Uzlaşmada İzmir, Türkiye birincisi

Yayın Tarihi 29 Ocak 2014

“Uzlaşma”, tarihinde çatışma yoğunluklu yaşayan toplum için neredeyse “ihanet”le eş değer kelime ve kavram idi.

Mahkemelerde avukat “uzlaşma”yı öneremezdi. Uzlaşma öneren avukata kötü gözle bakılır, avukat bizim davamızı sattı mı diye düşünülürdü.

Hoş, uzlaşmanın hukuki alt yapısı da yoktu. Kanunla bir cümlelik düzenlendiğinde hakimler “taraflara uzlaşmak isteyip istemedikleri soruldu, uzlaşmıyoruz dediler” diye kalıp cümleyi yazdırırdı. Oysa yukarıda belirttiğim gibi “uzlaşma”nın bir hukuki müessese olduğu, hüküm ve sonuçlarının neler olduğu bilgisi taraflara verilse belki de taraflar bunun kahvehane kültüründeki ihanet gibi algılamayacaklar ve uzlaşacaklardı. Yıllar önce bir dilekçemde bu hususu belirttikten altı ay sonra bir torba yasada taraflara bilgi verilmesi ile ilgili maddeyi görünce, doğrusu bir dilekçenin hukuki metne dönüştüğünü görmek beni umutlandırmıştı.

* * *

Uzlaşmada beni umutlandıran bir önemli çalışma da Ferda Eser’in Yaşar Üniversitesi’nde yaptığı Yüksek Lisans tezi oldu. “Ceza Muhakemesinde Uzlaşmada İzmir Modeli” başlıklı tezin danışmanı Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, bu çalışmanın ortaya çıkmasında önemli yönlendirmeleri ve katkıları olan isim oldu.

Uzlaşma hukukumuza bir müessese olarak girdikten sonra bu konu hakkında bildiğim kadarıyla yazılan ilk tez Ferda Eser’in. Balçova Emniyet Müdürlüğü yaparken İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanan ve burada da başarılı çalışmalarının ardından emekli olan Ferda Eser sanırım kendi yaşadıklarından da hareketle toplumun “uzlaşma” konusunda bilimsel çalışmaya ihtiyacı olduğunu tespit etti.

İzmir Barosu da uzlaşma seminerleri ile avukatlara sertifika programları düzenledi. İzmir Barosu’nun uzlaşmaya getirdiği tanımlama benim çok hoşuma gitti: “Onarıcı adalet”

Uzlaşmada, yani onarıcı adalette taraflar verdikleri kararın ve vardıkları sonucun adaletli olduğu duygu ve düşüncesini taşıdıkları zaman, işte o an, hem kişi vicdanı, hem toplum vicdanı tatmin olduğu veya tatmine en yaklaşıldığı an özlemini duyduğumuz adaleti yakalamış oluruz.

* * *

Ferda Eser neden uzlaşmada İzmir modelini seçti? Bunu İzmir’i bilenler, İzmirli olanlar, İzmir ve Türkiye’yi iyi biliyor. Türkiye’deki uzlaşmaların %62’si İzmir’de gerçekleşti. Sadece geçen yıl 2530 dosyada taraflar bir araya gelerek yıllarca sürecek mahkeme safahatı yerine uzlaşarak, barışarak, adalet duyguları tatmin olarak ayrıldılar. İzmir bundan böyle kumrusu ile çiğdemi ile anıldığı gibi “uzlaşısı” ile de bilinecek. İzmir, uzlaşmada Türkiye birincisi. Bunda Başsavcı vekili Uğurcan Sevinç Kızıloğlu ve Uzlaşma Savcısı Nazan Pekcan’ın da iyi niyetli, hukukun üstünlüğüne inanan gayretlerinin önemli bir yeri var. Nazan Pekcan mahkemelere intikal etmeden taraflara ayrıntılı olarak uzlaşma konusunu adeta bir seminer gibi bilgilendirme yaparak onların özgür iradeleri ile uzlaşma yolunu seçmelerine vesile oluyor.

* * *

Ferda Eser’in bu tezi hukuk yayınları basan bir yayınevince basılıp toplumun hizmetine sunulmalıdır. Ki bundan sonra bu konuda araştırma yapacak olanlara önemli bir kaynak olabilir. Eser’in tezi bir yazı ile tanıtılması yetersiz kalabilir. Ben burada kendimce önemli gördüğüm şu hususu belirtmek istiyorum:

Uzlaştırmacı hukukumuza göre sadece Baroların uzlaştırmacı sertifikası verdiği avukatlardan oluşmuyor, Uzlaştırmacı Savcılığına kayıtlı yemin etmiş belirli kriterleri yerine getirmiş avukat dışı uzmanlardan da oluşuyor. Barolar ise sadece kayıtlı avukatların uzlaştırmacı olmasını savunuyor. Evet, Eser tezinde Barolar ile Uzlaşma Savcılığı arasında sıkı bir işbirliğini öneriyor. Baroların avukatlar dışındaki kişilere de sertifikalı eğitim vermelerini istiyor. Buna da katılıyorum ama ben uzlaştırmacının illa ki savcının talebi üzerine Baro’nun görevlendirdiği avukat olmasından yanayım. Zaten uzlaştırmacı olarak görevlendirildikten sonra o avukat o işte avukat sıfatı ile değil, “uzlaştırmacı” sıfatı ile görev yapıyor.

* * *

Ferda Eser’i Uzlaştırmada İzmir Modeli çalışmasından dolayı kutluyor, bu eserin bir an önce kitapçılarda yerini almasını diliyorum. Tabii kamuoyu olarak da yeni eserlerini beklediğimizi buradan duyuruyorum.