Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün

Kurşunla yaşıyor 'gazi' sayılmıyor

Hakkari Çukurca’da askerlik görevini yaparken PKK’lı teröristlerin karakol baskınında 2 yerinden vurulan Hüseyin Arman yaşadıklarını Yenigün’e anlattı. Arkadaşı kucağında şehit olan Arman, “Çatışmanın şiddetinden helikopter yaralıları almaya inemedi, arkadaşımın tüm kanı üzerime akmıştı. 14 arkadaşım o çatışmada şehit oldu” dedi.

Kurşunla yaşıyor 'gazi' sayılmıyor

İzmir’de yaşayan 49 yaşındaki Hüseyin Arman 1992 yılında Hakkari’de PKK’lı teröristlerle girdiği, saatler süren çatışmayı an be an hatırlıyor. Hiçbir şeyi unutamadığını belirten Arman ‘Her gün o anı tekrar yaşıyorum’ diyor. 14 askerin şehit olduğu, 8 askerin yaralandığı çatışmada 2 yerinden vurulan Arman, “1991 yılında Hakkari Çukurca Üzümlü Karakolu’nda vatani görevimi yapıyordum. Karakolumuzun mevcudu 150’ydi. Bizim periyodik olarak nöbet ve pusularımız vardı. Gece ve gündüz timleri olarak ayrılıyorduk. Bir tim karakolda bir tim de Mehmetçik tepesinde duruyordu. 1992 yılının Haziran ayında sabah 04:00 sularında karakolumuza baskın yapıldı. Ben nöbetten dönmüştüm. Üzerimi değiştirmiş, yatmaya hazırlanıyordum. Önce sağır edici bir ses duydum, ardından tavanın üzerimize doğru çöktüğünü gördüm. Hemen teyakkuza geçtik. Bölge itibariyle bunun bir gün olacağını biliyorduk. Bu sebeple en seri nasıl taarruza geçebiliriz diye hep bizi hazırlamışlardı. Herkesin ne yapacağı, ne görev alacağı belliydi. Yataktan kalkar kalkmaz en fazla 3 dakika içinde operasyon için hazır olabiliyorduk. Görevimizin başına geçtik. Saldırıya karşılık vermeye başladık. Saat 04:30’da önce kolumdan vuruldum. Mevziimi terk etmedim. Çatışma sürüyordu, ben de karşılık vermeye devam ediyordum. Teröristler sayıca bizim 10 katımızdan fazlaydı. Üzerimize sadece mermi değil, roket de geliyordu. Karakolumuz yerle bir olmuştu” diyerek yaşadıklarını aktardı.

“RAKADAŞIM KUCAĞIMDA ŞEHİT OLDU”

Çatışmada en yakın arkadaşının kucağında şehit olduğunu ifade eden Arman, “Saatler geçti, çatışma devam ediyordu. Kolumdan kan kaybetmeye devam ediyordum ve ikinci defa vuruldum. Bu defa belimle kalçam arasına isabet etti. Mevziimden çıkamadım. Yaralılarımız artıyordu, kan kaybımız devam ediyordu, çatışma tüm şiddetiyle sürüyordu. Arkadaşım Ağrılı Hacı Kılıç, rahmetle anıyorum, vuruldu, kucağıma doğru düştü. Sarıldım, sonra bir baktım ki gitmiş. Şehit oldu, benim kollarımda. Tüm kanı üzerime aktı. Yaralıları almak için gelen helikopterlerimiz çatışmadan dolayı inip bizi alamıyordu. Ben kan kaybından kendimden geçmişim, bayılmışım. Gözlerimi açtığımda Hakkari’de hastaneydim. Saat 17:00 sularıydı. Sonradan öğrendim ki çatışma biz hastanedeyken de devam ediyormuş. Benimle birlikte 8 arkadaşım yaralandı, 14 arkadaşım da şehit oldu” diye konuştu.

“PKK’NIN KURŞUNUYLA YAŞIYORUM”

PKK’nın kurşunuyla yaşamanın psikolojisini alt üst ettiğini belirten Hüseyin Arman, “Kalçama isabet eden mermi çıkartılamadı. Birçok hastaneden görüş aldık. Hepsi, ‘O kurşun çıkartılamaz, çok tehlikeli yerde. Çıkartırsak elzem sonuçları olur, kör olabilirsiniz, bacağınız felçli kalabilir. Sakat kalma oranınız yüzde 99’ dediler. Ben vücudumdaki bu kurşunu uykularımda bile unutamıyorum. Hiç sevmediğiniz bir grubun, PKK’nın, teröristlerin kurşunu ve ben bu kurşunu vücudumda taşıyorum. O anı sürekli yaşıyorum. Hacı Kılıç’ın kucağımda öldüğünü, tüm kanının üzerime aktığını sürekli yaşıyorum. Bir ses duyduğumda o anı yaşıyorum. Şehit haberi duyduğumda o anı yaşıyorum. Şehit haberi duyduğumda o gece uyuyamıyorum. Yaşadığımız çatışmanın üzerinden 26 yıl geçti fakat ben hala o anı yaşamaya devam ediyorum” açıklamasında bulundu.

“HEPİMİZİN PSİKOLOJİ BOZUK”

Çatışmada sağ kalan tüm arkadaşlarıyla görüşmeyi sürdüren Arman, “Ben karakolda sağ kalan tüm arkadaşlarımla görüşüyorum. Hepsinin, hepimizin psikolojik sorunları var. Psikolojik ve tabi ki ekonomik sorunlardan dolayı 2 çocuğumuz varken eşimle boşandık. Zaten günlük hareket kabiliyetimi de etkiliyor vücudumda taşıdığım kurşun, yürüdüğüm zaman ağrıyor. Yere oturamıyorum. Yarım saatten uzun araç kullanamıyorum. Bazı geceler elektrik çarpmış gibi bir sarsıntıyla uyanıyorum bacağımın ağrısından. Biz gazi sayılmıyoruz. 1953 yılında çıkan 1053 no.lu bir nizamiyede, ‘Vücudunuzun yüzde 40-45’lik uzuv kaybı olması gerekiyor’ diyor. Biz vücudumuzda mermi taşıyoruz ama uzuv kaybımız olmadığı için gazi sayılmıyoruz” dedi.

“BİZE GAZİ BELGESİ VERİLSİN”

Gazilik belgesi istediklerini aktaran Arman, “İnsanlara kendimizi anlatamıyoruz. Çalıştığımız yerlerde bile, vücudumuzda kurşun olduğunu duyanlar ‘Gazilik belgeni göster’ diyorlar. Belgem olmadığı için de ‘Yalan söylüyorsun, sen kendi kendini vurmuşsun demek ki’ diyorlar, lekeliyorlar. Aynı durumda olan birçok arkadaşım var. Çok üzülüyorum. Vücudumda kurşun ve şarapnel olduğu için ağır metal zehirlenme de meydana geliyor. Ankara’da meslek hastanesi bu teşhisi de koydu. Zehirlenmeye de devam ediyorum. ‘Kızılay kan isterse verme, kanın kurşundan dolayı mikroplu, zehirli’ dediler. Biz defalarca meclise gittik. Hem iktidar hem de muhalefet ‘İlgileneceğiz’ dediler ama ilgilenmediler. Biz devletimizden gazilik belgemizi istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.

MHP’li Şahin: “TBMM’de çalışma başlatıldı”

MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, “ Sayın Genel Başkanımız, Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendinin dediği gibi ‘terörle mücadelede tarih yazan, destan destan büyüyen gazilerimiz, milli birlik ve beraberliğimizin korku bilmeyen cengaverleridir. Şehit ve gazilerimiz Türk milletinin büyük gücüdür’, biz gazilik hadisesine böyle bakıyoruz. Bir de gazi sayılmayan gazilerimiz var. Kendilerine iş verilmiyor, sağlık problemlerine bakılmıyor. Hem gazilerimizin mevcut sorunlarının çözümü hem de gazi sayılmayanların gazi sayılması için partimiz TBMM’ de bir çalışma başlattı. 1 Ekim’de meclise sunulacak. Terörle mücadelede yaralanıp, malul sayılmayan gazilerimiz devletimizden yardım eli beklemektedir. Biz de büyük kahramanlık göstermelerine rağmen malul sayılmayan kardeşlerimize gazilik unvanının verilmesiyle birlikte, onurla taşıyacakları, gururla anlatacakları gazilik madalyalarının mutlaka verilmesi gerektiğini düşüyoruz. Kendilerine iş hakkı, seyahat hakkı, faizsiz ev kredisi, sağlık hizmetlerinde katılım payı muafiyeti verilmeli diye düşünüyoruz” diye konuştu.

OSMANAĞAOĞLU: “ANAYASAL GÖREVDİR”

MHP İzmir Milletvekili ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Tamer Osmanağaoğlu Terörle Mücadele Kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi verdiğini belirtti. Osmanağaoğlu, “Terörle mücadelede şehit olanların dul ve yetimlerine 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 21’inci maddesine göre aylık bağlanmaktadır. Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı belirli hisse ve oranlarda pay edildiği için şehitlerimizin anne ve babasına bağlanan aylık 630 TL’ye kadar düşmektedir. Vatanın birliği ve bütünlüğü, ülkemizin bekası için gözünü kırpmadan şehadet şerbeti içen şehitlerimizin ailelerini ile gazilerimize sahip çıkmak Anayasal bir görevdir. Kanun teklifimizle şehitlerimizin dul ve yetimlerinin maaşları yükseltilerek maaş farklılıkları giderilmektedir. Şehitlerimizin dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarının, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamayacağı hüküm altına alınmaktadır” dedi. -Halime ERDOĞAN

Next page

Gazete Yenigün