Umut bitti mi?

Yayın Tarihi 29 Haziran 2018

 

 

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği baskın seçimi sona erdi. Ülke genelinde hiçte beklenmeyen bir sonuç ortaya çıktı. İkinci tura kalacağı kesin gözle bakılan Cumhurbaşkanlık seçimi birinci turda yüzde 52 oyla Recep Tayyip Erdoğan lehine sonuçlanmıştır.

Bu seçimin galibi MHP dir. MHP’nin seçimler öncesi yüzde 3-5 aralığında oy alabileceği düşünülürken, yüzde 11 gibi bir sonuçla ayrılması bir çok siyasi otoriteyi şaşkına uğratmıştır. HDP’nin seçimde yüzde 11-12 civarında oy alabileceği düşünülürken HDP kendi oyunu almıştır. AKP nin seçimlerde ciddi oy kaybedeceği bekleniyordu. Ancak yüzde 7’lik bir kayıpla sınırlı kalması hesapları alt üst etti. 16 yıllık AKP iktidarında ilk defa meclis çoğunluğunu 600 milletvekili olmasına karşın kaybeden, AKP’nin mecliste önümüzdeki dönem MHP ye ve-veya diğer partilere göbekten bağlı olması sonucu ortaya çıkmıştır. İyi Parti toplumsal beklentinin altında oy alarak yüzde 10  oyla, seçimden çıkması, genel başkanı Meral Akşener’in oyunun yüzde 7 lerde sonuçlanması şaşkınlıkla karşılandı.

MHP’nin oylarının İYİ Partiye ve Meral Akşener’e  gideceği beklenirken  blok olarak yerini koruması ve Cumhurbaşkanlığında  Recep Tayyip Erdoğan’a gitmesi de şaşkınlıkla gözlendi.! Saadet partisinden beklenen yüzde 3 lük oy sandığa yansımadı ve yüzde 1 lerde seçmenden oy alması da millet ittifakının beklentisinin çok altında kaldı. 

MHP uzun yıllardan beri ve normal şartlarda oy oranı yüzde 1 -2 lerde görünen Şanlıurfa, Adıyaman  ve Mardin gibi illerde neredeyse yüzde 10 lara yakın oylar alması şaşkınlıkla karşılandı. Türkiye genelinde MHP’nin Türk milliyetçisi oyları aldığını biliyoruz. Son zamanlardaki Kandil hareketi, sınır ötesi Afrin ve Menbiç harekâtları ile ulusalcı milliyetçi kesimin oylarını bloklaştırdığı düşünülmekle dursun, Bu işte bir iş var da dedirtti. Özellikle Mardin, Urfa, Adıyaman da alınan oyların düşündürücü olduğu dikkatlerden kaçmadı. Sonuç olarak alması muhtemel gibi görünmeyen oy yüzdesine ulaşan MHP, sanki dip dalgayı kendine çeken parti oldu.

Cumhurbaşkanlığında ise tartışılmaz ülkenin son 17 yıldır beklediği, ne zaman bir lider çıkacak da Erdoğan a alternatif olacak denildiği süreçte, Muharrem İnce nin Toplumun bütün kesiminin Umudu haline geldiği su götürmez bir gerçektir. Recep Tayyip Erdoğan’ın tek alternatifi olarak gönüllerde ciddi yer ettiği görüldü. Yüzde 30.7 oy alarak kendisinin beklediğinin 3-5 puan altında oy alsa da, umudun adayı olarak gönüllerde yer etti. Cumhurbaşkanı olma olasılığı en yüksek ve geleceğin Cumhurbaşkanı olma yolunda ciddi alternatif olduğunu da dünyaya ispat etti. Muhafazakâr kesimin kısmen CHP korkusunu yenmesine de sebep olan İnce, bir sonraki seçimde çatı aday olarak AKP adayına karşı seçimi kesin kazanır gözü ve düşüncesi şimdiden başladı.

Seçimlerin, demokratik şartlarda cereyan etmemesi ayrı bir konudur. Olağanüstü halin devam ettiği, devlet ve kamu imkanlarının iktidarın lehine yoğun kullanıldığı, özellikle devlet televizyonlarının sürekli Akparti ve Erdoğan reklamları ile ön plana çıkması, muhalefetin yoğun tepkisi ile karşılaştı. Özellikle iktidar mitinglerinin yaklaşık 20 kanalda baştan sona naklen yayınlanması, muhalefet partilerinin adaylarının mitinglerinin sadece haber kanallarının bazılarında 10-15 dakikadan fazla, bazen de hiç yayınlanmaması demokratik bir seçim olmadığının göstergesi idi.

Sonuç olarak bu seçimde partisinin oyunun üstüne yüzde 10 fazla oy koyarak kazanan Erdoğan olmuştur. Ancak Türkiye’nin umudu seçim sonrası bile Muharrem İnce olmuştur. Umut bitmemiş, Devam etmektedir. Bu gün kamuoyunda Erdoğan’a oy verenler bile keşke ince dediğini duyuyoruz. Umudun olduğu yerde bahar olur diyerek Tüm Türkiye’ye seçimlerin hayır getirmesini diliyorum.