Valinin İstanbul’a EXPO mektubu!

Yayın Tarihi 05 Kasım 2013

“Şehrimizin adaylık heyecanını sizinle paylaşmak adına bu mektubu yazıyorum.¶

“Daha İyi Bir Dünya İçin Yeni Yollar/Herkes İçin Sağlık” temasıyla yaptığımız adaylık başvurusunun oylaması ise Uluslararası Sergiler Bürosu (BİE) üyesi 167 ülkenin katılımıyla 27 Kasım 2013 tarihinde Paris’te yapılacaktır.

İzmir; dünyanın geleceğini ilgilendiren sağlık temasını seçerken kentin tarihiyle örtüşen, ülkenin başarı hikâyesiyle de birleşen çok önemli bir soruna da dikkat çekme gayreti içindedir.”

Mektup böyle başlıyor. Mektup kime yazıldı?

Ulusal gazete ve televizyonların –daha doğrusu İstanbul’dan yayın yapan gazete ve televizyonların yöneticilerine.

Peki, bugüne kadar İstanbul medyası İzmir’in EXPO 2020 adaylığına ne kadar destek verdi?

Bakın bir örnek anlatayım.

* * *

Rahmetli İsmail Sivri anlatmıştı bir sohbetimizde. Gazeteciler Cemiyetinin efsane başkanı birçok gazetecinin ‘Baba’ diye hitap ettiği İsmail Sivri İstanbul’un İzmir’e bakışını rahmetli Abdi İpekçi ile aralarında geçen şu anı ile anlatmıştı.

İsmail Sivri 1970’li yıllarda Milliyet Gazetesi’nin İzmir temsilcisidir. İzmir Enternasyonal (Asrı Ulusal) Fuarı açılmıştır. İsmail baba haberi geçer, bol resimli, bol röportajlı dolu dolu ve zengin içerikli. Ertesi gün bir bakar ki Fuarın görkemli açılış haberi iç sayfada kısaca yer almış. İsmail Sivri hemen bir istifa dilekçesi yazar ve İstanbul’a Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi’ye gönderir. Abdi İpekçi derhal arar İsmail babayı. Neden istifa ediyorsun, diye sorar. İsmail baba, İzmir Enternasyonal Fuarı açılış haberi eğer önemsizse benim de gazetede kalmam artık önemsiz, der. Mesajı alan rahmetli İpekçi tamam, der. Devrisi gün Fuar haberi renkli fotoğraflarla birinci sayfadan ve manşetten yayınlanır.

* * *

Bu anıyı belki çeşitli sohbetlerde başka ortamlarda da anlatmıştır İsmail Sivri, gazeteci arkadaşlar bilirler.

Şimdi İstanbul medyasını bekliyorum, İzmir 2020 EXPO’su için kıllarını kıpırdatacaklar mı?İstanbul medyası kılını kıpırdatmazsa İzmir’den İsmail Sivri gibi tavır konacak mı?

* * *

EXPO için son düzlüğe girilirken 27 Kasım sonrası için gardını alanlar ufaktan eleştiri geliştirmeye başladılar.

Oysa yarış son düzlükte kazanılır!

Son metrelerde, ip göğüslemeye an kala ayağın tökezlemezse, ciğerindeki nefesi son zerresine kadar harcarsan kazanırsın.

Sanırım İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın da yapmak istediği bu. Tartışmaları oylama sonrası yapalım, ama şimdi işimize odaklanalım, diyor.

2010 yılında Şanghay’da yapılan EXPO’da 73 milyon ziyaretçi gelmiş ve bu rakamla tarihin en büyük sergisi olmayı başarmış.

Vali Toprak’ın mektubunda bir de şimdi bilinmeyen ama sanırım hazırlıkları yapılan sürpriz var. Vali dünyadan örnekler veriyor ve şöyle diyor:
“Ayrıca 1851 yılında EXPO için yapılan Londra’daki Crystal Palace, 1889 Paris EXPO’su için inşa edilen Eyfel Kulesi, 1958 EXPO’su için Brüksel’de yapılan Atomium ve 1998 EXPO’su için hizmete açılan Lizbon’daki Vasco de Gama Köprüsü gibi etkileyici bir eserin İzmir’e  kazandırılması projelerimiz arasındadır.”

* * *

EXPO oylaması öncesi İZKA ve EXPO genel sekreterliği görevini birlikte yürüten Ergüder Can’ın görevden alınması zamanlama açısından sanırım uygun olmadı. Ama Vali’nin genel sekreterin oylamaya kadar görevinin başında olduğunu açıklaması EXPO delegelerini ne derece etkiler bilemeyiz.

* * *

İstanbul medyasının çoğu yöneticisi İzmirlidir. Haydi İstanbul medyası, son düzlükte son atakla kazanalım EXPO’yu!