Üvey evlat İzmir 

Yayın Tarihi 26 Ocak 2018

Üvey evlat İzmir 
İzmir yıllardan beri üvey evlat muamelesi görmüş, Türkiye’nin batıya açılan penceresidir.  Yaşama  kalitesine ve özgürlüğüne düşkün İzmir Türkiye’de yaşayan vatandaşların yüzde 90 dan fazlasının gıpta ile baktığı, yaşamaya çalıştığı bir şehirdir. Şehir değil, aslında yaşam biçimi ile bir kültürdür. İzmir yaşama kültürü olarak Avrupa birliğine sunsanız ilk önce derhal İzmir Avrupa birliği üyesi olabilir. 
İzmir kendini Türkiye’ye hatta Avrupa’ya ispat etmiş, sosyal demokrat yaşam kültürünü yaşayan herkese İzmirli olma yolunda özümsettirmiş bir şehirdir. İzmir'de kimse kimsenin hayatına karışamaz. İzmir’de her  kesim rahat yaşar. Yaşam kültüründe müdahaleye asla izin verilmez. Bu gelenekselleşmiş bir hayat tarzıdır. O yüzdendir ki İzmir bir yaşam biçimidir. Türkiye, İzmir olduğu zaman zaten Avrupa birliği kapısında kalmamız mümkün değil, direkt Avrupa birliği içinde yer alırız. 
Gel gelelim yatırımlara ; İzmir yerel yönetimlerinin İzmir kentine yatırımları ile merkezi hükümetin yatırım oranları bilimsel araştırmacılarca ortaya konulduğunda İzmir hakkettiği yatırımı merkezi hükümetten alamamıştır. Yerel yönetimlerin kıt kaynaklarla yaptığı yatırımların merkezi yönetim yatırımlarının 2 katından fazla olduğu görülünce İzmirlinin üvey evlat muamelesi gördüğü çok net ortaya çıkmıştır.
Merkezi hükümetin,yani AKP'nin İzmir vekillerinin popülist  yaklaşımla büyükşehir belediyesinin yatırımlarının rakamlarını görmezden gelerek kamuoyunda İzmir'in mağdur edilmediğini dile getirseler de, durumun realitede hiç de öyle olmadığı ortaya çıkmıştır. 
Yıllarca İzmir’den toplanan vergi gelirlerinin İzmir’e geri dönüşlerinde yüzde 75' lerin üzerine çıkmaması da zaten merkezi hükümetin İzmir’e bakış açısını ortaya net olarak koymuştur. Geri dönüş dediğimiz İzmir’den ve bütün şehirlerden toplanan vergiler merkezi bütçeye gönderilir ve her ile bütçeden geri ödenek gönderilir. İzmir bu konuda maalesef AKP'nin belediyelerinin bulunduğu metropollere göre en düşük geri dönüş le karşılaşmıştır.  Hizmette gelir adaletsizliği ile doğru projeler ortaya koymak da halkın ihtiyaçlarına doğrudan cevap vermek açısından önemlidir. Bu vesile ile yine dolaylı merkezi yönetim yatırımları çerçevesinde yine diğer metropollere göre yatırımlarda son sıralarda İzmir yer alarak üvey evlat muamelesi görmüştür.
25/01/2018 tarihli Hürriyet gazetesindeki habere göre İzmir yerel yönetim yatırımları rakamları ile merkezi yönetim yatırımları arasında uçurumun olması şaşkınlık yaratmamıştır. Ancak AKP'li vekillerin de bu durumu görmesi ve İzmirli olarak İzmir’e sahip çıkmaları gerekmektedir. 
Önceki yazılarımda da dile getirdiğim körfez geçişi projesinin İzmir'de elzemliği tartışılır hal almadan bu yatırım İzmir’e ciddi yatırım gibi gösterilse de, çok erken bir yatırım olacağı daha elzem gerekli yatırımlardan sonra bu yatırımın dile getirilmesi sorumlu bir devlet yöneticiliği açısından önemlidir. Eğer ki popülist değilsek memleketimizi vatandaşımızı düşünüyorsak acil yatırım gerektiren projeleri öne çıkarmamız ve kentlerimiz açısından ayırım yapmamamız gerekir.  Burası benim belediyem diğeri başka partili belediye demeden, devlet olma anlayışı ile hareket edilmesi gerekir. İzmir gavur değildir hiçbir zaman gavur olmayacaktır. İzmir'e sevgi ile bakan İzmir'den sevgi görür... İzmir’den her kesime her düşünceye şefkatli yaklaşım mevcuttur. Yeter ki İzmirli sizde art niyet görmesin. Unutmayın İzmir Türkiye’nin batıya açılan penceresidir. Ve asla Türkiye’nin üvey evladı değil, bilakis öz ve öz evladıdır. Örnek gösterilecek tek metropol özgürlükler şehridir. Selamlar ve sevgilerim boyozculara, gevrekçilere ve çiğdemcilere gelsin! Ama biz buyuz. Bizi değiştirmeye uğraşmayın. Kalın sağlıcakla !