Türkİye’de gerçekleştirilen yenilik faaliyetleri

Yayın Tarihi 21 Nisan 2021

Yenilik istatistikleri girişimlerin yürüttükleri yenilik faaliyetlerinin yanı sıra bu faaliyetler için kullanılan bilgi kaynakları, işbirliği, maliyetler vb. Konularda iki yılda bir üç yıllık dönemler için derlenmektedir .

Ürün ve süreç yeniliğinin farklı unsurlar tarafından yönetildiği ve farklı stratejik değerlere sahip olduğu inancından dolayı işletmede farklı düzeylerde gerçekleştirildikleri savunulmaktadır. Başka bir yönden ürün ve süreç yeniliğinin birbirini tamamlayan faaliyetler olduğu literatürde yaygın bir şekilde kabul edilmektedir .

Teknolojik açıdan bakıldığında teknolojik inovasyon rekabet gücünü arttırmak ve rekabet üstünlüğü sağlamak için önemli bir başarı etkeni olarak görülse de, tüm KOBİ’ler başarılı şekilde inovasyon yapabilme kapasitelerini etkin olarak kullanmakta zorlanmaktadırlar.
Bunun sebebi genellikle Ar-Ge’yi, yeni bir ürünün ya da hizmetin gelişimi ve pazarlama maliyetini destekleyecek mali gücü sağlamadaki başarısızlıktır .

üç yıllık dönemde bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri gerçekleştiren, bilgi ve iletişim, reklamcılık ve piyasa araştırması alanında bulunan işletmeler en çok yenilikçi girişimlerde bulunan işletmeler olarak gözlenmektedir. Fakat bu dönemde yapılan girişimleri sonuçsuz kalan işletmeler ise yine yenilikçi girişim yoğunluğu en fazla olan bu üç alandaki işletmelerdir. İmalat sanayi ise yenilikçi girişim faaliyetleri gerçekleştirme konusunda dördüncü sırada yer almaktadır. Su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri ise en düşük yenilikçi girişim oranına sahiptir.

KOBİ’ler son derece önemli bir istihdam kaynağı olma özelliğine sahip olmalarına rağmen işletme seviyesinde, teşvik bakımından ve finans sağlama ile ilgili önemli engellerle karşı karşıyadırlar. Bununla birlikte KOBİ’lerin birçoğu da kayıt dışı hareket etmektedir. “Kayıt dışı faaliyet gösteren KOBİ’lerin, devlet teşvikleri ve sosyo-ekonomik altyapı ile desteklenebilmelerini sağlamak amacıyla, kayıtlı ekonomiye dâhil edilmeleri ekonomik kalkınmanın başlıca faaliyeti olarak görülmelidir.”

“Bir ülkede işletme sermayesi veya ürün geliştirmeyi destekleyen finansman kaynaklarına erişimde engeller varsa, yöneticilerin performanslarını uluslararası rakiplerinin düzeyine yükseltecek veya yeni teknolojilerde uzmanlaşabilecek yeni işgücü yaratmaya yönelik eğitim kaynakları yetersizse, Ar-Ge'yi desteklemek ve inovasyon üretimini artırmak için yapılan yatırımlar düşükse, o ülkede dinamik ve rekabetçi bir KOBİ altyapısı oluşturmak üzere gelecekten ümitli olmak pek de mümkün değildir.” Çünkü KOBİ’ler her ülke için ekonomik anlamda sağlayacakları katkılar o ülkedeki sayılarına göre farklılık göstermektedir. Türkiye’de bu oran çok yüksektir ve KOBİ’ler son derece önemli bir istihdam kaynağı olma özelliği taşıdıkları göz ardı edilmemelidir. Buna rağmen Türkiye’de hem işletme seviyesinde (yönetim yeteneklerinin artırılması, insan kaynağı ve eğitim alanlarında yatırımlara öncelik vermeleri, yenilikçi yetkinlik, Ar-Ge ve teknolojik faaliyetler ve diğerleri olmak üzere), hem de teşvik ve destek mekanizması ile ilgili önemli engellerle karşı karşıyadırlar.

iş süreçlerinin ve yatırımlarının finansmanının güçlendirilmesi, teknolojik altyapılarının ve kapasitelerinin arttırılması gerekmektedir. Bunun için de TÜBİTAK, Teknoloji Geliştirme Merkezleri, KOSGEB(Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'dır), ABİGEM(Avrupa Birliği Türkiye İş Geliştirme Merkezi Ağı), TOBB(Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), TOSYÖV(Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı) gibi kurum ve kuruluşlar, üniversite destekleri ve üniversite-sanayi anlaşmaları oluşturularak elde edilecek etkileşimli ağ ile inovatif faaliyetlerin sayısı ve etkinliği arttırılabilir.