Yozlaşma 2

Yayın Tarihi 21 Mayıs 2019

Eğitim alt yapısı yeterli gelişmişlik düzeyine ulaşmamış ülkelerde ahlak denilen kuram ön plana çıkmaz.

Aileden alınan eğitimle birlikte örf adet, anane, terbiye diyelim, bu konular çocukların çevreye intikalleri ile birlikte değişime ve dönüşüme başlar. Yeterli sistem terbiyesi, yani sistemin kuralları oturtulmamışsa alınan terbiyeye sadık kalan çok az sayı da insan kalır.

“ Beni sokmayan yılan binyıl yaşasın., Atın ölümü arpadan olsun, Devlet malı deniz yemeyen keriz, Ye kürküm ye,” özlü sözler  bana neciliği ve yozlaşmayı gün yüzüne çıkarır.

Kişisel çıkarlar toplumsal çıkarların önüne geçtikçe duygular aklın önüne geçmiş olur ki. Ahlak Aklı, yıllık değil ilelebet tatile çıkar.  

Ahlaki yozlaşmasının ortaya çıktığı ülkelerde, kültürel, sosyal, ekonomik, siyasi yozlaşmalar kaçınılmaz olur.

Yozlaşmanın en temel kuramı eğitimdir. Eğitimden bilgiden yoksun toplumlar yozlaşmaya mahkumdur.

Dinler yozlaşmaların yaygınlaşması ile evreye girer. Son din İslam dini tüm dinleri kapsayıcı din olarak yozlaşmanın ortadan kalkması için özenle korunması kollanması doğru anlatılması ve kavratılması gereken bir dindir. Peygamber efendimiz yozlaşmayı en iyi gören aile eğitimi ile insani değerleri çok yüksek olan paylaşımcı ve toplumsal ve insanlığın çıkarlarını, kendi çıkarından üstün gören bir varlık olduğu için peygamberlik vazifesi almıştır. Peygamberlik görevi de zaten toplumsal yozlaşmanın önüne geçmek olduğunu biliyoruz. Bu vesile Yaradan’ın rehber olarak İslam alemine gönderdiği Kur-an ın,  okunması anlaşılması çok ama çok önemlidir.

Kur-an ı Kerim zaten Ahlaklı insan olmanın ve ahlaklı insan kalmanın yoluna rehberdir.

Ne yazık ki dinimizi kendi şahsi çıkarlarına alet edip kendilerine gerek ekonomik gerek sosyal gerek siyasal rantlar elde etmeye çalışanlar ise dinin faziletine ihanet eden en büyük günahkarlar ve en büyük yozlaşmış kişiler olarak görülmelidir.

Gelişmekte olan ülke sınıfları yozlaşmayı en çok yaşayan ülkelerdir. Gelişmiş ülkelerde ise yozlaşma en alt sınıra sistem le indirgenir. Gelişmiş ülkelerde sistem vardır. Sistem hak, hukuk, adalet, üç saç ayağı üzerine kurulur.  Bu üçlü saç ayağı üzerinde toplumsal paylaşım ve sorumluluklar belirlenir. Bu topluluklarda yozlaşanları toplum derhal sistem dışına atar. Düzeni bozanlar sistem içine giremez artık lekelenmişlerdir. Toplumsal ahlak ve bakış açısında en ağır derecede cezalandırılırlar. Dinimizde de yozlaşmaya yüz tutmuş kişiler Allah katında mutlaka cezalandırılırlar.

Ramazan ayının yüzü suyu hürmetine, ahlaki yozlaşmadan uzak, kul hakkına, hukukuna, adaletli davranmak her ahlaklı namuslu bireylerin görevi olmalıdır. Ülkemizin yozlaşmış insan sayısını minimize edeceği hangi görüşten olursa olsun, siyasilerin siyaseti toplumsal çıkar için yaptığı  yozlaşmanın önünün alındığı suç sayıldığı, ahlak denildiğinde insanın utanma duygusunun ön plana çıktığı günleri yaşamak dileği ile saygılarımla…