Türkiye’nin Soma sınavı!

Yayın Tarihi 18 Mayıs 2014

Türkiye’de Soma sınavından geçiyoruz.¶

Ya;

Soma kazanacak, emek kazanacak,

İnsan hakları kazanacak,

Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü kazanacak,

Ya da?...

* * *

Soma Türkiye’nin Güneydoğusunda veya doğusunda değil, batısındaki bir ilçemiz. Doğuda olsaydı söylem ve eleştirilere doğunun geri bıraktırılmışlığı da eklenecekti. Oysa Türkiye doğusuyla batısıyla ortak sorunlar yaşıyordu ve çözüm de ortaktı.

Soma’da vahşi kapitalizmin liberal sosuyla uygulanması göçmüş, patlamış ve kapitalizmin iflası tescillenmiştir.

Yıllardır gazetelerde yazdığım, televizyon programlarında söylediğim gerçek gündem ile yüz yüze geldiğimiz yerdir Soma. Yıllardır suni gündemlerle, magazinle uyutulan, oyalanan Türkiye kendi gerçek gündemiyle çok acı ve çarpıcı bir şekilde karşılaştı. Gerçek bir kez daha gücünü, öğreticiliğini gösterdi.

* * *

Basit bir trafik kazasında dahi yapılan, delil karartmasının, delil değiştirilmesinin önüne geçmeyi önleyici tedbirler Soma’da kömür madeni ocağındaki patlama, yangın, duman, ölüm, acı üzerine alınmadı. Derhal Delil Karartması önüne geçilmelidir.

Yine ölümlü trafik kazasında dahi uygulanan tedbir mahiyetli tutuklama yüzlerce işçinin en basitinden tedbirsizlik, ihmalle ölümü halinde sayılsa dahi Soma’da uygulanmadı. Soma kömür madeninde yasalara göre işveren, işyeri teknik sorumlusu vs. iş kanununa göre, ceza kanununa göre sorumlular neden derhal tutuklanmadılar?

Bilindiği gibi trafik kazalarında tedbirsizlik kusuru ardına sığınılıyordu ve kast olmadığı için suçlular düşük ceza ile yırtıyordu. Ama yeşil ışıkta geçen yayaya araçlara kırmızı ışık yanarken bilerek geçen ve yayayı öldüren sürücü için artık ‘bilinçli taksir’ kavramı ile o ölümü öngörebileceğinden dolayı daha ağır ceza verilmeye başlandı. Trafik kazası örneğinde olduğu gibi maden ocağında da olası kasta-bilinçli taksire göre ve işçi sağlığı ve güvenliğini almayanların ölümleri öngörmesi gerektiğinden tedbiren tutuklanıp delil karartmalarının önüne geçilip, yargılanmaları ve adalet sağlanmalıdır. Benim ve toplumun hukuki vicdani görüşü budur.

* * *

Yıllarca iş müfettişliği yapmış ve halen araştırmacı ve Sosyal Güvenlik Uzmanı olan gazetelerde bu konularda Türkiye’nin en yetkin bilirkişisi olarak görüşlerini açıklayan Ali Tezel’ in söyledikleri araştırılsın ve gereği yapılsın.

Ali Tezel Soma’daki patlayan kömür madeninde Suriyelilerin ucuz işgücü olarak çalıştırıldıklarını, açıklanan sayının çok daha fazla olduğunu, kayıtlı olmayanların madenden çıkarılmayıp madene gömülme ihtimalinin olduğunu söyledi televizyonlarda. Bunlar çok ciddi iddialardır. Derhal önemsenmeli ve hukuksuzlukların önüne geçilmeli, gerçekler örtülmemelidir.

* * *

Türkiye’de kömür madeni ocaklarının ikinci bir karara kadar derhal kapatılmasını önermiştim katıldığım televizyon programında. Bunun imkansız olduğu cevabı verildi yetkililer tarafından.

Bakın benim önerim kabul edilseydi Soma faciasının ardından Zonguldak Kozlu’da bir maden işçisi daha ölmezdi. Bir işçinin ölümü de önemlidir. Sayın bakan Taner Yıldız’ın belirttiği gibi onun kıyametidir bu. Biz bir insanın ölümünü basit görmezsek 300 işçinin ölümünü de basit görmeyiz ve önemser, ölümlerin önlenmesi için gerekli tedbirleri alırız. Bir kişiyi önemsemezsek 300 kişiyi de önemsemeyiz. Bizim vicdanlarımızı nasırlaştıramayacaklar. Bizim duyarlılıklarımızı, değerlerimizi söndüremeyecekler. Türkiye’nin Soma sınavına aynı zamanda Dünya da katılıyor. Dünya emek dayanışması Soma sınavı veriyor. Yardım kampanyaları sömürüye dönüşmemeli. Yerine ulaşmalıdır. Gerçek hak sahiplerine aracısız doğrudan verilmelidir. Ya Soma sınavından geçeceğiz, insanlık kazanacak….

* * *

Ya da?!

Ya da’sı yok! Ötesi yok!

Soma kazanacak, emek kazanacak,

İnsan hakları kazanacak,

Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü kazanacak!

Gerçek kazanacak!