Yüksel ne yapsın?

Yayın Tarihi 13 Mayıs 2016

 

Türkiye’de siyasi konjonktür, sık sık gündem değişiklikleri ile savrulmaya devam ediyor. Merkezi siyasi yapılanmalar ile aktif siyasi gelişimler ülkenin siyasi yol haritasını şekillendiriyor.

Ortadoğu terör ve savaş batağında cebelleşirken, ülkemizin terörle mücadelede sürekli şehit verdiği günlerde halkın sıradanlaşan şehit haberlerine refleksi de eskisi gibi değil iken, Rıza Sarraf Amerika’da tutuklanmış itirafları gelmek üzere iken, Panama Belgeleri ile ciddi para aklama kaçırma işleri gün yüzüne çıkacak iken, savaş değil barış ortamının inşaa edilmesi gerekirken, ülkede tek adam yönetimine gidilmeye çalışılırken, esnaf kepenk kapatmış, vergi yükleri ile batan sigortasını yatıramayan icraya düşmüş esnaf sayısında bir önceki yıla göre yüzde 80 artış yaşanırken, AKP, MHP’yi dizayn etmeye çalışıyorken, AKP’de Genel Başkan ve Başbakan olan kişi bile Cumhurbaşkanına iki kelam edemez iken, düşük profilli bir başbakan bulunması için AKP kurultaya giderken, bıyık modası ile Başbakan olabileceğine inanan profilsiz, saç levha ile AKP çatısı kapatılmaya çalışılırken, güneydoğuda Sur’dan ve Cizre’den sonra Nusaybin, Silopi ve Kilis’te şehitlerimiz ile birlikte insanlık dramları yaşanıyorken, doğuyu görmemiş, iktidarı hiç yaşamamış CHP’li olduğunu söyleyen, eylem nedir bilmeyen, siyasi faaliyetleri, sadece parti içinden ibaret zanneden bireylerin masa başında oturarak CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel’in organize ettiği etkinliklere laf atmalarını garipsiyorum.

Hastalıklı anlayış yapılarından inadına vaz geçmeyerek, eleştiri yapmaktan, hatta sosyal medya üzerinden partiliyim diyerek İl Başkanına, genel başkanlarına verip veriştirmelerini, eleştirmelerini anlamakta zorlanıyorum. Vatandaş da partilileriniz de artık sizden ve  bu anlayışınızdan bıktı... “Sorununuz, eleştiriniz varsa gidin kardeşim, kendi içinizde halledin.”

Ülke yangın yerine dönmüş siyasi saldırılarla uğraşan mücadele eden bir yapıda herkesin omuz omuza vermesi gereken yerde, laikliğe, Atatürk’e, Cumhuriyet rejimine inanılmaz saldırılar yapılırken, ülke kan gölüne dönüştürülmüşken, sizin derdinize bakın ya!

CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel’in siyaset yapış tarzını beğenmeye bilirsiniz. Hiçbir zaman CHP çatısı altında bir araya da gelmeyebilirsiniz. Kişiliğini hiç mi hiç de sevmeye bilirsiniz. Geçmiş siyasi mücadeleniz içinde ona yer vermemiş de olabilirsiniz. Ama arkadaş CHP’liyim diyorsanız CHP İl Başkanı da  Alaattin Yüksel ise, sorununuz, rahatsızlığınız ve eleştiriniz varsa CHP kültürünü de biliyorsanız, CHP terbiyesi de almışsanız, (Ki defaten aldığınızı beyan ediyor, bazılarınız) kamuoyu önünde değil, il binasına gidersiniz, il başkanınızı istediğiniz kadar eleştirirsiniz. Alaattin Yüksel en az ondan eylem programları yapıp örgütünü davet ediyor. Örgüte düşen organizasyonlara katılım sağlamak ve destek vermektir. Organizasyonlara gitmeyeceksin, örgütlenmeye destek vermeyeceksiniz ve eleştireceksiniz. Yüksel ne yapsın? Sizi zorla sahaya kolunuzdan tutup mu çıkarsın? Yapmayın arkadaşlar yapmayın! Bu kafa ile bir yere varılmaz.

Vallahi de billahi de bu ucuz siyasi polemiklerinizden bıktık! Herkes bıktı! Çünkü ülkenin içinde olduğu bu süreçte partisine mücadele aşamasında nasıl katkı koyarım diye düşünmesi gerekenlerin, fırsatçılık yapıp gündemde kalabilmek için, nasıl yerden yere vururum, eleştiririm diye gündemde kalmaya yandaş medyanın manşeti olmaya meraklı, çıkarcı siyasi figürlerden CHP’nin temizlenmesi lazım diye düşünüyorum. Açıkçası CHP bu safralardan temizlenmelidir. Benden söylemesi çünkü vatan elden gitti, gidiyor! Ya aklınızı başınıza devşirir, birlik ve beraberlik içerisinde mücadele edersiniz. Ya da evinizde emeklilik günlerinizi geçirirsiniz.

Bu arada telefonuma “DEMOKRASİ” isimli bir yerden mesaj geldi. Mesajda; “Parti İçi demokrasi ve Önseçim panelimize bekliyoruz. Bugün (dün) saat 20.30 da Yenice Garden Düğün Salonu Anadolu Caddesi Ayyıldiz Durağı Karşıyaka !” dikkatimi çektiği için sizinle paylaştım. Bu Panelde konuşmacılardan biri CHP Bornova ilçe Başkanı Nevzat Kavalar diğeri ise 2015 Milletvekili önseçimlerinde tanıştığım, milletvekili aday adayı Dr. Taha Okan olduğunu gördüm. Tam da zamanında güzel bir panel! Ülkede her şey güllük, gülistanlık parti içi demokrasi ve önseçim konuşulacakmış. Vallahi bu arkadaşlara üzülüyorum. Başka konu yok mu arkadaşlar bulamadınız mı birlik ve beraberlikle eylem siyaseti nasıl yapılır. Rejim değişikliği isteyenlere karşı nasıl mücadele edilir? Her şeyi liderden bekleyen zihniyetten nasıl vazgeçilir? Sorumlu partililik anlayışı nasıl geliştirilir? Sorumluluk nasıl alınır? diye paneller yapsanız daha iyi olmaz mıydı? Partinizde ön seçim yapılmıyor mu? Ha genel merkez kontenjanı bire insin! Şimdi sırasıydı ya helal olsun size, siz oldukça bu şekilde düşündükçe, CHP daha çok iktidar yüzü görmekten uzak kalacaktır diye düşündürdünüz beni sağ olun yani!

Rejim değişiyor beyler bayanlar rejim! Kan akıyor beyler kan! “Sizin derdinize bakın; 1- Parti İçi demokrasi, 2- Önseçim ve 3- Genel Merkez kontenjanı bire insin.! Tebrikler !