Yağmur İzmir’e değil EXPO’ya yağdı!

Yayın Tarihi 26 Kasım 2013

Bugün Paris’te EXPO oylaması var. 60 ülkenin İzmir için oy kullanacağını öğrendik. ¶Son ataklarla bu sayı artırılırsa EXPO 2020’yi İzmir’in alması işten bile değil.

EXPO oylamasına son atakla Sayın Başbakanımızın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın katılmasını İzmirliler olarak isterdik. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Dışışleri Bakanı iken EXPO’nun İzmir’e kazandırılması için çok çalışmıştı. Sayın Başbakan da Tokyo’ya kaptırılan Olimpiyatların İstanbul’a alınması için taa Brezilya’ya kadar gitmişti.

Olsun, Paris'teki EXPO heyeti de elinden geleni 2015 deneyimi ışığında yapacaktır. Buradan hepsine başarılar demekten başka, bir de İzmir’in EXPO’yu ne kadar çok istediğini, EXPO’nun İzmir’e yakıştığını belirtmekten başka yapacak bir şey yok.

* * *

EXPO hedefine kilitlenmişken İzmir’i sağanak yağmurun vurması her şeyi alt üst etti. Kimin ne niyeti varsa yağmurda ortaya döküldü. Fırsat bu fırsat denilerek uzun yılların yükü Büyükşehir'e ve Aziz Kocaoğlu’na yıkıldı. Hatta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de fırsat kervanına katıldı ve sosyal medya aracı olan Twitter’den “İzmir’e balık adam göndereyim mi?” diye mesaj attı. Bunun üzerine Paris’te bulunan Aziz Kocaoğlu çok nazik bir üslupla 2011 yılında Ankara’da bir alt geçidi su basması sonucu balıkadamların görevlendirildiğini hatırlatarak Gökçek’e “Biz o zaman bir şey dedik mi?” diye göndermede bulundu.

Melih Gökçek de bunun üzerine Aziz Kocaoğlu’ndan özür diledi, sözüm sana değil başkan dedi. AK Parti İzmir Milletvekili Aydın Şengül, Melih Gökçek’e nazikçe “Başkan sen İzmir’e karışma. Biz muhalefetin gereğini fazlasıyla yaparız. Sen karıştıkça İzmir’den oy kaybediyoruz” dedi.

Melih Gökçek sosyal medyayı çok iyi kullanıyor, deniyor. Dün Deniz Sipahi yazdı, sosyal medyanın iyi yönü de var, kötü yönü de. İyiye kullanıldığında ne güzel.

Buradan Melih Gökçek’e çağrım var: Sosyal medya üzerinden -madem çok iyi kullanıyorsunuz- İzmir’in EXPO 2020’yi kazanması için artık Twitter mı olur, facebook mu olur, vs. sosyal medyada desteğinizi bekliyoruz.

Bu yazımı Gökçek’e göndermeyeceğim. Bakalım danışmanları etkin çalışıyor mu? Bu yazıyı fark edecekler mi? Melih Gökçek EXPO’ya destek verecek mi?

İnanın bu satırları, görün bakın vermeyecek anlayışı ile yazmıyorum. Gerçekten destek vermek gerektiği için yazıyorum.Ve benim bildiğim Melih Gökçek bu desteği verir.

* * *

Ulusal gazetelerin ana sayfalarında manşet oldu İzmir’e yağan yağmur. Yağmur aslında EXPO’ya yağmıştı. EXPO sürecini etkileyecek şekilde kullanılınca sayın Valimizin EXPO oylamasına kadar iç tartışmalarımızın zamanı değil, söylemini dinleyen olmadı.

EXPO için Paris’te İzmir’e destek kulisi yapan SOCAR CEO'su Kenan Yavuz yağmurun İzmir aleyhine kullanılmasını eleştirdi.

EXPO İşadamları Komitesi Başkanı Kenan Yavuz’un duyarlılığını herkesten beklerdik.

* * *

Gelelim yağışa ve yağışın sele ve felakete dönüşmesine. İzmir’in altyapı sorunlarını, derelerin sorunlarını palyatif çözümlerle değil, uzun, çok uzun vadeli yatırımlarla çözüm konusunu siyasi parti ayrımı ve sen-ben kavgasını bir kenara bırakıp bütün İzmir olarak yapmalıyız. Çılgın projeler peşinde koşacağımıza çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız yaşanabilir İzmir’i şimdiden inşa etmeye başlamalıyız.

İzmir’de birkaç büyük dereyi temizleyince sorun çözülmüş olmuyor. Açın eski İzmir resimlerini, eski haritaları yüzlerce irili ufaklı dere göreceksiniz. Halil Rıfat Paşa son durağını ikide bir sel basardı Sonra Hürriyet Gazetesi arşivinden burada zamanında bir dere ve üzerinde tahta asma köprü olduğu resmi bulundu. Sonraki yıllarda o dere doldurulmuş ve her yağışta sel basar olmuş.

Tabiat ondan aldığımızı bir gün geri alır!

Tabiattan aldıklarımızı geri verelim!

İzmir’in derelerini geri verelim. Tabiatla çatışmacı değil, uyum içinde yaşayalım. Sosyal konularda “su akar yolunu bulur” deriz de aslında tabii olaylarda bu sözün geçeli olduğunu unuturuz.

Su akıyor yolunu buluyor. Su, yağmur biz önünü tıkadığımızda sel oluyor. Yağmurun İzmir’e kastı yok, niye yağmuru suçluyoruz ki!

İster EXPO’yu alalım, ister almayalım, sanki EXPO’yu almış gibi İzmir için çalışalım!

Yağmur felaket olarak değil, bereket olarak yağar o zaman!