VASİYETNAME

Yayın Tarihi 20 Mayıs 2021

Sayın Okuyucu, bugün ve yarın sizlere vasiyetname konusunda bilgi vermeye çalışacağım.

Uygulamada vasiyetname çoğunlukla mirasbırakan tarafından yapılmaktadır. Vasiyet yapabilmenin ön koşulu, kişinin ayırt etme gücüne sahip olması ve onbeş yaşını doldurmuş bulunması gerekir.

Vasiyet üç şekilde yapılabilir. Resmî şekilde veya kendi el yazısı ile ya da istisnai durumlarda sözlü olarak yapılabilir. Kanunda resmi vasiyetnamenin sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli tarafından düzenlenebileceği belirtilmiştir. Şimdi vasiyetname çeşitlerine daha yakından bakabiliriz. Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir ve memur vasiyetnameyi yazarak veya yazdırarak okuması için mirasbırakana verir. Mirasbırakan vasiyetnameyi okur ve vasiyetnameyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder ve vasiyetnamesini imzalar. Memurda tarihini koyarak imzalar. Bunu takiben tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Resmi vasiyetnamede, vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.

Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.

Resmî vasiyetnameyi düzenleyen memur, vasiyetnamenin aslını saklamakla yükümlüdür. Resmi memur olarak vasiyetname düzenleyen noter ise, Noterlik Kanunu m.69 ve Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği m.57 gereğince elektronik ortamda merkezi veri tabanına göndererek tescil ettirir. Resmi vasiyetname düzenlenirken tanık olamayacaklar ile vasiyetnameyle lehlerine kazandırmada bulunulamayacak kişiler kanunda tek tek sayılmıştır. Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okuryazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar. Resmî vasiyetnameyi düzenleyen memura, tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.

El yazılı vasiyetnamede, vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek  başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılıp imzalanması zorunludur. El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.

Sözlü vasiyetname ise ancak yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapılamıyorsa, mirasbırakan sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler. Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okuryazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.

Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan ederler. Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek mirasbırakanın son arzularını bir tutanağa geçirtebilirler.

Sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa, teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; Ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa, o aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumlarında tedavi edilmekteyse, sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer. Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer.

Mirasbırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak, önceki vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından dönebilir. Kendi el yazısıyla düzenlediği vasiyetnameyi yok edebilir. Belirli mal bırakma vasiyeti de, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar. Mirasbırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki vasiyetname onun yerini alır. Kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname hükümsüz kalır. Bu duruma sebep olan tazminat ödemekle karşı karşıya kalabilir. Vasiyetnameyle yapılan ölüme bağlı kazandırmalar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir. 

Mirasbırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir. Vasiyeti yerine getirme görevlisinin, göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Vasiyeti yerine getirme görevlisine sulh hâkimi tarafından görevi bildirilir. Görevi kabul etmediğini onbeş gün içinde sulh hâkimine bildirilmezse, görev kabul edilmiş sayılır. Vasiyeti yerine getirme görevlisi hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir. Noterlere de vasiyeti tenfiz görevi verilebilir. Bu görev, noterlik göreviyle bağdaşan görevler içinde sayılmıştır.

Vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Bu süre “hak düşürücü” süredir. Hükümsüzlük, def"i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Tenkis davası açma hakkı ise, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar. Bu süreler de “hak düşürücü” sürelerdir. Tenkis iddiası da, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.

Tereke mallarının korunması ve hak sahiplerinin üzerine geçmesi için, talep üzerine veya resen, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler özellikle, terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından, hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde ise Devlet tarafından karşılanır. Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

Vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın, ele geçen vasiyetnamenin bekletilmeksizin sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur. Vasiyetnameyi düzenleyen veya muhafaza eden görevli ya da mirasbırakanın arzusu üzerine saklayan veya başka surette ele geçiren ya da ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir öğrenmez teslim görevini yerine getirmekle yükümlüdür; aksi takdirde bu yüzden doğacak zarardan sorumludur. Sulh hâkimi, teslim edilen vasiyetnameyi derhâl inceler ve gerekli koruma önlemlerini alır; terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen yönetilmesine karar verir.

Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır. Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı işlemler yapılır. Mirasta hak sahibi olanların her birine gideri terekeye ait olmak üzere, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği hâkim  tarafından tebliğ edilir. Nerede olduğu bilinmeyenlere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımları ilân yolu ile tebliğ olunur.

Vasiyetname ile atanmış mirasçılar, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren üç ay içinde mirası reddedebilirler.

Mirasbırakanın alacaklıları, kendilerine güvence verilmediği takdirde, mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde, terekenin resmî tasfiyesini ve gerekli koruma önlemlerinin alınmasını isteyebilirler.

Vasiyetname, malvarlığı üzerinde vakıf kurulması veyahut çocuğun tanınması için de yapılabilir.

Vakıf kurma iradesi, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır. Vakıf kurma iradesi ölüme bağlı bir tasarruf olan vasiyetname ile yapılmışsa, vakfın tüzel kişilik kazanması için mahkemeye müracaat ya vasiyetnameyi açan sulh hâkimi tarafından ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılır. Başvurulan mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re'sen alır.

Vasiyetname ile tanıma beyanında bulunan kimse, küçük veya kısıtlı ise veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir. Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına, çocuk  vesayet  altında ise vesayet makamına bildirilir. Daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz, hukuk danışmanınıza / avukatınıza başvurmanızı öneririm.