'Vicdan' her zaman lazım!

Yayın Tarihi 23 Mayıs 2018

‘Vicdan’ her zaman lazım!

Vicdan gönüldür.

İnsanı insan yapan en büyük mertebedir.

Bir anda ‘stop’ der sana.

İkinci kez düşündürür seni.

Tek besin kaynağı empatidir. Ekmek, su istemez senden…

Ahlak, vicdanın taşrasıdır. Vicdan, aklın ve ruhun başkenti...

Ahlak aslında başkasının aklının ve ruhunun diktiği hazır elbisedir. Hani bize giydirilen.

Lakin vicdanı herkes kendi diker. Herkesin vicdanı kendinindir.

Vicdanı ruhta, ruhun fıtratında aramak gerekir. Vicdan kalbin hassasıdır. Birinin diktiği giysi, başkasına uymaz. Herkesin elbisesi başka başkadır çünkü...

Ahlak mı?

Topluma giydirilen gömlektir. “Üzerimdeki gömleği çıkarttım” dersin olur biter.. Zaten o gömleği de egemen toplumsal davranış oturtur üstümüze.

Sonra da birşey olmamış gibi gömleğin düğmelerini iliklerler. Hele bir çıkmak iste bakalım?

Hemen ahlaksız olursun, belki de vatan haini yahut şeref yoksunu!

Oysa asıl olan ahlak değil, vicdandır.

Çırılçıplak vicdan..

Çünkü vicdanları olanlar haksızlığı, ölümü, kötülüğü bilmezler. Önemli olan vicdanlarıdır.

Kütlesi olmayan ama etkisi dışımızdaki bütün otoritelerin yaptırımından çok daha yoğun bir güçtür. Hem de ayıbımızı yüzümüze vuran, bize hesap soran, uykusuz bırakan, rüyalarımıza giren bir güç.

Son yıllarda her alanda terazi öyle şaştı, öyle haksızlar oldu ki akla gelmez oldu vicdan...

Hele hele adalet kurumunda?

İçi boşaltıldı adeta.

Ne haksız kararlar verildi?

Yıllarca hapis yattı insanlar. Hasta olanlar, intihar edenler, ölenler oldu.

Yine de akıllanmadık. Clemens Brentano’nun “Eğer gece olduğunda rahat bir uyku çekmek istiyorsanız bilin ki "İyi bir vicdan en rahat yastıktır" sözü unutuldu gitti.

Bir edebiyatçı ne güzel söylemiş: “Bir hırkadır giydiğimiz; başkalarının çıkardığı. Bizden önce hayatlar vardı. Bizden sonra da hayatlar olacak. Biz arada bir yerde hayat yaşıyoruz.” diye.

Arada bir yede duruyoruz ya… İşte durduğumuz yerde bizi tutan vicdan aslında…

Vicdan, yaptığımız kötülüklerin muhasebesi. 

Günahlarımızın, yaptığımız haksızlıkların, adaletsizliklerin ve zulmün gizli şahidi. 

En büyük mahkeme. Çünkü bizi kendimiz ile yargılıyor.
 
Ve bu yargı kararının üzerinde hiçbir egemen güç duramıyor ne yazık ki…