“Yalanınız batsın” mı?

Yayın Tarihi 12 Ocak 2021

“Yalanınız batsın” mı?

AK Parti ile CHP arasındaki bitmek tükenmek bilmeyen “savaş”lardan sonuncusu İzmir’de sosyal medya “meydan”ında “patladı”, karşılıklı “sıkma”larla devam ediyor...

 

AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli “Tunç Soyer yeni yaptığı iskeleye binlerce yıl bir kara bulut gibi topraklarımız üzerinde dolaşan simge düşmanımızın, Yunan Kralı Agamemnon’un adını verirken ne düşündü acaba? “Fikir neyse, zikir de o”dur derler! Kurtuluşun şehri İzmir’in sabrını zorluyorlar!” diye tweet attı; oranın geçici olarak devrede olan yüzer iskele olduğunu belirten CHP’liler kıyameti kopardı!

 

Bakın siz değerli muhataplarımın engin bilgi ve duygularına güvenerek kimsenin kolay kolay söylemeye cesaret edemeyeceği şeyler yazayım...

 

AK Partii’ye “düşman” olan biri, AK Partililerin bu son “polemik”te yaptığını “şeytanın işi olmayınca can sıkıntısından tutup kuyruğunu tartarmış” durumuna benzetebilir

 

Çünkü…

 

Agamemnon, “binlerce yıl bir kara bulut gibi topraklarımız üzerinde dolaşan simge düşmanımız” değil!

Daha doğrusu, Yunan bir kral ama böyle tarif edildiği gibi değil.

Mitolojiye göre Milattan yüzyıllar önce tarih sahnesinden gelip geçtiği bahsedilen bir Miken Kralı…

 

Bir kere bizim düşmanımız olup olmadığı da tartışılır çünkü o zamanlar bırakın düşman olmayı Türk ve Yunan toplumları birbirlerini tanımıyorlardı bile!

Yani daha iki toplum henüz karşı karşıya bile gelmedikleri için Türk-Yunan anlaşmazlığı diye bir şey yoktu!

Yani Kadifekale’ye Pagos denildiği zamanlarda da toplumlarımız düşman değildi!

 

Bu yüzden taaaaaaaaaaaaaaaa o zamanlardaki şeyler üzerinden şimdi böyle husumet alanları yaratmak

olacak şey değil (denebilir).

 

CHP’ye “düşman” olan biri de CHP’lilerin yaptığını “delinin biri (ya da birkaçı) bir kuyuya taş atmış; kırk akıllı çıkaramamış!” durumuna benzetebilir…

 

Çünkü…

Yok mu kardeşim Yunancadan başka bir isim, Kadifekale’deki üretici pazarına vermek için!

Yok mu başka isimde bir yüzer iskele? Bundan başka bulamadınız mı?

 

Tamam, anladık; Osmanlıca isimler falan vermezsiniz, anlıyorum; ama başka dilde başka bir isim yok mudur bulabildiğiniz? Mesela kendi dilinizde, Türkçe!
 

Bu yaptığınız bir nevi aşağılık kompleksine benzemiyor mu!

 

Yıllar önce benzer bir “aşağılık kompleksi” ihtimali varken, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA)’nı da uyarmıştım da, kim anlar kim dinler!

 

Hatırlatayım...

 

Yunan iş dünyasına yönelik broşürlerde İzmir’in adı Yunanca olarak Σμύρνη (Zmirni) diye yazılmıştı!

 

Tam da Yunan faşistlerinin “oraları eskiden bizimdi, bir gün yine bizim olacak” manyaklığının ekmeğine yağ sürecek cinsten yani!

 

Hatta, o yazımda, İZKA’dakilere “Arayın bakalım; Alexandroupolis yerine Dedeağaç, Komotini yerine Gümülcine yazan bir tane broşür bulabilecek misiniz!” diye de “meydan okumuştum”.

(Meraklısına vurgulu biçimde belirteyim; ben Yunanca (konuşa)biliyorum)

 

Aynı konu hakkında, biri az-çok bilinen, diğeri ise neredeyse kimsenin bilmediği uluslararası örnekler vereyim; Yunanistan, yıllar boyunca, "Üsküp, Makedonya adını kullanamaz, orası benim bölgem" diye etrafı ayağa kaldırdı (ve en sonunda da tezini kabul ettirdi!)!

 

Güney Amerika’nın burnunun dibinde olan ve Arjantin ile İngiltere arasında çıban başı olan adanın adı; Arjantinliler için Islas Malvinas, İngilizler için Falkland Islands

Yani iki taraf da, diğerinin verdiği adı asla ve kat’a kullanmıyor!

Diğer taraf “ismine bakın; orası benim!” iddiasında bulunmasın diye!

 

 

Yani…

Böyle şeyler birkaç belediyecinin aklına bırakılacak şeyler değil; önemli şeyler!