un fethinin bir hatırası, Fatih Sultan Mehmet'in bize mirasıdır." dedi.

Prof. Dr. Fahameddin Başar: Ayasofya, İstanbul'un fethinin bir hatırası

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahameddin Başar, Ayasofya Camisi'nin İstanbul'un fethinin bir hatırası, Fatih Sultan Mehmet'in mirası olduğunu belirterek, "Fatih Sultan Mehmet, fetihten sonra kurduğu Vakıf ile Ayasofya'nın cami olarak hizmet etmesini hem şart koşmuş hem kurduğu vakfa sağladığı gelirlerle bu muazzam eserin korunmasını, sonraki dönemlerdeki onarımlarını, hizmetinin devamını sağlamış idi. Şükür, aslına döndü diyorum ben. Fatih Sultan Mehmet'in adını bile değiştirmeden camiye dönüştürdüğü bu mabed yeniden ibadete açılmış oldu. Hayırlı, uğurlu olsun." dedi.

Aynı zamanda FSMVÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi de olan Prof. Dr. Başar, Danıştayın, Ayasofya'nın ibadete açılması kararına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, eserin yeniden camiye dönüştürülmesinin beklenen bir durum olduğunu söyledi.

Ayasofya'nın, İstanbul'un fethinin sembolü olduğunu dile getiren Başar, Ayasofya'nın 1453'ten 1934 yılına kadar 481 yıl boyunca cami olarak hizmet ettiğini aktardı.

"Gözümüz gibi koruduk, yıkılmaktan kurtardık"

Prof. Dr. Başar, Ayasofya'nın Danıştay'ın kararıyla yeniden aslına döndüğünü hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Çok şükür Ayasofya Camisi yeniden ibadete açılır hale geldi. Demek ki Ayasofya’nın kaderinde 10 Temmuz 2020’yi beklemek varmış. Biz Ayasofya'yı İstanbul'un fethinden itibaren 567 yıl boyunca gözümüz gibi koruduk, yıkılmaktan kurtardık. Çünkü Bizans döneminde Ayasofya, çok bakımsız bir durumdaydı. Hatta 4. Haçlı Seferi sırasında Haçlılar, İstanbul'u işgal ettiklerinde Ayasofya'yı, bu mabedi farklı bir mezhepten oldukları için, aynı dinden olmalarına rağmen amacı dışında kullanmış ve tahrip etmişlerdi. Haçlılar, 57 yıl sonra İstanbul'dan ayrılırken de büyük tahribat yapmışlardı İstanbul'a ve Ayasofya'ya. Ama Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiğinde hem Ayasofya'nın hem de şehirdeki diğer yapıların tahrip olmasını önlemiş ve fetih günü, Ayasofya'da şükür namazı kıldıktan sonra bu mabedin camiye dönüştürülmesini kararlaştırmıştı. Nitekim fetihden üç gün sonra, 1 Haziran 1453 tarihindeki ilk cuma namazı da Ayasofya'da kılınmıştı. Dolayısıyla o günden beri Ayasofya, şehrin Fatihi'nin kurmuş olduğu Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının hayratı olarak asırlarca cami olarak hizmet etmiş ve hem Fatih hem sonraki hükümdarlar döneminde yapılan yeni ilaveler ve onarımlarla birlikte bugüne ulaşmıştır."

"Ayasofya aslına döndü"

Ayasofya'nın fetihten sonra büyük bir külliye halini aldığını, hatta Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'daki ilk medrese eğitimini de fetihten hemen sonra Ayasofya etrafındaki odalarda başlattığını aktaran Başar, "Ayasofya, İstanbul'un fethinin bir hatırası, Fatih Sultan Mehmet'in bize mirasıdır. Fatih Sultan Mehmet, fetihten sonra kurduğu Vakıf ile Ayasofya'nın cami olarak hizmet etmesini hem şart koşmuş hem kurduğu vakfa sağladığı gelirlerle bu muazzam eserin korunmasını, sonraki dönemlerdeki onarımlarını, hizmetinin devamını sağlamış idi. Şükür, aslına döndü diyorum ben. Fatih Sultan Mehmet'in adını bile değiştirmeden camiye dönüştürdüğü bu mabed yeniden ibadete açılmış oldu. Hayırlı, uğurlu olsun." diye konuştu.

"Ayasofya, Orta Çağ İstanbul'unun en büyük mabediydi"

Prof. Dr. Fahameddin Başar, kararla İslam camiasının da büyük bir sevinç içinde olduğunu aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ayasofya, Orta Çağ İstanbul'unun en büyük mabediydi. Bizim inancımızda, geleneğimizde bir şehir fethedildiği zaman mabedlere dokunulmaz, bilakis saygı duyulur. Fetihten sonra da yine burası camiye dönüştürülerek aynı amaçla dine hizmet etmesi sağlanmıştı. Dolayısıyla asırlarca da İstanbul'umuzun ulu camisi, fetih camisi ve şehrin en büyük camisi olarak hizmet etmişti. Özellikle ramazan aylarında, Kadir Gecelerinde ve bayram namazlarında padişahların buraya gelmesiyle heyecanlı bir şekilde İstanbul'un ilk ulu camisi olması hasebiyle de çok önemli bir yeri vardı hem Osmanlı Türk camiasında hem bütün İslam dünyasında. Bugün artık Ayasofya Camisi, Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesine uygun olarak yeniden cami haline getirildi çok şükür. Sebep olanlardan, vesile olanlardan Allah razı olsun." - AA

Next page

Gazete Yenigün