Ülkem solcu oldu!

Yayın Tarihi 12 Ağustos 2016

Yıllar yılı solculara sokak eylemcilerine komünist gözü ile bakılırdı. Demokrasi, özgürlük, insan hakları için, eşitlik ve hukuk için, adaletin eşit uygulanması için, hür ve demokrat, sosyal bir ülke olabilmek için, emperyalistlere karşı meydanlarda sürekli eylemler yapmış olan sol sosyal demokratlar joplanmış, biber gazları, plastik mermiler ve göz yaşartıcı bombaların zulmü ile karşı karşıya kalmışlardı.O gün bu eylemcilerin ismi yeri geldi terörist yeri geldi çapulcu yeri geldi komünist olarak adlandırılmışlardı.

Meşhur, namı değer Altıncı filo İstanbul’a demirlerken gemilerini eylem yapan tepki gösteren de yine bu solculardı. Bu solcular 'Defol Amerika' diyordu. 'Elini eteğini çek ülkemizin üzerinden' diye haykırıyor eylem yapıyorlardı. O günün SSCB ülkesi yani bugünün Rusya Federasyonu da komünist bir ülke idi. O gün Altıncı filoya çiçek atanlar ile Kurtuluş Savaşı'nda İzmir’in Yunan işgalinde Yunan askerlerine çiçek atanlar arasında hiçbir farkın olmadığını biliyoruz. Söz konusu vatansa gerisi teferruat diyen Gazi Mustafa Kemal ülkede milli birlik ve bütünlüğü kardeşliği ve hattı değil, Sattı savunmanın esas lığını milletin yüreğine aşılamıştı.

O gün ekonomik çıkarlardan ziyade vatan, yani namus, şeref, onur, haysiyet, savunması ön plana çıkmıştı. Ülke elden gidiyor. Milli birlik ve bütünlüğe ihtiyacımız var denildiğinde çarıkları ile Çanakkale’de Conk Bayırı'nda, binlerce vatan evladımız, etnik kimliğine bakılmaksızın vatanı için, düşmanlara karşı göğüs göğüse çarpışmış şehit olmuşlardır.

Yılar yılı solcuları komünist, komünistleri de öcü gibi gösterenler iktidar sandalyelerini solculara kaptırmamak için yaptıkları aşikar belliydi. Bu gayri ahlaki ve karalama taktiklerini, din üzerinden, etnik kimlikler üzerinden yapmış olmaları kabul edilebilir değildir. Emperyalistlerle yaptıkları ortaklıkları gün yüzüne çıkınca en iyi solcu görüntüsü çizmeye çalışan guguk kuşu pozisyonuna düşmeleri de bir o kadar ironidir.

Şimdi solcuların yıllardır haykırdığını koltuk sevdalılarının görüp aman duman biz hata yaptık inandık demeleri de ne kadar samimi o da tartışılır değil midir? 15 Temmuz darbe kalkışması ile ülkede milli birlik bütünlüğün hatırlanması ve ciddi önem verilmesi, geç kalmış büyük kayıplara neden olmuş bir sonuç değil midir? Ciddi benlik hırsı ve başkalaştırma anlayışının bu memleketi ne hale soktuğunu gördük. Atatürk ilkelerinden ülkeyi uzaklaştırmak ve Atatürk düşmanlığı yaratarak ülkeyi kaosa sürüklenişini görmezden gelen, megaloman anlayışın, 15 Temmuz'da darbe girişimi ile kendi kendine gelerek, herkese barış, dostluk, milli birlik ve beraberlik mavi bocukları dağıtması ile ülkede birlik ve beraberliğe herkesim katkı koymaya başladı. Peki, bu beraberliğin ve bir olmak birlik olmak isteği neden daha önce yapılmadı da bu darbe ortamı oluştu. Birilerinin tırnakları neden büyütüldü de bu kadar acı günler yaşadık. Binlerce vatandaşımızın şehit olmasının da gerçek sebebi aslında bu kalkışmanın şifrelerinde mi yatıyor. Fetö terör örgütü ile 30-40 yıla varan ilişkilerin duyulan pişmanlıkla son bulması dileği ile ülke artık huzur içinde adalete, özgürlüğe, demokrasiye hukuka uygun insan haklarının önemsendiği ülke olarak yaşamaya başlayacak mı? Ey özgürlük diyen demokrasi diyen, adalet diyen, insan hakları diyen, barış diyen, sevgi diyen, solcuların isteği hayata geçecek mi? Yoksa sadece solculara işleri düştüğünde solculuk şiirleri okunarak tribünlere oynamaya devam mı edilecek? Yoksa sol sosyal demokrasi, eşitlik, özgürlük, adalet, hukuk olduğu ve din düşmanı olunmadığı samimi olarak anlatılacak mı? Hatta daha da ileri peygamber efendimizin Hz. Muhammet (S.A.V) ilk devrimci ve sosyal demokrat kişiliği herkese artık anlatılacak mı? Ülkem solcu oldu. Geç oldu ama olsun. “Bir musibet, bin nasihatten evladır“ Sevgilerimle! Sevgi ülkeme hakim olsun inşallah!