Yanıtlar

Yayın Tarihi 23 Ekim 2019

Bir gazeteci için yazdıklarına olumlu ya da olumsuz tepkiler gelmesi, (şahsen benim için) pırlanta değerinde…

Bir gazeteci için yazdıklarına olumlu ya da olumsuz tepkiler gelmesi, (şahsen benim için) pırlanta değerinde…
Karşılaştığımızda “o öyle değil aslında böyle” diyenler de oluyor (helal olsun kardeşim sana! diyenler de), telefonla arayanlar, mail ile birşeyler yazıp görüşlerini bildirenler oluyor, çeşitli sosyal medya gruplarında adımı zikredip bir şeyler yazanlar vesaire vesaire…
Bazen şimdi yaptığım gibi toplu yanıt verme yolunu seçiyorum, yanıtlar kısa oluyor ama, arif olanlar anlıyor.
Başlayalım…

* En çok şamata “Trump denen Don” yazımdan sonra çıktı. Trump’ın en yakın adamlarından biri olduğu halde onun ne olduğunu anlayıp istifa eden McGurk’den söz etmiş ve onun da Türkiye’ye yararı olmadığını kastederek amansız bir Türkiye karşıtı ve Kürt yanlısı olduğunu yazmış, hatta bölgede ona “Heval” diyorlar demiştim. Öküz altında buzağı arayanlar arasından “Hevalleri fena satmışsın” diyenler oldu! Ben Kürtlerin kendilerini Amerikan Ordusu piyadeleri gibi kullandırtmalarını kastetmiştim; onlar ne diyor! Yani “ben hadımım” diyorum, hala “kaç çocuğun var” diyenler çıkıyor! Sonuçta Doğan Karabulut’un dediği çıktı; emperyalizmin tanklarını sevinç naraları ve Amerikan bayrakları sallayarak karşılayanlar, şimdi tanklar Türkiye’yi görüp bölgeyi terkederken onlara taş ve terlik atıyolar! (Ama elbette şimdilerde “sen haklı çıktın” diyen yok!)
* İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili yazılarımın ardından “Tunç Soyer’e tapıyorsun!” diyenler de oldu; “Vallahi çaktırmadan Soyer’e en çok kılıç sokanlardan biri sensin!” diyenler de! Böyle bir şey olabilir mi! Yani insan aynı anda her iki uçta birden olabilir mi! Demek ki birileri fena halde yanılıyor (ya da ikisini söyleyenler de!). Ben sadece şunu söylüyorum; “şu anda olup bitenler sadece fragman; film daha başlamadı!” Anlaşıldı mı; bir daha yazayım mı?
* “Feyyaz Ünal üzerine” başlıklı yazımın ardından da söylenenler oldu… Şirketleri arasında ulusal çimento endüstrimizin devlerinden BATIÇİM ve BATISÖKE, enerji üretimi ve perakende satışı alanında faaliyet gösteren BATIENERJİ, hazır beton tesisleri bulunan BATIBETON ve liman işletmeciliği ve lojistik alanında BATILİMAN bulunan Batı Anadolu Grubu’nda İcra Kurulu Üyesi olan genç iş adamının yazdığı “Cevaplar Şirketin İçinde (Bir Aile Şirketi Hikayesi)” adlı kitabı anlatmıştım… “Yahu ne değerler var da bizim haberimiz olmuyor” diyenler çıktı; yahu siz (zengin toprakların fakir bekçileri!) burnunuzun dibini bile göremiyorsunuz, Feyyaz Ünal’ı nereden bileceksiniz!
* “Yazıyorsun, yazıyorsun da, ne olacak bu CHP’nin hali?” diyenler var… Onu CHP’ler bilir. Şu anda kale boş, top da önlerinde, vururlarsa gol olur; ama yine aynı takımda oldukları halde birbirlerine faul yaparlarsa, kendi kendilerini “kırıp”yine kırmızı kart yerlerse… Sonuç yine % 20 küsur olur!
* “Modası Geçmeyen Masallar”ı kimin için anlattığımı soranlar var… Yanıtım kısa ve net: “Kim üstüne alınıyorsa onlar için!”

Bu kadar… Yazdığım her şeyin yanıtını verip, ek açıklama yapabilirim. Çabuk anlayanlar kazanır; geç anlayanlar arkada kalır.