Valinin hedefi EXPO’da sandıktan çıkmak!

Yayın Tarihi 30 Temmuz 2013

İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın basın temsilcileriyle iftarında hem tanışma fırsatı hem de EXPO’yu değerlendirme imkanı oldu.¶ Son dönemde önemine binaen EXPO üzerine yazılarımda sayın Vali'ye “Basınla bir EXPO sunumu yapılması” önerisi getirmiştim. Dünkü iftarda fonda EXPO’yu görünce sayın Vali Toprak’ın konuşması da EXPO ağırlıklı olunca yazdıklarımın boşa gitmemesi adına sevindim. İftardan sonra vedalaşmada sayın Vali EXPO yazılarımı okuduğunu belirtince daha da mutlu oldum.

İzmir Valisi Mustafa Toprak daha İzmir’e gelmeden kucağında EXPO’yu ve Gezi direnişini bulmuştu. Kısa zamanda hayli yol alan, hatta özel olarak Paris’te temaslarda da bulunan Vali Toprak konuşmasında konuya hakimiyetini gösterdi.

Daha önce birkaç toplantıda konuşmasını dinlemiştim, biraz tutuk gelmişti ama hakim olduğu konuda konuşunca hitabetinin de güçlü olduğunu anladım.

Ankara Siyasal Bilgiler Ekonomi mezunu bir Vali herhalde mülkiye mürekkebini tatmışsa böyle olmalı.

* * *

Gelelim sayın Vali'nin EXPO için söylediklerine. Öncelikle sandıktan çıkmalıyız diyor Vali. Yani her şey sandık için. Hedef sandıktan çıkmak. Kasım’da oylama var. Dananın kuyruğu kopacak. Sandıktan çıkarsak mesele yok.

Peki sandıktan nasıl çıkılacak? Geçen sefer Milano EXPO başvurusuna 15 gün kala kıl payı müracaatını yaptı ve EXPO’yu kaptı. Bu kez karşımızda rakibimiz çok ve işimiz zor. Hem de bazı ülkeler bazı rakiplerimizi destekleme kararı almış ve bunu deklare etmişken.

Bir ülkenin oylama öncesi desteklediği ülkeyi deklare etmesi bence demokratik değil. Çünkü diğer ülkeler bundan etkilenebilir. Örneğin İngiltere’nin Dubai’yi desteklemesi hiç etik değil. Ama kapitalizm dünyasında hangi etikten bahsediyorsun Birol diyebilirsiniz. Gerçekçi ol, oyunu kurallarına göre oyna, biz de Milano’dan ders çıkardık, onların oynadığı gibi oynayacağız, diyebilirsiniz.

Vali Toprak’ın bir sözü dikkatimi çekti. Bunu siz sevgili okurlarımla da paylaşmak istiyorum:

“168 üye devletin çok önemli bir kısmı üst düzeyde ziyaret edilmiş durumdadır. Tüm BİE delegelerine bir kere ulaşılmıştır. Bundan sonra kalan aylarda daha da yoğunlaşarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İşin adaleti varsa tüm yaşanan gelişmeler ve sağlık temasıyla EXPO 2020 İzmir’i işaret etmektedir. Tabii ne yaparsak yapalım EXPO sandıktan çıkan oya bağlıdır. Hedefimiz sandıktan İzmir’i çıkarmaktır.”

Bu paragraftaki “işin adaleti varsa” sözü beni ürpertti. Ne demek işin adaleti varsa?!

Demek ki yok!

İşin adaleti olsaydı biz 2015 EXPO’sunu alırdık. 2015 EXPO’sunun kaybedilmesinde bence kimse kimseyi suçlamasın.

O zaman adaleti nasıl sağlayacağız? Biz sağlayacağız. Öyle olmaz, böyle olur, al sana adalet diyeceğiz.

Yine de EXPO en azından bilgilendirmede daha paylaşımcı olmalı. Ben kendi adıma 1994 yılından beri EXPO üzerine her türlü desteği verdim veriyorum. Bundan sonra da vereceğim. Hatta EXPO 2015 sürecinde sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’den Cumhurbaşkanlığı soğuk damgalı bir davetiye aldığım ve davete katıldığımda merak edip sormuştum, neden ben ve adıma davetiye diye. Ankara’dan gelen üst düzey yetkililer aynen şu yanıtı vermişlerdi: “Birol Bey, sizin EXPO yazılarınız nedeniyle davet edildiniz. Her yazınız titizlikle takip ediliyor.EXPO’ya verdiğiniz desteği biliyoruz.”

Biz yazıyoruz, suya atıyoruz, artık ya balık bilir ya Halik.

* * *

Bir sonraki yazım için ön not: EXPO 2015 kaybedilince 3 gün ağlayan üst düzey kim?

İzmir EXPO’yu kaybederken hangi il EXPO’yu kazandı?

Az sonra.