Yerel(genel)seçimin ardından…

Yayın Tarihi 01 Nisan 2014

30 Mart yerel seçimi tartışmalarıyla, itirazlarıyla, kazananı, kaybedeniyle sonuçlandı. Başlıktaki parantez içinde belirttiğim genel seçim tanımını bu belediye başkanlığı ve meclis üyeliği seçiminin adeta genel seçim, referandum veya plebisit tarzında geçmesi nedeniyle yazdım. Yerelde ve özelde İzmir’de adayların projeleri hele de AKP adayı Binali Yıldırım’ın projeleri genel atmosferde kaybolup gitti.

Birçok seçim değerlendirmesi yazısı okudunuz. Ben bu yazımı bir açıklama üzerine kuracağım. İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş sıcağı sıcağına yaptığı açıklamada benim de katıldığım şu çağrıyı yaptı: “Artık normal gündeme dönelim ve önceliği ekonomiye verelim.”

Ekrem Demirtaş’ın bir beklentisini de yazayım ve üzerine konuşalım: “Tekrar büyük farkla kazanan iktidar, kendisine oy veren – vermeyen herkesi kucaklamalı. Muhalefet partileri ise politikalarını yeniden gözden geçirmeli.”

Sevgili okur, siz kaç gündür gerek iktidarın ve gerekse de muhalefet partilerinin 30 Mart öncesi ile sonrası açıklamaları arasında bir fark gördünüz mü?

İktidar kendisine oy veren-vermeyen herkesi kucaklama noktasında mı?

Muhalefet politikalarını yeniden gözden geçirme noktasında mı?

İTO Başkanı Demirtaş, iş dünyasının görüşlerini aktarıyor kamuoyuna ve siyasilere. Peki, siyasiler şu anda bu sesi duyabilecek noktada mı?

Ekonominin %4 büyüdüğünü söyleyen Demirtaş bu büyümenin devam etmesi için uyarı yapıyor ve aksi halde tehlikeye dikkat çekiyor: “Ekonominin daha da büyümesi için gündem tekrar ekonomiye dönmeli ve normalleşme yaşanmalı. Çünkü 2015 yılında küresel ekonomideki rüzgârların ülkemiz aleyhine dönmesi, sıcak para girişinin azalması ihtimali yüksek”

Ekrem Demirtaş gerek Başbakan’ın ve yerelde de Aziz Kocaoğlu’nun başarısının hakkını vererek uyarıda bulunuyor. Aziz Kocaoğlu’nun artık mazeretinin olmadığını söyleyen Demirtaş projelerin hızla hayata geçmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Demirtaş’ın bu açıklamasına doğrudan olmasa da Aziz Kocaoğlu seçim sonrası yaptığı ilk açıklama ile cevap vermiş gibi. Kocaoğlu “Çok çalışacağız, çok.” diyor.

Şimdi çok çalışma zamanı. Gerçekten böyle. Siyaset; iş yapmanın, çalışmanın önünü açmak içindir. Siyasi tercihler ve yol haritaları çizildi. Şimdi yol alma zamanı.

Ben artık mazeret üreten bürokratların olmayacağı düşüncesindeyim. On yılın tecrübesi ve konuya hâkimiyet, ne yapılacağının bilinmesi daha hızlı yol alınacağının göstergesi. Bu geçen on yılda önce çember yasası ile büyükşehir sınırlarının 50 kilometreye çıkması sonra Bütünşehir yasasıyla il sınırlarının büyükşehir sınırı olmasıyla mevzuatta hayli değişiklik yaşandı. Kentsel dönüşüm yasası çıktı. Aziz Kocaoğlu gazetecilerin sorusuna cevap olarak ilk iş tramvayı göstermiş ama sanırım yerinde kentsel dönüşüm ve kent içi trafiğine alternatif çözümler, bat-çıklar bundan sonraki her günün gündemini oluşturacak. Ama daha da önemlisi Kocaoğlu’nun balkon konuşması ve özellikle vurguladığı ‘parti ayrımı yapmadan’ yaşayan ve yaşanacak kent için çalışma sözü çok daha yapıcıydı.

birol_keskin40@hotmail.com